1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

08.01.2010 - Alman basınından özetler

Almanya Dışişleri Bakanı'nın Türkiye ziyareti ve gözaltındayken yanarak hayatını kaybeden mülteci Oury Jalloh'un ölümüyle ilgili davanın yeniden görüşülmesi kararı bugünkü Alman gazetelerinde geniş yer buluyor.

Westerwelle Anıtkabir'i ziyaret etti

Westerwelle Anıtkabir'i ziyaret etti

Almanya’nın siyasi fikir gazetelerinden Süddeutsche Zeitung, Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle’nin Ankara’daki temasları sırasında Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğini destekleyen açıklamalarını şöyle yorumluyor:

“Dışişleri Bakanı Westerwelle Ankara’ya verdiği mesajlarda haklı. Zira Türkiye, on yıllardır hatta beklide tarihinde ilk kez küresel sorunların çözümüne odaklı bir dış politika güdüyor. Avrupa’nın, Ankara’yla iyi ilişkilerinin meyvesini topladığı bir dönemde bu ülkenin AB’ye üyelik perspektifini elinden almak hiç de akıllıca bir davranış olmaz. Hıristiyan Sosyal Birlik partisi sıralarından yükselen ve AB’nin Türkiye ile yürüttüğü üyelik müzakerelerinin kesilmesinin talep edildiği çağrılara kulak verilmesi, Avrupa’yı Türkiye’deki demokratikleşme sürecinin garantörü olarak gören kesimlerin suratına tokat indirmektir."

Neue Osnabrücker Zeitung da Almanya’nın Türkiye’nin AB’ye üyeliği konusundaki tutumunu irdeliyor:

“Dışişleri Bakanı Westerwelle’nin verdiği mesaj doğal olarak Almanya’nın AB’de alınan kararlara, imzalanan anlaşmalara ve bunun doğurduğu neticelere bağlı kalacağı oldu. Hirstiyan Sosyal Birlik (CSU) partisinin küçük hesaplar peşinde koşarak Türkiye’nin AB üyeliğine karşı takındığı tavır yüzünden hükümetin içinde bulunduğu durum utanç vericidir. Bunun temel nedeni koalisyon hükümetinin Türkiye’nin AB üyeliği konusunda somut hiçbir tutum ve görüşe sahip olmamasıdır. Bu belirsizliğin Türkiye’de doğurduğu sonuçlar da yadsınamaz. Buna Kıbrıs’ın bölünmüşlüğü sorunun bir türlü aşılamaması, ayrıca Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının demokratik reformları uygulama iradesinin zayıflamasıyla dış politikada giderek Doğu’ya odaklı bir çizgi benimsenmesi de dâhil.”

Dün Federal Yargıtay, beş yıl önce Saksonya Anhalt Eyaleti'nin Dessau kentindeki polis karakolunda gözaltında tutulduğu hücrede diri diri yanarak hayatını kaybeden mülteci Oury Jalloh’un şüpheli ölümüyle ilgili davanın yeniden görüşülmesine karar verdi. Südwest Presse gazetesi kararın sevindirici olduğu görüşünde:

“İltica başvurusunda bulunan Jallo’nun polis nezaretindeki hücresinde eli-kolu bağlı bir biçimde yanarak can vermesi, akıllara bu trajik olayın ırkçı bir eylem olduğu düşünceni getirdi. Bu özellikle Almanya için oldukça kötü bir tablo. Olayın detaylarının gün yüzüne çıkması, olası hata ve eksiklerin telafi edilmesi, Magdeburg Yerel Mahkemesi’nde yeniden görüşülecek olan davaya düşüyor. Bu hem kurbanın yakınları hem polis hem de hukukun inandırıcılığı açısından oldukça önemli.”

Honnover’de yayımlanan Neue Presse gazetesi Federal Yargıtay’ın davanın yeniden görüşülmesi yönündeki kararını, “ Dessau’da bazı kumpasçı polisler hukuk devleti esaslarını kendi menfaatleri doğrultusunda dize getirmeye çalıştı. Federal Yargıtay’ın davanın yeniden görüşülmesini kararlaştırması, bu niyete karşı çıkması bakımından sevindiricidir” yorumunu yapıyor. Manheimer Morgen gazetesi ise başka bir soruna dikkat çekiyor:

“Görünen o ki, polisler hakkında polislerin soruşturma yapması sorun teşkil ediyor. İngiltere gibi bazı ülkelerde bu işi özel ve bağımsız komisyonlar yürütüyor. Bizde de de böyle bir uygulamaya gidilse, hiç fena olmaz.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Meltem Karagöz

Editör: Ahmet Günaltay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız