1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

10.01.2007 - Alman basınından özetler...

Bugünkü basın özetlerinin konuları enerji politikası, Amerikan hava kuvvetlerinin Somali’deki bazı hedefleri vurması ve Venezuela’daki devletleştirme operasyonu.

Rusya ile Belarus arasında enerji tedariki konusunda patlak veren gerilim, hem Alman Başbakanı Angela Merkel’in Rusya’yı eleştirmesine yolaçtı hem de ülkede tekrar nükleer enerji kullanımını tartışmaya açtı. Die Welt gazetesi, Merkel’in Almanya’da geçtiğimiz yıllarda alınan nükleer santralların kapatılması kararını yeniden gözden geçirme düşüncesini sevinçle karşıladı ve şunları yazdı: “Atom karşıtı tavrın artık neredeyse dinsel bir tabu halini alması kötü bir işaret. Biraz gerçekçilik ve yeni düşüncelere yönelik merak kesinlikle zarar vermez.”

Berliner Zeitung ise yeni nükleer santrallar kurulmasını talep etmenin hatalı olacağı düşüncesini savunuyor: “Yeni nükleer santralların inşasını artık siyasi olarak kabul ettirmek olanaklı değil. Şimdi nükleer enerjinin yeniden doğmasını yüksek sesle savunanların bunu dikkate alması lazım. Ama bu, Almanya’nın bazı siyasi seçeneklerden vazgeçmesi anlamına da gelmiyor.”

Artık Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, haketmediği halde, “tertemiz bir demokrat” olarak övüldüğü günlerin geride kalmasına sevinen Handelsblatt gazetesi ise şu görüşü ileri sürüyor: “Merkel’in, Moskova’nın haber vermeden petrol vanasını kapatmasını eleştirmesi daha doğru. Çünkü kimse, ne komşusuna ne de Avrupa Birliği’ne, son petrol kavgasında Beyaz Rusya’ya davranıldığı gibi davranamaz.”

Frankfurter Allgemeine gazetesi ise bugünkü yorumunda Amerika Birleşik Devletleri’nin Somali’de bazı hedefleri vurmasını ele alıyor: “Somali’den gelen terör tehlikesinin çok büyük olduğu değerlendirmesini sadece Amerikalılar yapmıyor. Etyopya bir yana, aralarında Kenya ve kendisi de El Kaide’yle mücadele etmek zorunda kalan Yemen hükümeti gibi Somali’nin komşuları da durumu böyle görüyor.”

Hiç de sürpriz olmayan bu saldırıların başarı sağlamayacağını yazan Financial Times Deutschland ise, “Somali’deki saldırılarda, Kenya ve Tanzanya’daki ağır bombalı saldırılara adı karışan El Kaide liderleri öldürülmüş olabilir. Ama bu İslamcı aşırıları en fazla biraz zayıflatır” diye yazıyor.

Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez’in bugün başlayacak yeni iktidar döneminin sosyalist birlik partisi, devletleştirme ve medyadan merkez bankasına kadar her alana siyasi müdaheleyi de içeren bir petrodolar sosyalizmi olacağını öne süren Financial Times Deutschland gazetesi “Deneyimler, hediye edilen zenginliklerin bile saçılıp savrulabileceğini öğretiyor. Venezuelalılar için ise bu bir felaket” ifadesini kullanıyor.

Sol eğilimli Tageszeitung gazetesi ise bu görüşe katılmıyor: “Sevimli devrim’in lideri Hugo Chavez bir despotlaşacak mı? İş daha karışık. Parlamenter süreç çok zahmetli olduğunda eski asker kuşkusuz kararnamelere eğilim gösteriyor. Fakat neoliberal 90’lı yılların özelleştirmelerinin geri alınması ve 70’li yıllardan beri varolan ve petrol sektöründe devletin ağırlığının olmasını öngören yasanın uygulanması için Chavez’e sağlam bir demokratik görev verildi.”

  • Tarih 10.01.2007
  • Hazırlayan Derleyen: Cem Sey
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Abjl
  • Tarih 10.01.2007
  • Hazırlayan Derleyen: Cem Sey
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Abjl