1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

09.12.2011 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman gazetelerinin ağırlık verdiği konuların başında, Brüksel’deki Avrupa Birliği Zirvesi ve Rusya’da Başbakan Vladimir Putin'in seçim sonuçlarını protesto gösterilerinden ABD'yi sorumlu tutması geliyor.

default

Euro borç krizine çözüm bulunması için Brüksel’de yapılan Avrupa Birliği Zirvesi’nde 27 üye ülkeden 23’ü uzlaşma sağladı. Buna göre AB antlaşmalarında değişiklik yapmak yerine yeni bir antlaşma hazırlanacak. Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin öncülük ettiği girişime başta İngiltere ve Macaristan karşı çıktı. Mannheimer Morgen zirveyi şöyle yorumluyor:

“Merkel Demir Lady'yi oynuyor, çünkü bu rol konusunda hiç kuşkusuz kendi ülkesindeki insanların da onayını, desteğini alıyor. Ancak Merkel bir noktayı unutmamalı: Avrupa’da hiçbir ülke Almanya kadar komşularının dostluğuna muhtaç değil. Haklı olmak, inatçı bir biçimde daima haklı olduğunu savunmaya dönüşmemeli. Çünkü ulusal bencillikler ülkeleri er ya da geç izolasyona götürür. Almanya’nın eski başbakanlarından Helmut Schmidt, krizlerin çözümünde mantığın yanı sıra "şefkatli bir kalbin" de gerekli olduğunu söylemiş, bunun göz önünde bulundurulmasını istemişti. Ancak soğuk hesaplar yapan Başbakan Merkel bundan yoksun.”

Hannover’de yayımlanan Neue Presse ise konuyla ilgili yorumunda, İngiltere'nin, Fransa ve Almanya’nın antlaşmalarda değişiklik yapılması talebine şiddetle karşı çıkmasını ele alıyor:

“İngilizler malî egemenliğini korumak isteyen tek ülke değil. Sadece bunu en yüksek sesle dile getiren ülke, onlar. Güçlü İngiliz finans sektörü açısından anlaşılır bir pozisyonu temsil ediyorlar. Euro ülkeleri ile Euro’nun yürürlükte olmadığı ülkelerin çok net bir biçimde birbirinden ayrılması işte bu nedenle artık durdurulamaz. Bu, ortak Avrupa projesi için bir gerileme anlamına gelebilir, ancak aynı zamanda projenin gelecek için çok daha doğru bir temele oturtulması demek.”

Bugünkü gazetelerin yer verdiği bir başka önemli konu ise Rusya’da parlamento seçim sonuçlarını protesto gösterilerinin ardından Başbakan Vladimir Putin’in, gösterilerin arkasında ABD’nin olduğu suçlamasını dile getirmesi. Berliner Zeitung, Putin’in partisinin yüzde 15’lik oy kaybına rağmen seçimlerden birinci parti olarak çıktığını hatırlatıyor ve şu satırlara yer veriyor:

“Başbakan Putin seçimlerdeki yenilgisinin ardından şu iki hükme vardı: Birincisi, kendisinin suçu olmadığı, ikincisi ise olup bitenlerden ABD’nin sorumlu olduğu. Güdümlü demokrasinin dümeninde bulunan Putin, yönünü kaybetti ve istihbaratçıların temel öğretisini hatırladı: Ülke içindeki düşman dışarıdan yönetiliyor, yönlendiriliyor.”

Badische Zeitung ise aynı konuyla ilgili yorumunda Rusya ile Arap Baharı arasında benzerlik kuruyor:

“Geçmişte de iktidardaki bazı politikacılar böylesine komplo teorileriyle kendi sebep oldukları sorunları başkalarının üzerine atmayı denedi. Halkın yatışması umuduyla yaptılar bunu. Kuzey Afrika ve Ortadoğu'daki diktatörler de Arap Baharı protestolarından arkasında olduklarını iddia ettikleri Amerikalıları suçlamıştı."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topçu

Editör: Ercan Coşkun

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız