1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

07.10.2010 - Avrupa basınından özetler

Avrupa basınında bugün Macaristan’daki çevre felaketi ve Afganistan ile radikal İslamcı Taliban'ın yapacağı görüşmeler öne çıkan konular arasında.

default

Avusturya'nın liberal gazetelerinden Der Standard bugünkü sayısında, Macaristan’daki çevre felaketini ele alıyor ve felaketin devletin ihmalkârlığı sonucu olduğunu dile getiriyor. Yorum şöyle:

“Şüphesiz kazalara tümüyle engel olmak asla zaman mümkün değil. Önceleri bazı felaketlerin kesinlikle imkânsız olduğu düşünülürdü. Ancak bentlerin yıkılması beklenmedik bir tehlike değil. Macaristan’da olayın ardındaki gerçek henüz ortaya çıkmadı. Diğer taraftan Romanya’da, felakete eksik güvenlik önlemleri ve yetersiz denetimin sebep olduğu biliniyor. Özellikle eski Doğu Bloku ülkelerinde buna benzer daha yığınla tehlike kol geziyor. Tesis ve depoların iyice eskimesine bir de maliyetin düşürülmesi gibi ekonomik baskılar eklenince, ortaya son derece tehlikeli bir karışım çıkıyor. Sonuç ortada: Ya tesis havaya uçuyor ya da bentler yıkılıyor, taşkınlıklar meydana geliyor."

İsviçre’den Tages – Anzeiger aynı konuyla ilgili yorumunda, Batılı ülkelerin Doğu Avrupa ülkelerine bakış açısına dikkat çekerek, doğunun sadece Avrupa’nın yeni üretim merkezi olmadığını vurguluyor.

“Düzenli bakımı yapılan ve denetim altında tutulan bir bentin bu kadar çabuk yıkılması mümkün değil. Böylesi bir felaket öncelikle, kişilerin sebep olduğu bir takım yanlışlardan meydana gelir. Buna rağmen, Doğu Avrupa’da hangi şartlarda alüminyum üretildiğini ne yetkililer ne de müşteriler öğrenmek istiyor. Özellikle de üretim maliyetlerinin düşük olduğu Macaristan, Romanya ya da Bulgaristan gibi ülkelere hayran olan ve kendi ülkelerindeki çevre vergisinden şikâyet eden Batılı ithalatçılar. Görmezden gelmek istediğimiz şey ise AB’nin yeni üyelerinin sadece Avrupa için birer üretim merkezi değil aynı zamanda zehirli atık deposu olduğu. Tabii ki her bir işletme, çevre koruma mevzuatını ve en yüksek standardı tutturacağı teminatı veriyor. Ama doğuda üretim yaptıran her ülke, yetkililere nasıl rüşvet vereceğini ve minareyi kılıfına nasıl uydurabileceğini çok iyi biliyor.”

Avrupa basınında öne çıkan bir diğer konu da Afganistan yönetimiyle radikal İslamcı Taliban arasındaki doğrudan müzakerelerin başlaması. İtalya'nın sol liberal La Repubblica gazetesi, görüşmelerin zorlu geçeceğine dikkat çekiyor:

“Her iki tarafın taviz vermeye hazır olmadığı konular nedeniyle görüşmeler son derece çetin geçecek. Beyaz Saray, Afganistan Devlet Başkanı Karzai’nin öncelikle şiddeti sona erdirmesi ve Afganistan’daki El Kaide gruplarıyla Taliban arasındaki tüm bağlantılarını kesmesini bekliyor. Taliban lideri Molla Ömer ise önkoşul olarak NATO birliklerinin geri çekilme takvimini ve gözaltındaki tüm Taliban militanlarının serbest bırakılmasını talep ediyor. Ayrıca örgütünün, terör organizasyonları kara listesinden çıkarılmasını istiyor. Görüşmelerin merkezindeki diğer bir düğüm noktası da Pakistan’ın durumu. Beyaz Saray’ın ABD Kongresi'ne sunduğu bir rapora göre, Pakistan, Taliban ve El Kaide militanlarıyla doğrudan çatışmaya girmemeye çalışıyor. Bu da Washington ile İslamabad arasında zaten hassas olan ilişkilere daha da zarar verebilir.”

Sağ liberal İspanyol El Mundo gazetesi de Afganistan ile Taliban arasında yapılması planlanan görüşmeleri ele alıyor ve konuyu şöyle yorumluyor:

“Görüşmeler henüz bir başlangıç aşamasında. Washington Post’un haberine göre Taliban, NATO birliklerinin çekilmesi koşuluyla bir 'ulusal birlik' hükümetinde yer alacak. Buysa Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai için kabul edilemez bir koşul. Uluslararası birliklerin ülkeyi terk etmesi durumunda, Karzai kayıtsız şartsız olarak Taliban'a teslim edilmiş olur. Zira radikal dinci örgüt, hâlihzırda zaten ülkenin yarısına yakınını bilfiil kontrol altında tutuyor. En mantıklı çözüm, iki taraf arasında, garantör devletler gözetiminde bir mutabakat sağlanması olur. 90’lı yıllarda olduğu gibi ülkenin bir kaosa sürüklenmesine ancak bu şekilde engel olunabilir.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Gezal Acer

Editör: Murat Çelikkafa