1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

07.12.2011 - Alman basınından özetler

Kredi derecelendirme kuruluşlarının Euro ülkelerine yönelik tehdidi, Afganistan’daki güvenlik durumu ve Belçika’da 19 ay aradan sonra hükümetin kurulması, Alman gazetelerinden seçtiğimiz yorum konularını oluşturuyor.

default

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının, Euro Bölgesi'ne dâhil ülkelerin kredi notunu düşürme tehdidini yorumlayan Neue Osnabrücker Zeitung’dan bir alıntıyla başlıyoruz basın turumuza:

"Paniğe gerek yok! Standard & Poor's'un Euro Bölgesi'ndeki 15 ülke ve Euro Mali İstikrar Fonu’nun kredi notunu düşürme tehdidi belki oldukça çarpıcı olabilir. Ne de olsa Almanya ve Fransa gibi en yüksek kredi notuna sahip ülkeler de bu tehdidin kapsama alanında yer alıyor. Ama bu şamarın olumlu bir yönü de var: AB Liderler Zirvesi üzerinde büyük bir baskı oluşmuş durumda. Liderler, Euro’nun kurtarılması ve borç krizinden çıkış için gerekli reformlar üzerinde artık uzlaşmak zorunda. Almanya Başbakanı Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy‘nin, borç frenine basılmasını ve bütçelerinde açık veren ülkelere yaptırım uygulanmasını öngören planlarına haklı bir gerekçe daha eklendi. Kredi derecelendirme kuruluşlarına kızmak kimseye birşey kazandırmaz. Bu kuruluşların tek yaptığı şey, genelde herkesin bildiği verileri biraraya getirip bir yargıya varmaktan ibaret. Euro Bölgesi’ndeki ülkelerle ilgili değerlendirme de malumun ilâmından başka birşey değil. Bu konuda bir an önce birşeyler yapılması gerektiğini çocuklar bile çoktan kavramıştı zaten."

Afganistan ile ilgili bir yorumla devam ediyoruz basın özetlerine. Bielefeld kentinde yayımlanan Westfalen-Blatt şu değerlendirmeyi yapıyor:

"Afganistan’da bugüne kadar terörün her çeşidine şahit olunduğunu sananlar dün bir kez daha yanıldı. Şiilerin Aşure kutlamaları, iki ayrı saldırıyla kana bulandı, 60’tan fazla sivil hayatını kaybetti. Dinî motifli saldırılara daha ziyade Irak ve Pakistan’da rastlanıyordu. Afganistan’da ise böyle bir terör eylemi ilk kez meydana geldi. Hindikuş’ta barışın yolu kısalacağına her geçen gün uzuyor sanki. 30 yılı aşkın süredir akıl almaz badirelere maruz kalan Afgan halkı için üzülmemek elde değil. Oradaki halkın büyük bir bölümü bugüne kadar savaş, intikam ve ölümden başka birşey görmedi ki! İşte bu nedenle halkı, istikrarın sağlanacağı mutlu yarınlar için yeni bir başlangıç yapmaya ikna etmek de çok zor. Çünkü korkuyorlar. Taliban’ın uyguladığı terör ve zulme 2001 yılında müdahale eden Batı, ülkeye kısmen huzur getirebildi. Ancak diğer adımları Afgan halkı artık tek başına atmak zorunda kalacak."

Belçika’da tam 19 aylık bir boşluktan sonra nihayet yeni bir hükümet kurulabildi. Basın turumuzda son olarak Frankfurter Allgemeine Zeitung’un konuyla ilgili yorumunu aktarıyoruz:

"Hele şükür Belçika yeniden bir hükümete kavuştu. Ancak Flaman ve Valon halklarının ülkesinde herşeyin böylece güllük gülistanlık hâle geldiğini söylemek de mümkün değil. 19 ay süren siyasi belirsizlik pek çok açıdan ülkeye pahalıya mal oldu. Ülkenin iki kesiminden toplam altı partinin yer aldığı bir uzlaşma sağlanmış olsa da kimse bu durumdan tam olarak memnun kalmadı. Buna rağmen yeni hükümetin, Belçika’da toplumsal barışı tesis edebilme şansı o kadar da zayıf değil. Üzerinde uzlaşılan devlet reformu, bölgelere daha fazla özerklik hakkı tanıyor. 2012 bütçe tasarasındaki uzlaşma da uluslararası finans piyasalarının Belçika’ya endişe dolu gözlerle bakmasını bir süreliğine de olsa engelleyecektir."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Murat Çelikkafa

Editör: Ercan Coşkun

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız