1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

06.03.2009 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman gazetelerinin başlıca yorum konularını, NATO-Rusya yakınlaşması ve Avrupa Merkez Bankası’nın gösterge faiz oranını indirmesi oluşturuyor.

default

NATO’ya üye 26 ülkenin dışişleri bakanları dün Brüksel’deki toplantıda NATO-Rusya Konseyi’nin çalışmalarına yeniden başlamasını büyük çoğunlukla onayladı. Berlin’de yayımlanan Tagesspiegel gazetesi Rusya ile Gürcistan arasında yaşanan savaşın ardından askıya alınan NATO-Rusya Konseyi’nin yeniden canlandırılacak olmasını şöyle yorumluyor:

“Batı, Rusya’nın Gürcistan’a askeri müdahalesinin başladığı 19 Ağustos 2008’den itibaren Rusya ile ilişkileri dondurmuştu. Tipik Bush tarzını yansıtan bu tavrın yapıcı olmadığı zamanla ortaya çıktı. Zira görüşmeleri kesen taraf, karşı tarafın meramını anlayacak durumda olamıyor. Ayrıca bu aceleci bir tutumdu çünkü gerginliğin operasyon boyutuna ulaşmasında Gürcistan’ın da payı vardı. NATO ayrıca Afganistan’daki birliklerinin gereksinimlerini sorunsuz ve kesintisiz yerine getirebilmek için Rusya’ya acilen ihtiyacı olduğunun farkına vardı. Tüm bunlar Moskova’yı hiçbir sorunun yaşanmayacağı bir ortak yapmıyor. Ama en azından rakip yerine ortak olmak iyi bir şey.”

Yine Berlin’de yayımlanan Neues Deutschland gazetesinin NATO-Rusya yakınlaşmasına ilişkin yorumu da şöyle:

“İlişkilerin normalleşmesine yönelik adımlar Moskova’da 'mantığın zaferi' diye yorumlanıyor. Gerçekten de bu yakınlaşma acil çözüm bekleyen küresel ve bölgesel güvenlik politikaları için önemli bir ön koşul. Tabi bu ılımlı havanın ne kadar süreceğini şimdiden kestirmek mümkün değil. Çünkü NATO Dışişleri Bakanları’nın dünkü toplantısına katılan ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, şimdiye kadar olduğu gibi NATO’nun kapılarının Gürcistan ve Ukrayna gibi devletlere açık tutulması gerektiğini söyledi. Bu da Moskova’da büyük bir sevinçle karşılanmayacaktır.”

Bugünkü Alman basınında geniş yer bulan diğer bir konuysa Avrupa Merkez Bankası’nın faiz indirimi. Avrupa Merkez Bakansı dün rekor indirime giderek, faiz oranını yüzde 1,5’e çekti. Banka böylece Ekim ayından bu yana beşinci kez faiz indirimine giderken, faiz oranı tarihin en düşük seviyesine gerilemiş oldu. Hamburg’da yayımlanan Financial Times Deutschland gazetesinin konuyla ilgili yorumu şöyle:

“Son verilere göre, bu ve önümüzdeki yıl için enflasyon oranı beklentisi, Merkez Bankası’nın açıkladığı rakamların altında kalacak. Bu, Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean-Claude Trichet’in dün açıkladığı ve gösterge faiz oranlarını 50 baz puan aşağı çekerek yüzde 1,5 gibi rekor bir seviyeye düşürmesinin ardından başka indirimlerin de yapılabileceği anlamına geliyor. Merkez Bankası’nın küresel reel ekonominin çöküşü ve deflasyon canavarı karşısında nasıl bir mücadeleye hazırlandığıysa belli değil. Tabi ki Avrupa’da henüz fiyatların kalıcı olarak düşmesi söz konusu değil. Ancak bu ihtimalin de göz ardı edilmemesi gerekiyor. Zira böyle bir durum felakete yol açar. Bu konuda Japonya örneğinden ders çıkarmak yerinde olur.”

Dresdner Neueste Nachrichten gazetesinin yorumunda da faiz indirimiyle birlikte yaşanacak olası sorunlardan endişe ediliyor:

“Uyarı bir: Yakında fiyatlar geniş çapta düşecek. Bu ilk etapta kulağa hoş gelse de iyi bir gelişme değil. Özellikle uzun vadede. Çünkü fiyatların düşmesi tüketimi frenleyerek şirketleri zor duruma sokabilir. En kötü ihtimalle deflasyon oluşur. Ekonomi kilitlenir, işsizlik artar. Uyarı iki: Düşük seviyedeki faiz oranı ve yüksek mali teşviklerle kullanımdaki para miktarı artar. Konjonktürde canlanma başladığında, piyasa fiyatları kontrolden çıkar. O zaman da yüksek enflasyon tehlikesi baş gösterir. Yapılan birikimler değer kaybederken, yaşam daha pahalı hale gelir.”