1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

06.02.2012 - Avrupa basınından özetler

Rusya ve Çin’in Suriye politikasına tepkiler ve Yunanistan’daki mali kriz, seçtiğimiz yorum konuları.

default

Bugünkü Avrupa gazetelerinden seçtiğimiz yorumların çoğu hafta sonunda BM Güvenlik Konseyi’nde Rusya ile Çin’in Suriye Yönetimi’nin kınanmasını engelleyen vetoları ile ilgili. Bir değerlendirme de Yunanistan’daki mali krize ilişkin.

Muhafazakar Fransız gazetesi Le Figaro, BM Güvenlik Konseyi'nde Rusya ve Çin'in veto hakkını kullanmasına değindiği yorumunda, veto silahının kullanılmasının aslında iki yönü olduğunu anımsatarak şu görüşlere yer veriyor:

“Rusya ve Çin’in bu hakkı kullanması bu defa onların izolasyonunu gündeme getirdi. BM Güvenlik Konseyi’nin 13 ülkesi, bu arada normal olarak Rus ve Çin argümanlarına her zaman yakın durmuş olan Hindistan ve Güney Afrika, Arap Birliği’nin hazırladığı karar taslağına ‘evet’ dedi. Kalkınmanın eşiğinde olan ülkeler arasında oluşabilecek dayanışma hareketini Rusya ve Çin böylece delmiş oldu. Rusya ve Çin, bu girişimleriyle otoriter rejimleri desteklemeyi, halkın özgürlük çabalarından daha önemli gördükleri suçlamasına da maruz kalmış oluyorlar.”

Sağ liberal İtalyan gazetesi Corriere della Sera ise veto yüzünden Washington ile Moskova arasındaki gerginlik artıyor gibi görünse de, aslında ABD’nin, İsrail-Filistin anlaşmazlığından bu yana Amerikan diplomasisine karşı tavır alan bazı ülkeler nezdinde puan topladığı görüşünü savunuyor. Yorum şöyle devam ediyor:

“Örneğin Fas, Güvenlik Konseyi’ndeki tek Arap ülkesi olarak Suriye vetosundan duyduğu büyük üzüntüyü ve hayal kırıklığını dile getiriyor. Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da vetoyu, ‘Soğuk Savaş mantığının BM’de hâlâ var olduğunun bir işareti’ olarak tarif ediyordu. “

Avusturya gazetesi Kurier, BM Güvenlik Konseyi’nin Beşar el Esad’ın Suriye muhalefetine karşı başlattığı taarruzu sadece izlemekle yetindiğini, bunun da Rusya’nın Suriye’ye ilişkin özel çıkarlarını veto hakkı ile korumak istemesinden kaynaklandığını belirtiyor. Gazetenin yorumu şu satırlarla son buluyor:

“Suriye örneğinde görüldüğü üzere, BM Güvenlik Konseyi kolay bir biçimde bloke olabiliyor, uluslararası topluluk kolay bir biçimde birbirine düşürülebiliyor. Burada alarm zilleri çalmalıdır! Zira güncel anlaşmazlıklar ortak oluşturulan baskı araçlarıyla engellenemezse, o takdirde kontrol edilemeyen gerginlikler ve tek başına askeri müdahaleler tehlikesi artmaya başlar.”

Sol-liberal İspanyol El Periodico gazetesi, Yunanistan’daki mali krize değindiği yorumunda, Alman-Fransız ekseninin AB ülkelerine dayattığı, her ne pahasına olursa olsun tasarruf politikalarının Yunanistan gibi ufak bir ülkeyi tahammül edilemez bir duruma getirdiğini belirtiyor ve şöyle devam ediyor:

“Öyle ki bazı halk kesimlerinde çocukların zafiyet geçirme tehlikesi bile ortaya çıkmış bulunmakta. Yunanistan’da sağcıların ülkenin bilançolarında sahtecilik yaptığı, solcuların ise pasif kaldığını anımsatmak da pek işe yaramıyor. Burada söz konusu olan yükün eşit biçimde paylaştırılması ve AB’nin, birliğe bağlı çevre ülkelere Yunanistan’a davrandığı gibi davranmamasını sağlamaktır. Euro, birileri boğulmak üzeriyken onun gırtlağına daha fazla basarak kurtarılamaz.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Çelik Akpınar

Editör: Başak Özay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız