1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

09.01.2012 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman gazeteleri Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff'un olası halefiyle ilgili yapılan tartışmalar ve Mısır'daki seçim süreciyle ilgili yorumlara yer veriyor.

default

Frankfurter Rundschau gazetesi, Cumhurbaşkanı Christian Wulff'un kredi skandalıyla ilgili olarak haberlerin yayımlanmaması için gazetecilere baskı yaptığının ortaya çıkmasını ele alıyor. Yorum şöyle:

"Christian Wulff kendisini bir savaşın içinde hissediyor. Medyayla, yayımcılarla, genel yayın yönetmenleri, gazeteciler ve dolayısıyla halkla bir savaş içinde. Wulff bu savaşı kaybedecek. Çünkü bu savaşta düşmanı yok. Burada düşman kendisi. Wulff hayatını bizzat kendisi böyle düzenledi, ya da şimdi kendisine bütün bu soruların yöneltilmesi gereken böyle bir düzensizliğe neden oldu. Wulff'un bu sorulara verdiği yanıtlar, olayın açıklığa kavuşturulması bir yana, daha da büyük bir belirsizliğe neden oluyor. En önemli aracı olan, konuşmayı, sözü kötüye kullandı. İşte böyle yaparak kendisini yok etti. Almanya'nın artık bir cumhurbaşkanı yok. Eğer Wulff görevinde kalırsa, o zaman görmezden gelinmek zorunda kalacak. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda (Bellevue) oturacak ve kendisiyle ilgili haberleri muhtemelen bir savaş ortamındaymış gibi algılayacak."

Hannover'de yayımlanan Neue Presse ise aynı konuyla ilgili yorumunda şu satırlara yer veriyor:

"Devletin en üst düzey makamında, arada sırada çarpıcı konuşmalar yapacak, onun dışında anlamsız bir kral gibi dünyayı gezecek akıllı bir adama ihtiyacımız var mı? Kesin olan nokta şu: Kısa süre içinde hiçbir şey iyiye gitmeyecek, tam tersine. Bir süre sonra durum daha da kötüleşecek. Ancak bu saçma sapan telesekretere bırakılan mesaj ve kredi skandalının ortaya çıkmasının diğer tarafında ciddi bir biçimde şunu tartışmamız önemli: 2012 yılında nasıl bir cumhurbaşkanımızın olmasını istiyoruz? Bir oportünist mi, örnek bir şahsiyet mi, yoksa sert bir biçimde uyaran, ikaz eden bir kişi mi? Cumhurbaşkanını nihayetinde biz mi seçeceğiz, yoksa tarihi köklere dayanarak cumhurbaşkanlığı makamının bugüne kadar süregelen şekliyle kalmasına destek mi olacağız? Bu tartışmanın yapılması çok gecikti."

Westfälische Nachrichten ise yorumunda, Sosyal Demokrat Parti Genel Sekreteri Andrea Nahles'in Cumhurbaşkanı Wulff'un istifa etmesi halinde erken seçimlere gidilmesi yönündeki çağrısını değerlendiriyor:

"Nasıl? Erken seçimlere gidilmesi mi? Sosyal Demokrat Parti Genel Sekreteri Andrea Nahles'in bu saldırı girişimi, Cumhurbaşkanı'nın istifasıyla bağlantılı düşünüldüğünde tam da harika bir siyasî tiyatroya uyuyor. Şayet Christian Wulff gidecek olursa, o zaman hükümeti de beraberinde sürükleyip götürmeli. Bu hem saçma, hem de bu makamla ilişkilendirilmesi çok onursuz bir fikir."

Bugünkü Alman gazetelerinin yer verdiği bir başka konu ise Mısır'daki seçim süreci. Berliner Zeitung seçimleri ve ülkedeki siyasî tabloyu şöyle değerlendiriyor:

"Müslüman Kardeşler'e oy veren seçmenler onların sadece parlamentoda daha fazla sandalye kazanmasını beklemekle kalmıyor. Bu seçmenlere daha fazla İslamileşme sözü verildi. Müslüman Kardeşler'in konumu, giderek güçlenen aşırı sağcı partiler ışığında, Avrupa'daki muhafazakâr partilerle kıyaslanabilir. Müslüman Kardeşler, Selefiler'in taleplerini gözardı edemez. Ülkede beklenen, İslamileşmeye yönelik olarak somut bir adım atılması.

Müslüman Kardeşler sağlam gerekçelere dayanarak turistlerin otellerde içki içmesine izin verecek, ancak alkolü toplum hayatından çıkaracaktır. Müslüman Kardeşler bu sembolik eylemi seçmenlerine sunacaktır."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topcu

Editör: Başak Özay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız