1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

06.10.2011- Avrupa basınından özetler

Bugünkü Avrupa basınının ağırlık yorum konusunu Euro krizi oluşturuyor. Gazeteler, krizi farklı yönleriyle masaya yatırıyor.

default

İsviçre'nin Zürich kentinde çıkan Tages-Anzeiger gazetesinin yorum sütunlarında krizle ilgili şu satırları okuyoruz:

"Dün Brüksel'de AB Komisyonu'nu ziyaret eden Almanya Başbakanı Angela Merkel, Euro krizinden çıkış için tek bir büyük adımın yeterli olmayacağını söyledi. Merkel, bunun yerine çok sayıda küçük adımın atılması gereğine vurgu yaptı. Ancak bu tıpış tıpış adımların yeterli olmadığı bariz bir şekilde görülüyor. Genişletilmiş Euro Mali İstikrar Fonu'nun hacminin yetersiz kaldığı ortaya çıktı. Daha büyük bir plan içinse zaman daralıyor. Aslında Avrupa Parlamentosu'nun, ulusal bütçelere müdahale yetkisi olan bir 'AB Maliye Bakanı' görevlendirmesi gerekir. Başkentler arasında gizli mekik diplomasisi, krizden çıkış için doğru yol olmadığı gibi aynı zamanda euronun itibarına da zarar veriyor."

Sağ-liberal İspanyol gazetesi El Mundo, Avrupa bankalarının krize hazırlıklı olup olmadığını denemek amacıyla yapılan stres testini eleştiriyor:

"Bu stres testi tam bir kandırmacaydı. İşte bu yüzden şimdi bir kurtarma eylemi gerekiyor. Stres testine şüpheyle bakanlar, ta en başından beri şu noktayı eleştiriyordu: Bankalar, borçlarını ödeyemez duruma gelen ülkelerin olası iflaslarına ne kadar hazırlıklı? İşte asıl test edilmesi gereken buydu ama yapılmadı. Bunun sorumlusu AB hükümetleri, ulusal merkez bankaları ve Avrupa Merkez Bankası'dır. Yetersiz stres testleri yatırımcıları da ürkütüyor. Buna onay veren politikacılar ise sadece krizle mücadelede zaman kaybettirmekle kalmadılar, aynı zamanda milyarlarca euronun da çarçur edilmesine neden oldular."

Fransız Liberation gazetesinin euro krizi hakkındaki yorumuysa şöyle:

"Bankalar için AB çapında yeni bir yardım paketinin hazırlıklarının günyüzüne çıktığı bugünlerde unutulmaması gereken bir şey var: Bankalar herşeyden önce kamuya aittir. Devletler, yeni kurallar koymadan yine milyarlarca euroluk kurtarma paketleri hazırlayamaz. Devlet yardımı alan bankaların yönetim kurullarında da mutlaka o devletin bir temsilcisinin bulunması gerekiyor. Aksi bir durumu kamuoyuna anlatmak hiç de kolay olmaz. Burada artık politikacıların inandırıcılıkları söz konusu."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Murat Çelikkafa

Editör: Başak Özay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız