1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

07.10.2010 - Alman basınından özetler

Macaristan’da yaşanan çevre felaketi, Pakistan’da Alman İslamcı militanların öldürülmesi olayında federal hükümetin sessiz kalması ve şiddetli protestolara yol açan Stuttgart 21 projesine dair yorumlar öne çıkıyor.

default

Başkent gazetelerinden Tageszeitung, Macaristan’daki kızıl çevre felaketini, devletin ihmalkârlığı sonucu yaşandığını taşıyor yorum sütunlarına:

“Macaristan’da çevreciler yıllardır, Alüminyum fabrikalarının rezervuarlarının barındırdığı potansiyel tehlikelere karşı uyarıyorlardı. Macaristan'da alüminyum üretiminin hangi koşullarda yapıldığı sorusunun sorulması için demek ki Kolontar'daki çevre felaketinin meydana gelmesi gerekiyormuş. Yüksek personel giderleri, muazzam enerji sarfiyatı ve çetrefilli çevre koruma mevzuatı, alüminyum üretim çalışmalarını giderek daha da verimsiz hale getiriyor. Piyasada rekabet gücünü koruyabilmek için Macarlar, çok daha cazip koşullar sunmak zorunda: Ücretsiz elektrik imkânı ya da diğer ülkelerde 'olmazsa olmaz' olan sıkı çevre koruma mevzuatının esnekleştirilmesi gibi... Alüminyum üretiminin çevreye etkileriyle ilgili en son ölçümler 32 yıl önce yapılmış. Siyasilerin denetim görevlerini ihmal etmeleri, özelleştirme sırasında bazı kamu görevlilerin ceplerini doldurma çabaları nedeniyle siyasiler, denetim görevlerini çoğu kez ihmal etti. Peki, şimdi bundan bir ders çıkarıldı mı?”

Neue Osnabrücker Zeitung, Pakistan’da öldürülen Alman İslamcı militanlara ilişkin Federal Alman Hükümeti'nin hâlâ sessizliğini korumasını eleştiriyor:

“Sessizlik şaşırtıcı. Amerikan uçaklarının Pakistan’da düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenler arasında Alman kökenli radikal İslamcıların da bulunduğu öne sürülüyor. Almanya'da kimsenin gıkı çıkmıyor. Olay neden sorgulanmıyor? Federal hükümet neden bu kadar soğukkanlı davranıyor? Eğer Almanya, terör mücadelesinde hukuk devleti ilkesine uymadığına dair eleştirilere mahal vermek istemiyorsa, hükümet ya Washington nezdinde böylesi bir saldırıyı protesto etmeli ya da Alman halkına bu saldırının neden meşru olduğunu açıklamalı. Terör aşağı, terör yukarı! Her ne surette olursa olsun, anayasanın tüm Almanlar için geçerli olduğu ilkesi her daim geçerliliğini korumak zorundadır.”

Suttgart büyük protestolara neden olan yeni ana tren garı inşaatı, Almanya'da gündemi meşgul etmeye devam ediyor. Geçen hafta 100 bine yakın protestocuya karşı polisin orantısız güç kullandığı iddialarıyla iyiden iyiye tırmanan tansiyon, tarafların karşılıklı tavizleriyle düşürülmeye çalışılıyor. Ulusal gazetelerden Frankfurter Allgemeine Zeitung , Baden- Württemberg Eyaleti Belediye Başkanı Stefan Mappus’un, Stuttgart 21 projesine arabuluculuk önerisini mercek altına alıyor. Protestoları dindirmeye çalışan eyalet yönetiminin, Hrıstiyan Demokrat Birlik Partisi eski Genel Sekreteri Heiner Geißler'i arabulucu olarak önermesini doğru bir adım olarak değerlendiriyor:

“Demokrasilerde politika yapmak basit bir süreç olmadığı gibi aynı zamanda gelişmeye de son derece açık... Proje karşıtlarına aslında geri çeviremeyecekleri bir öneri sunan Mappus da işte buna güveniyor: Vatandaşlara, şehrin göbeğinde ekolojik bir semt oluşturulacağı sözünü veriyor. Stuttgart’ı model şehre dönüştürerek, sürekliliği olan bir hareketlilik kazandırmak istiyor. Aynı zamanda, Yeşiller ve Sosyal Demokrat Parti'nin de itiraz edemeyeceği bir arabulucu seçti. Eyalet Başbakanı Mappus, vatandaşların endişelerini bertaraf edip, projenin tartışmaya açık zayıf yönlerini ortadan kaldırmaya hizmet eden bir 'diyalog ajandası' ortaya koydu. Mappus ve partisi için her türlü diyalog girişimi, eyaletteki iç barışı yeniden tesis edebilmek ve hatta gelecek yılki eyalet seçimlerini kazanabilmek için önemli.”

Bir diğer ulusal gazete Süddeutsche Zeitung ise aynı konuyla ilgili yer verdiği yorumda, Eyalet Başbakanı Mappus’un tartışmalı projeye arabulucu tayin etme önerisini kurnazca bir strateji olarak tanımlıyor:

“Mappus’un artık kaybedecek hiçbir şeyi kalmadı. Zaten o kadar zor bir durumda ki, kazanmaktan başka çaresi yok. Hatta arabulucu Geißler, arzulanan başarıyı yakalamasa da Mappus yine kazançlı çıkabilir. Zira arabulucu tayin edilerek yapılacak görüşmelerle, kafasının dikine gittiğine dair eleştirileri bertaraf edebilecek."

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Gezal Acer

Editör: Murat Çelikkafa