1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

07.05.2009 - Avrupa basınından seçmeler

Alman ve diğer Avrupa gazetelerinde bugün Afganistan'da sivillerin hayatını kaybettiği saldırı ve ABD'nin yeni politikası ile Çek Senatosu'ndan geçen Lizbon Antlaşması'na ilişkin değerlendirmeler dikkat çekiyor.

default

Afganistan'da Amerikan birliklerinin hava saldırısında dün Afgan sivillerin hayatını kaybetmesini Fransız Le Telegramme gazetesi şöyle değerlendiriyor:

“Çoğunluğu sivil 100'den fazla kişi, Amerikan birliklerinin bombardımanında hayatını kaybetti. NATO birlikleri, saldırılarının böyle korkunç sonuçlara neden olduğunu elbette biliyor. Ancak ‘düşmanlar'ın sivil halkın arasında bulunması yüzünden, bundan kaçınmaya çalışsalar da başarılı olamıyorlar. ABD Başkanı Barack Obama'nın göreve başlamasından sonra bölgede yabancı askerlerin sayısının 60 binden 100 bine çıkarılması gündeme geldi. Ayrıca Afgan halkının kalbinin kazanılması da isteniyordu. Ancak sivil kayıplar, bu amaçtan giderek uzaklaşılmasına neden oluyor.”

İtalyan sol–liberal La Repubblica gazetesi de Obama'nın dün Pakistan ve Afganistan liderleri ile biraraya geldiği buluşmaya işaret ederek şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Afganistan'da o korkunç saldırının yaşandığı gün, Obama da herkesin memnun göründüğü “AfPak” olarak adlandırılan buluşmaya evsahipliği yapıyordu. Ancak artık sözlerin icraata dökülmesini isteyen Obama, şimdiye kadar yapılanlarda duyduğu memnuniyetsizliği, Karzai ve Zerdari'den gizlemedi. Diğer yandan dün dile getirilen iyimser sözlerden sonra Obama'nın öncelikle Kongre'deki direnişi aşması gerekiyor. Zira Demokratların Pakistan için istediği 7,5 milyar dolarlık yardıma onay çıkması için Kongre'nin mutlaka ikna edilmesi şart."

AB devlet ve hükümet başkanları, bugün, 'Doğu Ortaklığı' projesini harekete geçirmek üzere, AB Konsey Dönem Başkanı Çek Cumhuriyeti'nin başkenti Prag'da eski Sovyet cumhuriyetlerinin liderleriyle buluşuyor. Danimarka'nın liberal gazetelerinden Politiken, konuyla ilgili şu yoruma yer veriyor:

“AB'nin 'Doğu Ortaklığı', AB'nin komşuluk programları arasında ileriye taşınmış en büyük projesidir. AB ve Doğu Avrupa ülkeleri arasında şimdiye dek sadece ikili ilişkiler kuruluyordu. Ancak Doğu Ortaklığı projesi, şimdi bölgesel işbirliği geliştirilmesini amaçlıyor. Bunun ne denli gerekli olduğunu, Ermenistan ve Azerbaycan arasında çözülemeyen Dağlık Karabağ sorunu gösterdi. Ve her iki ülkenin devlet başkanı da bugün Prag'da. Diğer yandan Rusya da Doğu Ortaklığı projesi ile eski Sovyet cumhuriyetleri üzerindeki nüfuzunun azaldığını hissediyor…”

Alman Frankfurter Rundschau gazetesi ise dün Lizbon Antlaşması'nın Çek Senatosu'ndan geçişini değerlendiriyor. Gazete, Çek Cumhuriyeti Devlet Başkanı Vaclav Klaus'un AB karşıtı tutumuna ve antlaşmaya hemen imza atmak istememesine değiniyor:

“Çekler, tam Avrupa'nın göbeğinde bulunuyor. Prag'daki senatörler, ulusal egemenliklerini kaybetme endişesi ve Devlet Başkanı Vaclav Klaus'a karşı korku duymadan geleceğe bütünleşme yönünde bir adım attı. Lizbon Antlaşması taraftarı olan Başbakan Topolanek de görev başındaki son günlerinde, partidaşı Klaus'a karşı durabildi. Tıpkı Avrupa yanlısı partisinin diğer milletvekilleri gibi. Bu genç demokrasi, güç gösterisi yapan adamlara ve onların küçük beyinlerindeki soyutlama politikalarına inanmıyor. Devlet Başkanı, aslında geciktirmeden anlaşmanın altına imzasını atabilecekken bunu yapmaktan kaçınıyor. Ama Çek Cumhuriyeti, yıllar boyu kurduğu hayali gerçekleştirmiş ve AB'nın ayrılmaz bir parçası olmuş durumda.”


Derleyen: Hülya Köylü
Editör: Murat Çelikkafa