1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

09.03.2006 - Alman basınından özetler...

İran’ın tartışmalı nükleer programının BM Güvenlik Konseyi’ne havale edilmesi, bugünkü Alman gazetelerinde geniş bir şekilde değerlendiriliyor. Thüringische Landeszeitung, topun Konsey’in beş daimi üyesine atılmasıyla yeni bir dönemece giren anlaşmazlıkla ilgili olarak şu yorumu dile getiriyor:

“Günün en önemli cümlesi Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Muhammed El Baradey’den geldi: ’İran ile devam eden nükleer anlaşmazlıkta sükuneti elden bırakmamak lazım.’ Giderek şiddetlenen sözlü tartışmanın, Irak’taki gibi sıcak bir çatışmaya dönmemesi gerektiğini vurgulayan Nobel Barış Ödülü sahibi El Baradey, neden bahsettiğini çok iyi biliyor. ABD, zamanında ajansın denetçilerine, Saddam Hüseyin rejiminin kitle imha silahlarına sahip olduğu yönünde kesin kanıt bulması için gerekli süreyi tanımamış ve sonradan doğru olmadığı ortaya çıkan argümanlar ile bir ittifak oluşturarak Irak’a saldırmıştı. Dönemin Dışişleri Bakanı Colin Powell da bu argümanlar nedeniyle, sonradan utançtan yerin dibine batmıştı.”

Badische Zeitung adlı gazetenin konuyla ilgili yorumunda ise şu satırları okuyoruz:

“İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, dün yine sert söylemlerle kafa tuttu. Nükleer krizin boyutlarının büyümesinde, İran dosyasının Güvenlik Konseyi’ne havale edilmesinden çok, Ahmedinejad’ın bu tavrı rol oynuyor. Şimdi BM’nin en önemli biriminde, Tahran’a baskının arttırılması gerekiyor. Ümit edelim ki, bu Rusya ve Çin’in de katkısıyla gerçekleşsin. Diplomatik çarelerin daha tükenmemiş olması gerek.“

Polonya’da yaklaşık 2,5 ay önce göreve gelen yeni Devlet Başkanı Lech Kaczynski, dün resmi bir ziyaret için Almanya’nın başkenti Berlin’deydi. Ziyaret nedeniyle Almanya-Polonya ilişkilerini mercek altına alan Süddeutsche Zeitung adlı gazetenin yorum sütunundan şu satırları aktarmak istiyoruz:

“Federal hükümet, iki ülke ilişkileri açısından yapılabilecek en akıllı işi yapıyor ve Polonya’ya zaman tanıyor, ki bu süre içinde komşu ülke, daha önce hiç tanışmadığı bir çizgiyle karşı karşıya kalsın ve Kaczyinski ikizlerinin milliyetçi muhafazakar yönetimini tecrübe etsin. Bu kardeşlerin kırsallığının, dünya görüşünden uzaklığının bir benzeri, Avrupa Birliği’nde yok.”

Münchner Merkur ise bugünkü baskısında Almanya-Polonya ilişkileri hakkında şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Merkel, iki ülke arasındaki ilişkilerin yeni bir etapta olduğu kanısında. Ama yolculuk nereye, belirsiz. İki komşu arasındaki ilişkide soğuk rüzgarlar estiği kesin. Savaştan sonra Polonya’dan sürülen Almanlar için Berlin’de bir Sürgünler Merkezi kurulması, Berlin-Moskova ortaklığı ile hayata geçirilmekte olan Baltık denizindeki doğalgaz boru hattı projesi veya AB Anayasası. Polonya Devlet Başkanı’nın ziyareti sırasında, bu problemlerin hiçbirinde çözüme yaklaşılmadı. Bu arada Merkel’in başbakan seçildikten 10 gün sonra Polonya’yı ziyaret etmesine rağmen, Kaczyinski’nin 2,5 ay beklemesi ve ‚Almanya’da Frankfurt Havalimanı’nı tanıyorum, bu da yeterli’ şeklinde konuşarak, ülkesindeki Almanya karşıtı duygulara seslenmesi de, Berlin’e atılmış diplomatik bir tokat niteliğini taşıyor. Ancak AB’nin en büyük mali destekçisine yönelik bu tavrın, Varşova için ne kadar doğru olduğu tabiiki tartışılır.“