1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

08.09.2010 - Avrupa basınından özetler

Avrupa basınında AB Komisyonu Başkanı Barroso’nun Avrupa Parlamentosu’ndaki konuşması ve Amerika’daki bir rahibin 11 Eylül saldırılarının yıldönümünde Kuran-ı Kerim’i yakma girişimi ağırlıklı konuları oluşturuyor.

default

Europäische Presseschau türkisch 3. Mit europäischen Zeitungen. DW-Grafik: Per Sander 2010_05_28_presseschau_türkisch.psd

AB Komisyonu Başkanı Barroso'nun ilk kez yaptığı “Birliğin Durumu” adlı konuşma ABD Başkanı'nın yaptığı Ulusa Sesleniş konuşmasına benzetildi. İsviçre'nin Tages-Anzeiger gazetesi bu benzerliğe dikkat çekerek şu değerlendirmeyi aktarıyor:

“Avrupa Parlamentosu Amerika Birleşik Devletleri Kongresi değil, Komisyon Başkanı Barroso da Başkan Barack Obama değil. Ancak Barroso'nun bu çıkışı uzun vadeli bir iletişim stratejisinin parçası. Barroso Avrupa'nın siması olmak istiyor. Halkla ilişkiler bürosu Barroso'yu daha güçlü bir şekilde ön plana çıkartmakla görevlendirildi. Barroso sadece Obama'nın güçlü ve büyük gölgesiyle değil Brüksel'de güçlü bir pozisyona sahip olan Avrupa Birliği Konsey Başkanı Herman Van Rompuy'e de karşı mücadele etmek durumunda.”

Polonya'nın sol liberal gazetelerinden Gazeta Wyborcza Barroso'nun konuşması ışığında şu yorumu aktarıyor:

“Avrupa güçlü liderlikten yoksun. Lizbon reform antlaşması da bu sorunu çözemedi. Komisyon liderlik rolünü Avrupa Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy'e kaptırdı. Avrupa Birliği üyesi ülkelerin başkentlerinin desteği sayesinde onun gücü pekişiyor. Van Rompuy geri planda kalsa da ekonomiyle ilgili konularda o söz hakkına sahip. Avrupa Parlamentosu da daha fazla güçlenmek istiyor. Bu rekabete çok fazla enerji heba ediliyor ve bu Brüksel'e yaramıyor. Barroso, ‘Ya hep birlikte yüzeceğiz ya da tek tek batacağız' demekte haklı. Ortak Avrupa projelerinin zamanı geldi.”

Barroso'nun Avrupa Parlamentosu'nda Romanları toplu halde sınırdışı eden Fransa'yı da dolaylı ifadelerle eleştirdi ancak Fransız Hükümeti'ni doğrudan karşısına almaya cesaret edemedi ve bu nedenle parlamenterlerin protestolarına hedef oldu. İspanya'nın sol liberal gazetelerinden El País'teki yorumda konuyla ilgili şu görüş savunuluyor:

“Şayet Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso muğlak ifadelerle dolu konuşmasıyla yükümlülüğünü yerine getirdiğini düşünüyorsa hiçbir şey bilmiyor demektir. Barroso, Romanların Fransa'dan sınırdışı edilmesiyle ilgili zayıf tutumuyla , aşırı sağcı Jörg Haider'in Avusturya Hükümeti'nde yer almasına sert tepki gösteren Romano Prodi kadar bile olamadı. Romanların sınırdışı edilmesi sadece Fransız Anayasa'na değil aynı zamanda Avrupa Temel Haklar Şartı'na da aykırı. Avrupa Birliği antlaşmalarına uyum gösterilmesinden sorumlu olan Avrupa Birliği Komisyonu Fransa hakkında soruşturmayı başlatmakla yükümlüdür. Oysa Barroso kendisini Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin suç ortağı konumuna sokmuştur.”

Avrupa gazetelerinde ön plana çıkan bir diğer konu da Batı'da İslam'a takınılan tavırla ilgili. Avusturya gazetelerinden Die Presse, “Günümüzde Batı'da düşman olarak İslam algılanıyor” diyor ve şu ilginç yorumu aktarıyor:

“Almanya'da Sarrazin'in ortaya attığı tezler, Avusturya'da cami inşasıyla ilgili çirkin oyunlar, Hollanda'da Geert Wilders'in Müslümanlara hakaretleri ve şimdi de Amerika'da Kuran-ı Kerim'i yakma girişimi. Kanlı 20'nci yüzyılı büyük diktatörlüklerden korku olarak nitelendiren Viyana'da yetişmiş tarihçi Eric Hobsbawm'un da dediği gibi yeni bir “Aşırı uçlar çağına” doğru mu yol alıyoruz?

Aklından zoru olan bir rahip tarafından Kuran-ı Kerim'in yakılması ABD'nin ulusal güvenliğini tehdit edecektir. Bu nefret sarmalı cesaretlendirilmemeli. Artık yetti. Korku politikası çöküşü de beraberinde getirecektir. Gerilimi kızıştırmak isteyen radikallere karşı koyma zamanı gelmiştir.”

Almanya'nın Neue Osnabrücker Zeitung gazetesi de Amerikalı rahibin Kuran'ı yakma girişimi konusunda uyarıyor:

“Florida'daki bu meçhul tarikat dini duyguları yaralıyor ve sorumsuzca bir hareketle de insanların can güvenliğini tehlikeye atıyor. Çoğunluğun Müslüman olduğu ülkelerdeki Amerikalı diplomatlar ve Hrıstiyanlar bu grup yüzünden ölüm korkusu çekeceklerdir.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Değer Akal

Editör: Ahmet Günaltay