1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

07.04.2009 - Alman basınından özetler

ABD Başkanı Barack Obama’nın Türkiye ziyareti ve Türkiye’nin NATO Genel Sekreterliği seçimindeki tutumu, 7 Nisan 2009 Salı gününün gazetelerinde öne çıkan yorum konuları arasında yer alıyor.

default

Münih’te yayımlanan Süddeutsche Zeitung gazetesinin, ‘Türkiye kendi kalesine gol attı’ başlıklı değerlendirmesi özetle şöyle:


“Türk hükümeti büyük bir beceriksizlik yaparak, Türkiye’nin AB üyeliğine karşı olanların eline güçlü bir koz verdi. Türkiye zor bir ortak olduğunu göstererek, genişleme yorgunu AB’ni riskler karşısında uyaranların kendilerini haklı hissetmelerine yardımcı oldu. Diğer taraftan, örneğin basın hürriyeti alanında Türkiye’nin sınırsız değerler ortaklığını paylaşacağından kuşku duyanların da elini güçlendirdi. AB üyesi olduğu takdirde, Türkiye’nin Suudi Arabistan ile Danimarka arasında tercih yapma imkânı kalmayacaktır.”

Frankfurter Rundschau gazetesi Obama’nın Avrupa ziyaretinden en çok Türkiye’nin kazançlı çıktığını vurguladığı yorumunda şu satırlara yer vermiş:

“Bu herkesin hoşuna gitmeyebilir. Ama son günlerde Avrupalılar’a Türkiye’siz olamayacakları hatırlatıldı. Avrupa’da öfkesinden küplere binenler Türkiye’nin Avrupa’ya ait olup olmadığını yeniden tartışmaya açmaya niyetlendiler. Türkiye – Avrupa ilişkilerini hissi ve şifahi bakımdan arındırma zamanı çoktan gelmiştir. Bizler ve onlar kategorisi, tarihin tutsaklığından kurtulma cesaretini gösteremediklerinin işaretidir. Barack Obama Avrupalı bir Türkiye’den bahsediyor. Bu uğraşa eski kafaları yenisiyle değiştirerek başlanmalıdır.”

Düsseldorf'un Westdeutsche Zeitung gazetesi, Türkiye'nin ekonomik büyüme sayesinde toplum olarak da modernleşmesini bekleme süresi uzadıkça, batının ana değerlerinin Türkiye tarafından paylaşılmadığının daha bariz bir şekilde ortaya çıktığını, yazıyor. Nürnberger Zeitung gazetesinin yorumu ise şöyle:

“Türkiye'nin tam üyelik süreci orta vadede tarafların kerhen devam ettirdiği bir formaliteye dönüşebilir. Bu durumda Avrupalılar Türkiye’yi isteyip istemedikleri sorusuna muhatap olmaktan kurtulurlar. Belki de Ankara zamanla tam üyelik şansını ortadan kaldıran, ancak dış politikada AB’den bağımsız davranmasını mümkün kılan imtiyazlı ortaklığa ısınabilir. Bununla birlikte AB, siyaset sahnesinde Türkiye’yi ve onun çıkarlarını görmezlikten gelebileceği umuduna kapılmamalıdır.”

Neue Osnabrücker Zeitung gazetesi, Türkiye'yi AB üyeliğine yaklaştırmamış olması bakımından Barack Obama’nın Ankara ziyaretinin pratik yararı olmadığı yorumunu yapıyor. Rheinische Post gazetesi ise ‘Obama’nın Türkiye’ye ihtiyacı olduğunu’ vurguladığı yorumunda Türkiye’nin jeopolitik konumunun Washington açısından taşıdığı öneme işaret ediyor:


“Obama’nın Türkiye ziyareti öncelikle ABD’nin çıkarlarına hizmet etti. Irak açısından lojistik önem taşıyan Türkiye ile ABD arasındaki ilişkiler Irak savaşı yüzünden donmaya yüz tutmuştu. Kırgızistan’daki ikmal üssü Moskova’nın baskısı yüzünden kapanacak olan ABD’nin Türkiye’ye ihtiyacı var. Başkan Obama bu nedenle Türklere duymak istedikleri şeyleri söyledi, ortakları olduğunu ve Türkiye’nin AB’ne alınması gerektiğini anlattı. Tam üyelik sürecini etkileyemeyeceğini bildiği halde… Bu nedenle de Türkiye’nin AB planlarına iyilik değil kötülük etmiş oldu. Batı ile İslam dünyası arasındaki köprü olduğunu söyleyen Türkiye ise batıda İslam dünyasının çıkarlarını savunurken, İslam dünyasında batının aydınlanma ve açık toplum anlayışının savunuculuğunu yapmıyor. Bu köprü tek yönlü işliyor.”

Derleyen: Ahmet Günaltay

Editör: Nihat Halıcı