1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

09.09.2010 - Alman basınından özetler

Hz. Muhammed karikatürleriyle tepkiye yol açan Danimarkalı karikatüriste medya ödülü verilmesi, ABD’de bir papazın Kur’an-ı Kerim’i yakma planı ve Alman hükümetinin uyum programı, bugün basında öne çıkan yorum konuları.

default

Weser-Kurier gazetesi, 2005 yılında çizdiği karikatürler ile İslam dünyasında protestolara yol açan Danimarkalı karikatürist Kurt Westergaard’a, Alman M 100 Medya Ödülü ödül verilmesini şu ifadelerle değerlendiriyor:

"Westergaard kimseyi kökeni ya da dini nedeniyle aşağılamadı. Tehdit de etmedi. Bir temel haktan yararlandı, temel hakkı kötüye kullanmadı. Başbakan Merkel’in karikatüristin onurlandırıldığı törene katılması Joachim Gauck’un da konuşma yapması açık ve orantılı bir mesaj niteliği taşıyor. Bu mesaj düşünce özgürlüğünün bir hak olduğu ve hiçbir şekilde pazarlık konusu yapılamayacağı anlamına geliyor.”

Amerika'da bir rahibin 11 Eylül'ün yıldönümünde bir papazın, radikal Müslümanları protesto etmek istediğini iddia ederek Kur'an-ı Kerim'i yakmak istemesi Ostsee Zeitung gazetesindeki yorumda şu ifadelerle irdeleniyor:

“Antik çağda da kitaplar yakılırdı ve bu her zaman barbarca bir eylemdi. 10 Mayıs 1933'ten bu yana kitap yakmak insanları yok etmenin ilanı olarak algılanıyor. Floridalı Terry Jones da bunu gayet iyi biliyor ve bu tabuyu kullanıyor. Nefreti, artık özel bir mesele olmaktan çıktı. Dünya barışı adına bu köktendicileri artık yalnızlaştırmalı ve yok saymalıyız. Oysa internet çağında artık bu pek mümkün değil. Bu deli, adeta bütün dünyayı rehin aldı.”

Märkische Oderzeitung gazetesi de Amerikalı rahibi sert bir dille eleştiriyor:

“Florida'daki rahibin vermek istediği köktendinci mesajın demokrasi ve insan haklarıyla hiç alakası yok. O bunları kültürlerarası bir savaş için kullanıyor. Hem Batı'daki hem de İslam dünyasındaki köktendincilerin dizginlenmesi gerekiyor. Ne yazık ki bunların sayısı, barış içinde birlikte yaşamamızı tehlikeye atacak kadar çok."

Neue Osnabrücker Zeitung gazetesi ise Federal Alman Hükümeti'nin uyum politikalarını sertleştirmeyi öngören yeni uyum programını “yenilik yok” görüşüne yer verdiği bir yorumla sayfalarına taşıyor:

“Hükümet her ne kadar kalın ama içeriksel olarak zayıf bir raporu kabul etmiş olsa da bu önemli bir idrake dayanıyor. Hükümet ‘evet uyum sorunlarımız var ve bunlar ciddi' diyor. Yedi göçmenden biri Almancaya hâkim değil ya da çok kötü Almanca biliyor. Sekiz göçmenden biri uyum sağlamak istemiyor. Siyasete verilebilecek ana mesaj ise şöyle: Sorunlar artık kâğıt yığınlarıyla çözülemiyor."

Neues Deutschland gazetesi ise Alman Hükümeti'nin uyum programını şu ifadelerle değerlendiriyor:

"Almanya'da belli bir eğitim düzeyine erişmede sosyal köken büyük önem taşıyor. Şimdi bu modelin daha iyi bir uyum için kullanılacak olması pek iyi bir haber değil. Uyum tartışmaları sürerken Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü Almanya'nın her yıl 500 bin göçmen alması gerektiğini getirdi. Gayet tabi ki enstitü Burkina Faso'nun yoksul köylülerini kastetmiyor. Almanya'nın gelişmesine katkı sağlayabilecek Hintli bilgisayar mühendislerini kastediyor.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Değer Akal

Editör: Ahmet Günaltay