1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

06.04.2012 - Avrupa basınından özetler

Bosna Savaşı'nın 20'nci yıldönümü, Yunanistan krizi ve Paskalya Yortusu, 6 Nisan 2012 tarihli Avrupa basınında öne çıkan yorum konularını oluşturuyor.

Avusturya'nın başkenti Viyana'da çıkan Die Presse gazetesinden bir yorumla başlıyoruz basın turumuza. Bosna Savaşı'nın 20'nci yıldönümü vesilesiyle kaleme alınan yorumda Avrupa Birliği-Balkanlar ilişkileri masaya yatırılıyor:

"Avrupa Birliği zor bir dönem geçiriyor. Ekonomik ve malî krizin yanı sıra işlerliğini kısmen yitirmiş yapısal sorunlarla boğuşuyor. Kıtanın güneydoğusunda ise AB, hâlâ bu oluşumun temel fikri olan 'barış projesi' olarak algılanıyor ve itibar görüyor. AB, Balkanlar nezdindeki bu konumunu muhafaza etmek istiyorsa bölgede uzlaşmanın sağlanmasına yardımcı olmalı. Zira ancak bu sayede, Bosna Savaşı'nın başlamasından 20 yıl sonra, nihai bir barışın tesis edilmesinin yolu açılabilir."

Sırada Lyon merkezli Fransız gazetesi Le Progres'ten bir yorum var. Yunanistan ve Euro Bölgesi'ndeki krizi büyüteç altına alan gazetede şu satırları okuyoruz:

"77 yaşında bir adam düşünün; Paris'in orta yerinde başına kurşun sıkarak intihar ediyor. İşte Yunanistan'ın başkenti Atina'nın orta yerinde geçtiğimiz çarşamba günü aynen böyle bir olay meydana geldi. Yaşlı adam, gırtlağına kadar borca batmış. Tıpkı ülkesi, hatta bütün Avrupa gibi. Yunan eczacının intiharı Fransa'da pek geniş yankı bulmadı. Elbette krizin varlığından haberdarız; çoğumuz da bunun etkilerini fazlasıyla hissediyoruz. Ancak Paris, Brüksel ve Washington'daki yetkililer, dibe vuruşun önlendiğini ve en kötü günlerin artık geride kaldığını söylüyor. Oysa bu doğru değil. IMF daha dün, Portekiz'deki vahim tabloyu gözler önüne serdi ve duyduğu endişeyi dile getirdi. İspanya'daki piyasalarda da güvensizlik ve endişe âdeta tavan yaptı. Gözümüzün boyanmasına izin vermeyelim. Yunanistan bize hiç de uzak değil!"

Son olarak Paskalya Yortusu vesilesiyle dinin, toplum hayatındaki yerini sorgulayan bir yorum aktaracağız. İngiltere'nin başkenti Londra'da yayımlanan The Times'ın değerlendirmesi özetle şöyle:

"Batı toplumlarında din ve devlet işlerinin mutlak ayrılığı prensibi geçerlidir. Ancak din, sadece Batı'nın tarih, sanat ve kültüründe geniş yer tutmakla kalmıyor; aynı zamanda toplumsal hayatta da öteden beri son derece etkin bir unsur işlevi görüyor. Aynı zamanda iktidardakilere, sahip oldukları gücünün kökeninin tarihsel gelişmelerle ilintili olduğunu da hatırlatıyor. Dinin temel konsepti ise kainatın sonsuzluğunu, insanoğlunun anlayabileceği şekilde açıklamaya çalışmaktan ibaret. Paskalya Cuması da işte bunu destekler mahiyette bir mesaj veriyor: Tanrı, belirli bir yerde belirli bir süre için insana dönüştü ve (bizim için) acı çekti."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Murat Çelikkafa

Editör: Ercan Coşkun

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız