1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

09.03.2004 - Alman basınından özetler...

Alman basınında bugün öne çıkan konular, Yunanistan’daki seçimlerin ve Irak’ta imzalanan geçici anayasanın yankıları ile Alman muhalefetinin istihdam piyasına yönelik reform önerileri. Die Welt gazetesi Yunanistan’daki genel seçimlerin sonucunu Türkiye açısından ele alıyor. Gazete ülkenin müstakbel Başbakanı Kostas Karamanlis’in Kıbrıs barış görüşmelerine destek verme ve Türkiye ile kurulan dialogun korunması yönündeki sözlerinin, şaşırtıcı olmadığını belirtiyor. Aynı gazetenin bir başka yorumunda ise Karamanlis’in bu tavrı “pragmatist” olarak niteleniyor.

Financial Times Deutschland gazetesi, Yunanistan’da yeni iktidara gelen muhafazakarları bekleyen işlere değiniyor. Yorum şöyle:

“Muhafazakarların zaferinden sonra Yunanistan içinde ve dışında herkesi ilgilendiren başlıca konu, Olimpiyat Oyunları’nın akıbeti. Bu nedenle Karamanlis acil biçimde şimdiye kadarki hazırlıkların aralıksız süreceği garantisini verme ihtiyacını hissetti. Karamanlis’in Yaz Olimpiyatları için verdiği devam garantisi, ekonomi ve dış politika için de geçerli. Hatta Yeni Demokrasi Partisi’nin, PASOK’un seçim kampanyasında, 'rakiplerinden farklı' olarak öne sürdüğü Kıbrıs politikasını da değiştirmeyeceği anlaşıldı. Yunan halkının seçtiği başka bir hükümet, yoksa farklı bir politika değil. Bunun yanında Yaz Olimpiyatları için hazırlıkların ağır aksak ilerlediği de dikkat çekiyor. Bu durum, yeni hükümetin, selefinden daha iyi olduğunu göstermesi için bir fırsat."

Frankfurter Allgemeine gazetesinin yorumu, Irak’ta Geçici Hükümet Konseyi tarafından kabul edilen geçici anayasa ile ilgili:

“Önümüzdeki aylar, geçici anayasanın gerçekten işleyip işlemediğini gösterecek. Bu da, yeni rejimin, sivil halka yönelik saldırları sona erdirip erdiremeyeceğine bağlı. Irak’taki durum hiç de içacıcı değil. Yaşananlar, Amerikalılar'ın Saddam Hüseyin’i devirdikten sonra başlarına geleceklerden habersiz olduklarına işaret ediyor. Ancak Amerikalılar'ın büyük tartışma yaratan savaşı, bir açıdan işe yaradı. En azından Irak’ta bugün, çoğulcu demokrasi denenebiliyor. İşgal güçleri Irak’tan çekildikten sonra nasıl bir tablo ortaya çıkacak, o da başka bir soru işareti.”

Berlin’de yayımlanan Der Tagesspiegel gazetesi geçici anayasa kabul edilmiş de olsa, Irak’ta Şiiler, Sünniler ve Kürtler arasındaki görüş ayrılığının sürdüğünü vurguluyor. Gazete, başlangıçtaki tüm itirazlara rağmen, ülkedeki tüm gruplardan tavizler koparan anayasa metninin, değişikliğe uğramadan onaylandığını belirtiyor.

Neue Osnabrücker Zeitung’un yorumu ise şöyle:

“Saddam Hüseyin döneminde kimse, demokratik oyun kuralları konusunda tecrübe edinememişti. Ülkedeki tüm etnik ve dini gruplara saygı duymayı, ayrıca kadınların menfaatlerini tanımayı kabullenmek için, öncelikle yeni karar organının zamana ihtiyacı vardı. Bununla beraber eski rejim yanlıları, yol kesici işlevini üstlendiler. Onlar da El Kaide terör ağı gibi, modern, istikrarlı, özgür ve bağımısız bir Irak’ın oluşmasını önlemek istiyorlar. Şu an, bu tür çabaların boşa çıkmasını ummaktan başka yapacak birşey yok. Ülkede Şiiler, Sünniler ve Kürtler arasında oluşan birlik bozulsa da geçici anayasanın Arap dünyası için 'bir ilk' olduğunu unutmamak gerek.”

Almanya’da Hristiyan Birlik Partileri, istihdam piyasası hakkındaki uzun zamandır beklenen reform önerilerini sundular. Öneriler gerek hükümet ve sendikalar gerekse bazı iş çevrelerinin tepkisini çekti. Frankfurter Rundschau gazetesinin yorumu:

“Ücretlerin düşürülmesi, sendikaların etkisinin ve toplu sözleşme ile tanınan güvencelerin azaltılması: Hristiyan Birlik Partileri'nin ekonomik büyüme sıkıntısını aşmak için sunduğu çözüm önerileri, bu üç maddeye indirgenebilir. Aslında bunlar, Başbakan Schröder’in Gündem 2010 reform paketinde, dikkatli biçimde dile getirdiği önerilerin birkaç adım ileri gitmiş hali.

Die Welt gazetesinde ise “Hristiyan Birlik, Cumhurbaşkanlığı adayı belirleme konusunda kendi içinde yaşadığı görüş ayrılığının ardından, bir kez daha, okları üzerine çekmeyi başardı” deniyor.