1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

09.06.2010 - Avrupa basınından özetler

Avrupa basını bugün de İsrail ile Türkiye arasında yaşanan krizin etkilerini değerlendiriyor. İran’ın nükleer programına ilişkin BM’de yapılacak oylama da Avrupa gazetelerinde dikkat çeken bir diğer konu.

default

Almanya'nın önde gelen gazetelerinden Süddeutsche Zeitung'da Türkiye ile İsrail arasındaki krize ilişkin dikkat çekici bir yorum yer alıyor. Yorumda, yardım gemilerine düzenlenen operasyon konusunda İsrail yönetiminin bağımsız bir soruşturma açılmasına yanaşmaması eleştiriliyor. Yapılacak iç soruşturmanın İsrail'in güvenirliliğini kazanmasına yetmeyeceğine işaret eden yorum şöyle devam ediyor:

“İsrail hükümeti, Kudüs ile Ankara arasındaki uçurumu kapatmak için kalan son fırsatlara karşı sert tutumunu sürdürüyor. İlişkilerin normalleşmesi için Türkiye'nin öne sürdüğü koşul, İsrail'in uluslararası bir soruşturmaya onay vermesi. Türkiye, Türk vatandaşlarının öldüğü bu askeri operasyonla ilgili böyle bir talepte bulunmakta haklı. Türkiye, İsrail'in Ortadoğu'da az sayıda bulunan dostlarından biri. Esas itibariyle, müttefiklerini kaybeden İsrail, bölgede başarılı olamaz. Bu nedenle bir araştırma komisyonu kurulması konusunda son söz henüz söylenmemiş olabilir.”

İspanyol gazetesi El Pais'te ise Türkiye'nin dış politikadaki rolü sorgulanıyor. Türkiye – Avrupa Birliği ilişkilerine değinerek Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni rotası El Pais'te şöyle değerlendiriliyor:

“Eğer Türkiye Avrupa hayalleri konusunda kandırılmasaydı, yaptığı U-dönüşün boyutları böyle olmazdı. Toplumsal görüşlerin giderek daha fazla ağırlık kazanmaya başlaması ve yeniden dirilen Müslüman elitlerin Kemal Atatürk'ün laiklik dogmalarından uzaklaşması, telafisi mümkün olsa da, Avrupa'ya sırt çevrilmesinde önemli rol oynadı. Başbakan Erdoğan Türkiye'ye yeni bir uluslararası rol arayışında Ortadoğu'daki siyasi boşluklardan faydalandı. İki savaşın içinde eli ayağına dolaşan ABD'nin küresel üstünlük iddiasının sınırları da ortaya çıktı. İşte tüm bu faktörler birleşip,Türkiye'deki dönüşü hızlandırdı. Bu dönüşün boyutları ve yol açabileceği sonuçlar ilerde kendini gösterecek."

İsviçre'nin Basel kentinde çıkan Basler Zeitung'da da Türkiye ile ilgili bir yorum var. Yorum şöyle:

“Türkiye, geçmiş yıllardaki ekonomik ve siyasi başarılarından dolayı kendini dev aynasında görüyor olabilir. Önceleri çok saklanan Türkiye şimdi dünya politikasında, içini dolduramayacağı bir rol üstlenmek istiyor. Türkiye'nin İran gibi petrol rezervleri yok, ekonomik gücü Almanya'nın sadece beşte biri kadar ve ekonomisi de birkaç yıl içinde hızla büyümüş olmasına rağmen hala diğer kalkınmaktaki ülkelerin gerisinde. Şu anda gördüğümüz şey, dünya politikasında rolünü arayan ve bir yandan da uçlarda dolaşan bir Türkiye. Ancak Türk politikacılarından ahenkli bir politikaya dönmeleri de beklenebilir. Bu hem AB hem de Türkiye için iyi olur.”

İtalyan gazatesi La Repubblica ise İran krizine değiniyor. BM Güvenlik Konseyi'nde İran'a yaptırım öngören karar tasarasının bugün oylanacağına dikkat çeken yorumda şu satırlar yer alıyor:

“Yaptırım zamanı geldi ve İran yakında şimdiye kadar bunun ne anlama geldiğini anlayacak. BM Güvenlik Konseyi'nde yapılacak oylamadan 24 saat önce sesini daha az yükselten ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Ayetullah'ın dördüncü kez kadının önüne çıkartılması için yeterli oyun sağlanacağından emin görünüyor. BM'deki hesaplaşmanın bugün İran muhalefetinin açıkladığı büyük protesto gösterisinden hemen önce olması bekleniyor. Göstericilerin aklında tutması gereken ise bir yıl önce seçimlerin ardından düzenlenen eylemlerin kanlı şekilde sona erdiği. Ancak bu sefer o zamanlar yaşananların aksine Batı en azından sadece yumruğunu havaya kaldırmayı denemeli.”


© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Hülya Köylü

Editör: Ahmet Günaltay