1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

06.06.2012 - Alman basınından özetler

Almanya’daki kalifiye eleman açığı, AB’deki borç krizi ile mücadelede gündeme gelen yeni bir reform planı ve Almanya’nın İsrail’e denizaltı satışı Alman gazetelerinde öne çıkan yorum konuları.

Alman hükümeti 2025 yılında üç milyona varacağı tahmin edilen kalifiye işgücü açığını karşılamak amacıyla yeni bir hamle yapıyor. Dün Federal Ekonomi Bakanı Philipp Rösler ve Federal Çalışma Bakanı Ursula Von der Leyen tarafından tanıtılan hamleye ilişkin, Märkische Oderzeitung gazetesi şu yorumu yapıyor:

“Kalifiye eleman hamlesi – kulağa harika geliyor. Eh, harika da olmalı zaten, zira Çalışma Bakanı, Ekonomi Bakanı ve Federal Çalışma Ajansı bir şeyler yaptıklarını göstermeye çabalıyorlar. Ama yaptıkları ne peki? İki internet sayfasını çevrimiçi yapmak. Bu sayfalarda mutlaka ilginç bilgiler bulmak mümkün, ama kalifiye eleman bulamazsınız. Siteye göre, 55 yaş üstü grubun sadece yüzde 60’ının bir işi var. Ayrıca işletmelere, 55 yaş üstü işgücünün de değerli olabileceği hatırlatılıyor. İyi, güzel de, insan, hamle yapan Federal Hükümet ve Federal Çalışma Ajansı'ndan daha somut destek, yardım ve teşvik bekliyor.”

Cottbus kentinde çıkan Lausitzer Rundschau gazetesi de Almanya'daki kalifiye eleman açığına değiniyor yorum sütununda:

“Ülkede hâlâ yeterince kalifiye olmayan çok sayıda uzun süreli işsiz var. Birçok kadın hâlâ, gerekli çocuk bakımı mümkün olmadığı için yarım gün çalışmak zorunda kalıyor ya da hiç çalışamıyor. Bunlar siyasetçilerin kolları sıvayabileceği alanlardan sadece ikisi. Ama hükümet ne yapıyor? Eğitim düzeyi düşük çalışanların daha kalifiye olmalarını sağlayan programlarda kesintiye gidiyor ve kadınları istihdam piyasasından nispeten uzaklaştıran çocuk bakım parasını icat ediyor. Yabancı kalifiye elemanları Almanya'ya çekmek için atılması gereken birçok adım da hâlâ eksik. Yapılan araştırmalar, kalifiye işgücünün Almanya'ya göç etmesinin önündeki en büyük engelin Almanca yetersizliği olduğunu gösteriyor. Ama devletin bu yönde geniş çaplı bir girişimde bulunduğu yönünde hiçbir gösterge yok.”

Avrupa Birliği'nde borç krizi ile mücadelede yeni bir plandan söz ediliyor. Henüz resmileşmese de, “Bankalar Birliği” olarak adlandırılabilecek bir uygulama gündeme gelmek üzere. AB Komisyonu'nun Ekonomik ve Mali İşlerden sorumlu üyesi Olli Rehn, bankalara, zararlarını karşılamak üzere sermaye takviyesi yapılması fikrini dile getirdi. Düsseldorf'ta yayımlanan Handelsblatt gazetesi bu fikre karşı çıkıyor:

“Bankaların durumundan Euro Bölgesi ülkelerinin kendileri sorumlu. Neden bankaları istikrarlı ülkeler, komşu ülkelerdeki köhnemiş bankaların mesuliyetini üstlensin? Vatandaşlar zaten vergi mükellefi olarak yeterince yük altına girmiş durumda, bir de tasarruf sahibi olarak sırtlarına yük konmamalı. Kefillik konusundaki birliğin açık bir sınırının olması gerek.”

İsrail'in Almanya'dan gönderilen denizaltılara nükleer silah yerleştirdiği iddialarıyla ilgili tartışmalar da sürüyor. Regensburg kentinde yayımlanan Mittelbayerische Zeitung'un yorumu şöyle:

“İsrail için nükleer silah taşıyabilen denizaltılar, Alman devlet politikasının bir parçasıdır. Gerçi Alman hükümetinden bunu hiç kimse bu kadar açık bir şekilde dile getirmeyecektir. Ama Berlin'den gelen açıklamalar buna işaret ediyor. Resmî argüman, “Biz denzaltıları teslim ediyoruz. İsraillilerin bununla ne yapacağı kendi bilecekleri iş” şeklinde. Ancak Almanya silah sevkiyatı yapmadı. İleri teknoloji ürünü denizaltılar Alman tersanesinde, nükleer füze fırlatabilecek şekilde inşa edildi. Yani Alman hükümeti İsrail'in dünyanın en tehlikeli bölgelerinden birinde yüzen bir nükleer silah cephaneliği oluşturmasını onaylayarak göze almış durumda.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Aydın Üstünel

Editör: Beklan Kulaksızoğlu