1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

06.08.2009 - Alman basınından özetler

Türkiye’de hükümetin Kürt açılımı, İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın yemin töreninde AB’nin aldığı tavır ile Filistin ve Kuzey Kore’deki gelişmeler bugünkü Alman basınında öne çıkan yorum konuları

default

Alman basınından seçtiğimiz yorum özetlerine, ülkenin başlıca ciddi siyasi gazetelerinden Frankfurter Allgemeine Zeitung’un Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Kürt meselesine siyasi çözüm bulma girişimini değerlendirdiği yorumuyla başlıyoruz:

“Başbakan Erdoğan’ın muhafazakâr iktidar partisi, Kürt meselesinin çözümünü tamamına erdirmek niyetinde. Erdoğan, Demokratik Toplum Partisi (DTP) ile birlikte ihtilafı siyasi çözüme kavuşturacak bir plan üzerinde çalışıyor. Planın tutması için DTP’nin militan PKK ile ilişkileri tamamen kesmesi şart. Hükümet ayrıca, on yıldır İmralı’da yatan mahkum Abdullah Öcalan’ın affedilmeyeceğini de açıkça ortaya koydu. Yani Kürtlerden de zihniyet değişikliği bekleniyor. Erdoğan’ın partisi başka alanlarda da olduğu gibi, daha önceki hükümetler döneminde düşünülmesi bile mümkün olmayan değişikliklere cesaretle el atabiliyor.”

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın and içerek göreve başlaması ve Avrupa Birliği’nin Tahran yönetimi karşısındaki tutumu, Westfälische Nachrichten gazetesinden aktaracağımız yorumun konusu:

“Dışarıda göstericiler coplanırken, içerde Mahmud Ahmedinejad şaibelinin de ötesindeki seçim zaferinin ardından İran’ın devlet lideri olarak kutlamaları kabul ediyor. Avrupa Birliği’nin temsilcileri de bu trajedinin aktörleri arasında yer alıyor. Olacak şey değil. Dönem başkanı İsveç, yemin törenine katılmasını, Tahran ile aralarındaki ‘diplomatik iletişim kanalını açık tutma amacıyla’ gerekçelendiriyor. Konuşmak tabii ki iyidir. Ama bu kez törene katılmamak çok daha isabetli bir mesaj olurdu."

Münih’te yayımlanan Süddeutsche Zeitung'dan aktaracağımız yorumun konusu ise bugün sona erecek olan El Fetih’in parti kongresi ve Fisitin özerk yönetiminin başkanı Mahmud Abbas’ın konumu:

“Filistinliler, Netanyahu’nun sağcı hükümetini asıl şimdi barış görüşmelerine zorlamalıydılar. Dünya da onları desteklerdi. Ama şiddet üzerine yemin edip Yaser Arafat’ı göklere çıkarmakla bu fırsatı boşa harcamış oluyorlar. Mahmud Abbas dünya başkentlerini dolaşacağına, el Fetih ile Hamas arasındaki kardeş kavgasını sona erdirmeye uğraşmalı. Hamas bile izolasyondan usandığını belli ediyor. Aylardır İsrail’e füzeler düşmüyor. Hamas lideri Halid Meşal bile ılımlı mesajlar verip, İsrail’in 1967 sınırlarına çekilmesi şartıyla iki devletli çözümü kabul edeceklerini ve Arap – İsrail ihtilafına adil çözüm bulunmasında ABD’nin arabuluculuk yapmasına karşı çıkmayacaklarını söylüyor. İnsan, bu sözleri Hamas’ın değil de Abbas’ın söylediğini sanar.”

Mainz merkezli Allgemeinne Zeitung ise Kuzey Kore krizine değindiği yorumunda şu satırlara yer veriyor:

“Kuzey Kore ya da İran gibi devletlerle ön şartsız görüşmelere yanaşır mıydınız? Bu konu başkanlık ön seçimleri sırasında Barack Obama’yı, daha sert bir tutum izleyen Hillary Clinton’dan ayırmaktaydı. Başkan göreve, dış politika tecrübesi olmayan bir idealist yakıştırmasıyla başladı. Ama ilkelerine sadık kaldı. Kuzey Kore’de alıkonan iki bayan gazetecinin serbest bırakılması bu politikanın meyvesidir. Bill Clinton’un ziyareti aynı zamanda, Amerikalıların Kuzey Kore’den gelen tehdidi son derece ciddiye aldıklarını da gösteriyor. George Bush gerginliği tırmandırma stratejisiyle başarısızlığa uğramıştı. Barack Obama’nın yeni Amerikası şimdi en azından yeni bir diyalog yolu göstermiş oldu.”

Basın özetlerine Hannoversche Allgemeine Zeitung’un domuz gribini konu alan yorumuyla son veriyoruz:

“Sonbahar ve kış aylarında, virüsü değişime uğramış çok daha tehlikeli bir grip dalgasının gelmesinden endişe ediliyor. Salgın ancak aşı seferberliğiyle frenlenebilir. Yeterli miktarda yeni grip aşısı üretilebilirse, domuz gribi salgınının önü alınabilir. Virüsün sonbahar ve kışta özelliğini değiştirmesi durumunda ise bütün dünya büyük bir problemle karşılaşır. Çünkü en azından teorik olarak, yeni aşı maddelerinin etkisi sıfıra iner.”

Derleyen: Ahmet Günaltay

Editör: Murat Çelikkafa