1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

08.11.2011 - Alman basınından özetler

Alman gazeteleri bugün yeni bir hükümetin kurulacağı Yunanistan’daki gelişmeler ile İran ve İsrail arasında tırmanan gerginliğe geniş yer veriyor.

default

Frankfurter Allgemeine gazetesi, Yunanistan'da yeni bir hükümet kurulmasının tüm sorunları çözmeyeceğine dikkat çekiyor:

“Atina’da sağlanan uzlaşmanın yarattığı ferahlama anlaşılabilir, ancak iyimser olmak için ortada fazla bir neden yok. Bir sonraki kredi diliminin serbest bırakılmasıyla 110 milyar euroluk kurtarma paketinden 73 milyar euro ödeme yapılmış olacak. Ancak Yunanistan’ın daha yıllar boyu ortaklarının desteğine ihtiyacı olacak. Peki, ülke bu süre içinde hâlâ yönetilebilir ve hâlâ yeni tasarruf önlemlerini kaldırabilir durumda olacak mı? Papandreu’nun kabinesi, her yeni kredi dilimi serbest bırakılmadan önce çökmenin eşiğine geldi. Yeni kurulacak hükümet ve böylece parlamentoda sağlanan çoğunlukla durum şimdilik en azından biraz daha iyi görünüyor. Parlamentoda sağlanan istikrar ödemelerin devam etmesini sağlayacak, ama elbette koalisyon içindeki tartışmalar yüzünden hükümetteki istikrar kaybedilmezse…” 

Neue Osnabrücker Zeitung'da da Yunanistan'la ilgili şu yorumu okuyoruz:

“Yunanistan henüz kaybetmedi. Yeni bir geçiş hükümeti kurmaya kalkışan Yunanlar sırat köprüsünden geçti. Ancak tehlikeli bölgeyi henüz geride bırakmış değiller. Yeni tasarruf önlemlerinin kabul edilmesi için parlamentoda her ne kadar gerekli çoğunluk sağlanmış görünse de ileride yine uluslararası yardımlara ihtiyaç duyulabilir. Ayrıca geçiş hükümetinin ne kadar süre içinde oluşturulacağı ve erken seçimlerden sonra geminin yeni rotasında seyretmeye devam etmesini sağlamanın nasıl mümkün olacağı da hâlâ birer soru işareti. Öte yandan şurası kesin; ülke daha uzun yıllar yardıma muhtaç olacak. Ve tasarruf önlemleri ile ilgili her oylamada milletvekilleri bunun gerçekten gerekli olup olmadığını ya da başka bir seçenek bulunup bulunmadığını kendine soracak.”

Alman basınında ön plana çıkan bir diğer konu da İsrail'le İran arasında tırmanan gerginlik. Dresdner Neueste Nachrichten, her iki tarafın da savaşın kolay bir seçenek olmayacağını bildiğini belirtiyor:

“Uluslararası Atom Enerji Kurumu’nun denetçileri Tahran’ın bomba üretmeye yaklaştığını yakında teyit edebilir, ancak bu şimdilik sadece bir tahmin. Tahran’ın kitle imha silahlarına sahip olabileceğini düşünmek bile İsrail hükümetini rahatsız etmeye yetiyor, elbette İsrail bu rahatsızlığı yaşayan tek ülke de değil… Buna karşın hemen bir savaş patlak vermeyecektir. Zira karşılıklı ağız dalaşına rağmen, Tahran, İsrail’le askerî açıdan karşı karşıya gelmenin nelere mal olacağını biliyor. Aynı şekilde İsrail'in askerî ve siyasî liderleri de İran’a karşı tek başına başlatacağı bir girişimin başarı şansı olmayacağının farkında. Bir çatışma alanından kaçınılması konusunda her iki tarafın da gerçekçi gerekçeleri var.”

Süddeutsche Zeitung'da da şu satırları okuyoruz:

“Kudüs'te şu sıralar sesli olarak düşünülen İran'a askeri operasyon seçeneğinin, Batılı ülkeleri, Rusya ve Çin'i yeni yaptırım kararlarına zorlamak için yürütülen tehdit kulisinin bir parçası olarak daha ne kadar süre kalacağını şimdilik kimse bilmiyor. İsrail jetlerinin İran'ın nükleer tesislerini bombalamak için ne zaman havalanacağını da… Ancak böyle bir durum, Ortadoğu'da yeni büyük bir savaşa neden olabilir. Batı ve İsrail, agresif ve antisemitik bir İran rejiminin tehlikeli silahlar üretmesine seyirci kalamaz…”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Köylü

Editör: Başak Özay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız