1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

09.03.2010 - Alman basınından özetler

Yatılı okullardaki cinsel istismar skandalı, Nijerya’da Müslümanlar ile Hrıstiyanlar arasındaki çatışmalar ve Avrupa’da IMF benzeri bir yapının oluşturulmasına ilişkin tartışmalar, Alman basınında öne çıkan konular.

default

Cinsel istismar skandalı ilk olarak Almanya'nın önde gelen liselerinden Berlin Canisius’ta ortaya çıkmıştı.

Die Welt gazetesi okurlarına, Almanya'da dinî okullardan sonra ülkenin önde gelen yatılı okullarında yaşanan cinsel istismar skandalıyla ilgili şu yorumu aktarıyor:

“Asıl sarsıcı gerçek, bu okullarda yaşanan istismarın uzun süredir bilinmesine rağmen ilgili makamların harekete geçmemiş olması. Ayrıca yatılı okullarda yıllarca çocukların cinsel istismara uğramasına karşın ailelerin bundan habersiz olmaları şaşırtıyor. Çocukların aileleriyle hiç ya da çok az mı iletişimleri vardı? Acaba ailelerin mi çocuklarına hiç ilgisi yoktu? Aslında tüm bunlar doğru iletişimin önemini ortaya koyuyor. Çünkü eğer, çok da küçük olmayan bu çocuklar cesaret edip yaşadıklarını ailelerine anlatabilselerdi birçok benzer olayın yaşanması önlenebilirdi. Asıl sorumluların pedagojik açıdan işledikleri suç, onlara emanet edilen çocukları özgüvenli değil, boyun eğen bireyler olarak yetiştirmiş olmalarıdır.”

Önemli siyasi gazetelerden Süddeutsche Zeitung yorum sütununda “Nijerya'nın trajedisi” başlığıyla ülkede Müslümanlar ile Hrıstiyanlar arasındaki çatışmalara yer veriyor:

“Haftasonunda çoğu kadın ve çocuk 500 Hristiyan, Müslümanlar tarafından öldürüldü. Birkaç hafta önce de 300 Müslüman, Hristiyanlar tarafından öldürülmüştü. Bu durum önümüzdeki yıl yapılacak seçimlere kadar değişmeyecek. Zira tüm partiler ve bölgelerinde gücü ellerinde bulunduranlar her yola başvurarak hâkimiyetlerini güvence altına almak istiyor. Bu Batı Afrika ülkesinin asıl büyük trajedisi, tüm bunların, 1999 yılında sona eren askeri diktatörlük dönemi sonrasında yaşanıyor olması. Demokratik yönetime dönüş güvenlik temin etmedi. Aksine 10 bini aşkın insanın ölümüne yol açan bir iç savaşı tetikledi.”

Stuttgarter Zeitung ise Nijerya'daki katliamların kaynağını ülkede oluşan güç boşluğuna dayandırıyor ve şu görüşü aktarıyor:

“Sorumlular hesap vermek zorunda. Şayet ülkede istikrar sağlanamazsa bunun tüm bölgeyi etkileyecek olumsuz sonuçları olacaktır. Ama anlaşılan o ki dünya dikkatlerini Nijerya'ya ancak ülkenin tekrar diktatörlükle yönetilmeye başlanması ya da artan petrol fiyatları ile iyice kendi kendini yok etmesi halinde çevirecek.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi Federal Alman Maliye Bakanı Wolfgang Schäuble tarafından, Yunanistan'daki borç krizi ve bu krizden etkilenen Euro Bölgesi için çözüm arayışı çerçevesinde gündeme getirilen Avrupa Para Fonu önerisini şu sözlerle değerlendiriyor:

“Schäuble, daha şimdiden söz konusu fonun ana finansörlüğünü Almanya'nın üstleneceğini söyledi; bu hayli rahatsızlık uyandırdı. Anlaşılan o ki bakan Berlin hükümeti, Euro Bölgesi'nin genel finansörü olmadığını kanıtlamak için yoğun çaba gösterdiği izlenimini silmek istiyor. Böyle bir fonun Avrupa Merkez Bankası'nın bağımsızlığına nasıl etkide bulunacağı da onu hiç ilgilendirmiyor. Fonun ona yüklenen beklentileri yerine getiremeyeceği yönündeki en temel kaygıyı bile göz ardı ediyor. Hiçbir Avrupa Birliği kurumu, en ciddi durumda bile üyesine yaptırım uygulayamaz. Ayrıca fondan para alabileceğini bilen bir ülke kurallara daha az uyacaktır.”

Düsseldorf merkezli Rheinische Post gazetesinde yer alan yorumdaysa, Avrupa Birliği için IMF benzeri bir kurum oluşturulması düşüncesinde “hatalı bazı noktalar” olduğuna dikkat çekiliyor:

“IMF, bir ülkenin dövize ihtiyacı olduğunda, dış borçlarını ödemekte güçlük çektiğinde devreye giriyor. Oysa bir para birliğinde döviz gereksizdir. Zaten Euro ortak para birimidir. Yunanistan bu amaç doğrultusunda yükümlülükler altına girmiştir. Hatta Avrupa Merkez Bankası'nda söz hakkına sahiptir. Avrupa'nın güneyindeki bu ülke için tek bir çare vardır: Tasarruf etmek zorunda.”

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Değer Akal

Editör: Murat Çelikkafa

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız