1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

09.04.2009 - Avrupa basınından özetler

9 Nisan 2009 tarihli Avrupa gazetelerinde ABD ve Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki ilişkiler ele alınıyor. ABD Başkanı Obama’nın Küba ile yakınlaşma arayışı için düğmeye basması ele alınan bir başka konu...

default

Avrupa gazetelerinden derlediğimiz basın özetlerine İspanyol gazetesi El Pais’in yorumuyla başlıyoruz. Yorumda, ABD ve Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki ilişkiler ele alınıyor:

“Avrupa ile Asya arasında köprü vazifesi görmesi bakımından Türkiye ABD’nin önemli bir müttefiki sayılır. Türkiye, Orta Doğu ve Kafkasya’daki nüfuzunun yanı sıra İslam ülkeleriyle Washington arasındaki anlaşmazlıklarda da Beyaz Saray’ın tercih ettiği bir muhatap konumuna sahip. Türkiye, ABD’nin başaramadığı temasları kurabiliyor. Ancak Türkiye Amerikan aleyhtarlığının en yaygın olduğu ülkeler arasında da yer alıyor. ABD'nin Türkiye'den önemli beklentileri var. Karşılığında da Başkan Barack Obama’nın 1915 olaylarını Ermeni soykırımı olarak tanımlamaktan kaçınacağı tahmin ediliyor. Brüksel ile Ankara arasındaki mesafenin bariz bir şekilde açılmaya başlamasına rağmen Başkan Obama AB’nden ısrarla Türkiye’nin üyeliğe kabul edilmesini istiyor. Türkiye’deki demokratik reform çalışmalarının yavaşlaması, zaman kazanmaya çalışan Fransa ve Almanya’nın işine yarıyor.”

ABD Başkanı Obama’nın Küba ile yakınlaşma arayışı için düğmeye basmasını ise sol liberal İngiliz gazetesi The Independent yorumluyor:

“Küba asıllı Amerikalılara uygulanan Küba’ya gitme yasağının yakında kalkacağı anlaşılıyor. Küba’ya para havale etme yasağının da. Obama seçim kampanyası sırasında söz vermişti. Bu, Raul Castro’nun bir yıl kadar önce görevi ağabeyinden devralmasını izleyen ticari yumuşamaya geç verilmiş bir karşılıktır. İlişkiler ancak, Amerikan ticaret ambargosunun tamamen kalkmasıyla normale dönebilir. Bu tartışmalı konuda Kongre’nin onayını vermesi gerekiyor. İki tarafın da iyi niyet göstermesi durumunda Soğuk Savaş’ın en inatçı anlaşmazlıklarından biri daha tarihe karışabilir.”

Der Standard adlı Avusturya gazetesi ise NATO ile Rusya arasındaki işbirliği arayışını konu alan bir yorum yayınlamış. Gazete, ilişkilerin çağa uydurulmasında geç kalındığı görüşünü savunuyor:

“Hepimizin arzusu NATO ile Rusya arasında pürüzsüz işbirliğinin sağlanmasıdır ve bu Rusya olmadan başarılamaz. Avrupa’nın bütünleşmiş, sağlam ve bölünmez bir güvenlik sistemine ihtiyacı var. Mevcut ilişkileri bir yana bırakıp her şeye sıfırdan başlayalım, demiyoruz. Kurumlaşmayı muhafaza edip, işleyişi düzeltmeliyiz. Rusya’nın önerdiği bütün Avrupa’yı kapsayan güvenlik antlaşması başarının anahtarı olabilir.”

Nepszabadsag adlı Macar gazetesinden aktaracağımız yorum ise Moldova’daki huzursuzlukları konu alıyor:

“Komünist Parti, Moldova benliğini benimseyen ve toplumun bütün katmanlarına hitap edebilen tek parti olduğu için seçimleri kazanıyor. Moldovalıların çoğunluğu Romence konuşsa da Rumen olmak istemiyor ve gözlerini Moskova’ya çeviriyor. Salı günkü kalkışmanın Romanya’nın marifeti olduğunu düşünenler yanılıyor. Olaylara karışan Moldovalı gençler Avrupalı olmak istiyor ve bunun en kestirme yolunun, AB üyesi Romanya ile birleşmekten geçtiğini düşünüyor.”

Fransız gazetelerinden Liberation'un Cezayir seçimlerini konu alan yorumuyla basın özetlerine son veriyoruz:

“Yolsuzluk, devletin aşırı otoriterliği milliyetçi sloganlar, İslamcılarla varılan gizli uzlaşmalar ve hürriyet alerjisi: Devlet Başkanı Buteflika’nın önceden programlandığı şekilde yeniden seçilmesi Garcia Marquez’in, ölüm döşeğindeki diktatörün seçim kazandığı romanını hatırlatıyor. Cezayir’deki rejim İslamcıların ayaklanmasını kanla bastırdı, İslamcı diktatörlüğü önlemek için de dünyevi dikta rejimini ayakta tutmaya çalışıyor. Bundan ötürü de bütün Fransız hükümetleri tarafından fiilen ve gizlilik içinde destekleniyor.”

Derleyen: Ahmet Günaltay

Editör: Murat Çelikkafa