1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

07.05.2010 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman basınında Kuzey Ren Vestfalya'da pazar günü yapılacak seçimler, Yunanistan krizi ve Meksika Körfezi'ndeki çevre felaketiyle ilgili yorumlar ön planda.

default

Nürnberger Nachrichten, pazar günü Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti'nde yapılacak seçimleri masaya yatırıyor. Gazete seçimlerin, iktidardaki Hrıstiyan Demokrat Birlik-Hür Demokrat koalisyonunun sonu olabileceği yorumunu yapıyor:

"Kuzey Ren Vestfalya'daki seçimlerde eğer Hrıstiyan Demokrat-Hür Demokrat hükümeti kamuoyu yoklamalarının işaret ettiği gibi devrilirse, o zaman aynı zamanda Eyalet Temsilcileri Meclisi'nde de çoğunluğu kaybederler. Bu nedenle pazar günü eyalette yapılacak seçimler aslında eyalet seçiminden çok ikinci bir federal seçim anlamına geliyor."

Aynı konuyla ilgili olarak Neue Osnabrücker Zeitung'un yorumu ise şöyle:

"Eğer seçimlerde Hrıstiyan Demokrat-Hür Demokrat hükümeti başarısız olursa, o zaman Eyalet Temsilcileri Meclisi'ndeki güç dengesi de değişir. Bu, Merkel ve Westerwelle için büyük bir bozgun anlamına gelir. Hükümet en önemli reform projelerini hayata geçirme konusunda gerekli çoğunluğu kaybetmiş olur. Kamuoyu yoklamaları, politik arenadaki bu patlayıcının fitilinin ateşlenmek üzere olduğuna işaret ediyor. Ne gelişme ama! 2005 yılında Kuzey Ren Vestfalya'da yapılan seçimler bir dönüm noktası olmuştu. 39 yılın ardından eyalette Sosyal Demokrat Parti iktidarı kaybetmişti. Hrıstiyan Demokrat Jürgen Rüttgers Hür Demokratlar'la iktidara geçmiş ve şimdiye dek az başarı elde etmişti. Şimdiki seçimlere dış etkenlerin yoğun biçimde etki etmesi, Rüttgers'in şanssızlığı oldu. Devletin vergilerden elde ettiği gelirin 2013 yılına kadar düşeceği yönündeki tahminler de bu kötü gelişmeyi güçlendirdi. Kriz Rüttgers ve ortaklarını etkiliyor ama bundan daha çok bütün politik sistemi."

Bugünkü gazetelerde yer bulan bir başka konu ise borç batağındaki Yunanistan'a yapılacak yardımların Alman iç politikasında yol açtığı sonuçlar. Hannoversche Allgemeine Zeitung'un yorumunda şu satırları okuyoruz:

"Liberallerin Yunanistan konusunda harekete geçmemesi, Başbakan Merkel'i tehlikeye sokabilir. Birlik partileri içinde Yunanistan'a yapılacak yardımları eleştirenlerin sayısı artar ve koalisyon, Federal Meclis'teki oylamada birden bire bu konuda gerekli çoğunluğa ulaşamazsa ne olacak? Bu konuda Merkel'i sinirlendirmeyen tek parti ise Yeşiller. Yeşiller, Yunanistan'a yardımın onaylanması konusunda kararlı. Bu konuda bir taktiğin değil, Avrupa'nın söz konusu olduğunu dile getiriyorlar. Yeşiller Grubu bu bakış açısı ve tavrıyla mecliste yalnız kalmış görünüyor."

Düsseldorf'da yayımlanan Westdeutsche Zeitung'un yorumunda ise şu satırlar göze çarpıyor:

"Eğer Hrıstiyan Birlik-Hür Demokrat koalisyonu Yunanistan'a yardım konusunda meclisteki oylamada çoğunluğu bir tek kendi oyları sayesinde sağlarlarsa, bu kötü bir işaret anlamına gelir. Bu, Alman Ordusu'nun yurtdışı misyonunun, muhalefetin karşı oylarıyla meclisten geçmesine benzetilebilir."

Bugünkü Alman gazetelerinin yer verdiği bir başka konu ise Meksika Körfezi'ndeki çevre felaketi. İngiliz BP şirketinin petrol platformundaki patlamanın ardından petrolün denize yayılmasının önüne geçilebilmiş değil. Stuttgarter Nachrichten konuyu şöyle yorumluyor:

"ABD'nin güney kıyılarında petrol dur durak bilmeksizin denize yayılıyor. Hem de günde 800 bin litre petrol. Meksika Körfezi'ndeki bu felaket siyah altın ticaretinin bir iş kazası değil. 21. yüzyılın sorumsuz ve gidişatı kestirilemeyen enerji politikalarının aynadaki görüntüsü. Meksika Körfezi ya da Çernobil. Aralarında fark yok."

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Hülya Topçu

Editör: Ahmet Günaltay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız