1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

08.10.2009 - Alman basıından özetler

Alman gazetelerinden bugün İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi’nin dokunulmazlığını kaldıran mahkeme kararı, IMF ve Dünya Bankası’nın yeniden yapılanması ve kitap dünyasındaki gelişmelerle ilgili yorumlar dikkat çekiyor.

default

Münih'te yayımlanan Münchner Merkur gazetesi, İtalya'da dokunulmazlık yasasına iptal eden karara değiniyor:

“İtalyan Anayasa Mahkemesi'nin yargıçları ülkelerinde büyük bir görevi yerine getirdi. Yargıçlar, İtalyan halkına ve dünyaya ülkelerinde Berlusconi'den farklı sesler çıkarabilecek birilerinin hâlâ var olduğunu göstererek anayasayı hatırlattılar. Mahkeme, başbakanı cezai soruşturmalardan koruyan yasanın anayasaya aykırı olduğuna karar verdi. Kendi menfaatine uygun yasalar çıkarabileceğini düşünen Berlusconi'nin hesabı bu kez bağımsız yargıdan döndü. Ve bu kararın şimdi tek bir sonucu olabilir: İstifa!”

Freiburg kentinin gazetesi Badische Zeitung da Berlusconi'nin istifa etmesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Berlusconi'nin avukatı, dokunulmazlık yasasının varlığını, 'bir başbakanın yargının müdahalesine maruz kalması durumunda ülkesinin refahıyla ilgilenemeyeceğini' şeklinde gerekçelendirmişti. Bu doğru, ancak doğal olarak devamla şöyle demek gerekiyor: Yargının müdahalesi ile karşılacağı için ülkesinin refahı ile ilgilenemeyecek biri zaten başbakan olmamalı.”

Bonn'da yayımlanan General-Anzeiger gazetesinde ise şu satırları okuyoruz:

“Öncelikle Silvio Berlusconi, artık siyaset sahnesinden çekilmek üzere istifa ederse, İtalyanlar hemen harekete geçmeli. Zira ülkede sol ve sağ arasındaki derin uçurumların giderilmesi ve Berlusconi yüzünden büyük zarar gören İtalya'nın dışarıdaki imajının düzeltilmesi gerekiyor.”

Küresel kriz nedeniyle IMF ve Dünya Bankası'nın yapılanmasına öngörülen değişikliklere değinen Berliner Zeitung'da yer alan yorum şöyle:

“G20 ülkeleri, gelecekte kalkınmakta olan ülkelerin Dünya Bankası ve IMF'nin üst düzey birimlerinde daha fazla, Batılı sanayileşmiş ülkelerin ise daha az söz hakkına sahip olmasını kararlaştırmıştı. Bu, mevcut gelişmeler ışığında bir zorunluluk aslında. Gelecekte küresel mali politikalarda sadece yedi ya da sekiz önemli ekonomik güç yerine dünyanın önde gelen 20 ekonomisinin, yani G20'nin karar merciinde yer alması, dünya ekonomisinin dengelerini de yerinden oynatacaktır. Avrupalılar, Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası'nın yapılanmasında gerekli olan reformları son 20 yıldır bloke ediyor. Yoksul ülkelerdeki gerçek sorunları dikkate almak yerine, nüfuzlarini artırmaya çalışıyorlar. Ancak geçen zaman hâlâ gerçeklerin farkına varılmadığını gösteriyor.”

Ekonomi gazetesi Financial Times Deutschland da kitap dünyasının geleceğine ilişkin öngörülerde bulunuyor. Gazete, yayınevlerinin gelecekte arzını artırması gerektiğini söylüyor:

“Kitabın dijitalleşme yolunda olduğundan artık şüphe yok. Bu eğilim, en çok ABD'de hissediliyor. Orta vadede diğer ülkeler de 'e-kitap' eğiliminin dışında kalmayacaktır. Ancak kitap pazarında gelecek dijitalleşmesine rağmen, henüz elektronik okuma aletleri piyasasına girmediler. Elektronik kitaplar, yakında iphone ya da taşınabilir bilgisayarlardan da iyi bir kalitede okunabilecek. Ancak yayınevlerinin, e-kitapla birlikte gerekli olabilecek hangi teknik aletlerin piyasa sürüleceği konusunda bir stratejisi yok. Dolayısıyla yayınevleri girişimlerini artırarak e-kitapla ilgili sunumlarını genişletmeli.”

Derleyen: Hülya Köylü

Editör: Murat Çelikkafa