1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

09.04.2009 - Alman basınından özetler

9 Nisan 2009 Perşembe gününün basın özetlerinde, Amerika Birleşik Devletleri’nin Küba ile temasları, Alman otomotiv sanayi ve küresel krize dair haber, yorum ve değerlendirmeler öne çıkıyor.

default

Alman gazetelerinden derlediğimiz basın özetlerine Süddeutsche Zeitung gazetesinin, Amerikan Kongre heyetinin Küba'ya yaptığı ziyareti konu alan yorumuyla başlıyoruz:

“Amerikan Kongresi’nin üyeleri Fidel ve Raul Castro ile buluşup, Küba’dan ısrarla ezeli düşmanı ABD ile diyalog başlatmasını istiyorlar. Kısa süre öncesine kadar böyle bir randevu tasavvur bile edilemezdi. Barack Obama, ABD’nin 47 yıldır komünist rejime uyguladığı ablukayı sona erdirmekte kararlı görünüyor. Washington yönetimi muhtemelen pek yakında Amerikan vatandaşlarının Küba’ya turistik seyahat yapmasına izin verecek. Turist istilası Küba devrimi açısından, CIA'nin başarısız çıkarma girişiminden daha tehlikeli olabilir. Yaşlı lider Castro devrim sürecinin tamamlandığını nihayet idrak etmeli. Fidel Castro Küba halkını yeteri kadar onurlandırdı ve ada devletine, aşağılanma hissinden kurtulamayan Latin Amerika ülkeleri nezdinde itibar kazandırdı. ABD ve Avrupa bu faktörü küçümsememeli. Obama’nın uzattığı zeytin dalı Castro'lar için yeni bir onur vesilesi olabilir. İçteki ablukayı sona erdirmekle, ikinci Küba devrimini başarma fırsatını elde edebilirler.”

Neue Osnabrücker Zeitung gazetesinden aktaracağımız yorumun konusu ise, Almanya’da uygulanan ve yenisini almak şartıyla eski otomobilini hurdaya çıkaranlara ödenen 2 bin 500 Euro’luk primin otomotivcilik branşı üzerindeki etkileri:

“Eski arabası olan yaşadı! Yaşlı arabasını hurdalığa götürenleri devlet yüksek primle ödüllendiriyor. Gönül herkesin bu piyangodan nasibini almasını isterdi. Ama hurda priminin piyango biletinden farkı, bu ayrıcalıktan yararlanamayanların canının sonunda epey yanacağı... Prime harcanan milyarlar bütün vergi mükelleflerinin cebinden çıkıyor. Kimse komşusunun yeni otomobilini finanse etmek istemez. Belediyeler de bu uygulamadan esinlenerek okullardaki eski kara tahtalarla bilgisayarların hurda primiyle yenilenmesini önermişti. Bu tür sübvansiyon senaryoları saymakla bitmez. Tabii kaynak bulmak şartıyla. Ama kaynaklar maalesef kurudu.”

Alman otomotivciliğinin yıldızı Daimler'in de ekonomik kriz nedeniyle kapasite ve istihdam indirimine gidileceğini açıklaması Stuttgarter Zeitung gazetesinde şöyle yorumlanıyor:

“Yönetim kurulu başkanı Zetsche’nin hissedarlar toplantısında yaptığı özeleştiri şirket politikasındaki daha büyük hataları perdelememeli. Daimler uzun yıllar çevre dostu otomobilleri ihmal etti. Şirketi dünya kuruluşu yapmak isteyen eski yönetim kurulu başkanı Schremp’in neden olduğu hataları düzeltmekten geleceğin otomobiline zaman ayrılamadı. Yeni yönetim kurul başkanı da modern otomobilcilik anlayışını benimsemekte gecikti. Bu açığı kapatmak için gerekli milyarlarca Euro’luk yatırım, satışların düşmesi nedeniyle Daimler’i daha ağır bir krize sürükleyebilir.”

Münchner Merkur gazetesi, küresel krizin atlatılmasından sonra eskiye dönüleceğini sananların yanılgı içinde olduğunu ve Alman sanayinin yeni ve otomotivden daha dayanaklı bir motora ihtiyacı olduğunu yazıyor. Basın özetlerine Süddeutsche Zeitung gazetesinin ihracatı konu alan yorumuyla son veriyoruz:

“Ekim ayından beri ihracatı yüksek oranlarda düşen Almanya, Şubat’ta ihracatın bir önceki aya göre sadece binde yedi oranında gerilemiş olmasına bile seviniyor. Almanya, dünyanın ihracata en bağımlı ülkeleri arasında yer alıyor. Milli gelirinin yarısını yurt dışına yaptığı satışlara borçlu… Bu bakımdan küresel kriz Almanya’yı bilhassa etkiliyor. Ticari ortaklarının durumu düzelmeden ihracat cephesinden iyi haberler gelmeyecektir. Küresel kriz yüzünden daha pek çok tatsız sürprizle karşılaşacağız.”

Derleyen: Ahmet Günaltay

Editör: Meltem Karagöz