1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

08.12.2008 - Avrupa basınından özetler

Yunanistan’da bir gencin polisin açtığı ateş sonucu ölmesinin ardından başlayan olaylar, Londra’da yapılan finans zirvesi ve Obama’nın başkanlığa hazırlık dönemi, bugünkü Avrupa gazetelerinde öne çıkan yorum konuları.

default

İtalyan La Repubblica gazetesi, Yunanistan'daki olayların finans krizinin bir ürünü olduğu yorumunu yapıyor:

“Göstericiler ile polis arasındaki çatışmalar bir yandan çirkin bir sürpriz. Ama olaylar diğer yandan da, küresel finans krizinin ekonomisi zayıf ülkelerde sokaklara nasıl şiddet salınmasının önünü açabileceğine de bir kanıt. Polisin bir genci vurarak öldürmesini ve ardından çıkan olayları, kriz ve krizin özellikle düşük gelirli kesimlerde yarattığı korkunun ışığında değerlendirmek gerek.”

Almanya'dan Süddeutsche Zeitung ise bugün Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, İngiltere Başbakanı Gordon Brown ve Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso'nun krize karşı önlemleri görüşmek üzere Londra'da yapacakları toplantıyı ele alıyor. Toplantıya Almanya Başbakanı Angela Merkel'in davet edilmemesi dikkat çekmişti:

"AB ülkelerindeki çok sayıda politikacı ve dünyanın ileri gelen ülkelerinde Merkel liderliğindeki Alman hükümeti bir sorun haline geldi. Bu görüş Alman iş dünyası ve hatta kendi partisi Hristiyan Demokrat Birlik içinde de birçok kişi tarafından paylaşılıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy, kendi ülkesinin harekete geçtiği, Almanya'nın hala düşündüğü gibi iğneli sözleri açıkça sarfediyor. Brown'ın Londra'da sadece Sarkozy'yi değil, Barosso'yu da karşılayacak olması dikkat çekici. Eskiden bu tür bir özel buluşma tartışmaya yol açardı. Şimdi ise Merkel susuyor. Ama gülümsemediği kesin."

Danimarka'da yayımlanan liberal çizgideki Politiken gazetesinin yorum sütununda ise, ABD Başkanlığına seçilen Barack Obama’nın göreve gelmeden önceki hazırlık dönemi ele alınıyor:

“Obama, haftasonunda ABD’deki Cumhuriyetçi çevrelerin dış politika konusundaki en üst isminden tam bir aferin aldı. Eski Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, yeni Başkan’ın cesaretini ve zekasını övdü ve Demokrat politikacının, dış politika ve güvenlik konusunda son dönem ABD tarihinin en yetkin ekibini oluşturduğunu vurguladı… İç politikada ise ABD’nin yeni bir gündemi var. Bush hükümetinin finans politikası konusundaki sorumsuzluğu, ülkeyi ve tüm dünyayı bir krize sürükledi. Uzun bir süre sorunun parçası olarak görülen ABD, şimdi çözümün bir parçası olmaya hazırlanıyor.”


Somali açıklarındaki korsanlar ile mücadele, Hollanda’da çıkan de Volkskrant gazetesinin yorum sütununda gözümüze çarpan konu:

“Somali sadece kağıt üzerinde var. İç savaşın harap ettiği ülkede bir yönetimden söz etmek mümkün değil. Ülke savaşçı çetelerin ve radikal İslamcıların elinde ve hem teröristler, hem de korsanlar için gayet ideal bir coğrafya… Sorun denizde değil, sadece karada çözülebilir. Zayıf Somali hükümetinin asayişi sağlayabilmesi çok düşük bir ihtimal. Ancak uluslararası camianın müdahale olasılığı da gayet az. Somali uluslararası alanda daha çok baş ağrısına neden olacak gibi gözüküyor.”

Avrupa basınından seçtiğimiz son yorum İngiltere’den. Başkent Londra'dan The Times gazetesi, Zimbabve'deki krize eğiliyor yorum sütununda:

“Bu, Zimbabve, Afrika ve uluslararası düzen için önemli bir an. Egemenlik, bağımsız devletlerin temel prensiplerinden. Fakat Zimbabve, şu anda tamamıyla karmaşa ve düzensizliğin içinde bulunuyor. Mugabe’nin iktidarı meşruiyetini kaybetti. Afrikalı ülkelerin liderliğinde askeri bir müdahale, doğru ve acil bir adım olacaktır. İngiliz hükümetinin de bu yönde talepte bulunanlara katılması gerek.”