1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

06.01.2009 - Alman basınından özetler

AB'nin Gazze'de ateşkes çabalarında başarısız olması ve Alman koalisyon partileri arasında ikinci konjonktürü teşvik programıyla ilgili tartışmalar, bugünkü Alman gazetelerinin yorum köşelerinde yer alan başlıca konular.

default

Frankfurter Rundschau gazetesi, Avrupa Birliği’nin Ortadoğu’daki ateşkes sağlama girişimini şöyle yorumluyor:

“2009 yılı AB açısından bundan kötü başlayamazdı. Ortadoğu’da savaş oluyor ve AB dış politik konularda fazla ciddiye alınamayacağını bütün dünyaya gösteriyor. Arabuluculuk yapmayı öneren Avrupalıların dürüst arabulucu olabileceklerinden şüphe duyuluyor. AB’ni kimin temsil edeceğine de karar veremedikleri anlaşılıyor. Birden çok muhatap, kişisel hevesler ve laf kalabalığı. Diplomatik girişimlerde başarı şansının usulüne göre nasıl azaltılabileceğini merak eden, bunu Prag, Brüksel ve Paris’teki uzmanlara sorabilir.”

Westdeutsche Zeitung gazetesi de, AB’nin siyasi ağırlığını kullanamadığı görüşünde:

“Ortadoğu’da kan dökülürken AB bu kez de birbirini bastırmaya çalışan solistleriyle sahneye çıktığı için ahenksiz bir koroyu andırıyor. Yılbaşında Fransa’dan konsey dönem başkanlığını devralan Çek Cumhuriyeti çaresizce inisiyatifi ele almaya çalışırken, dünya politikacısı rolünü çok beğenen Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy hala Avrupa’nın orkestra şefi gibi davranıyor.”

Nürnberger Zeitung gazetesi de AB’nin etkili olacağından kuşkulu:

“Aynı anda üç ayrı heyet Ortadoğu’yu tarıyor. Çek Dışişleri Bakanı Schwarzenberg başkanlığındaki AB troykası, ünlü Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve Ortadoğu özel temsilcisi Tony Blair. Gözler, AB’nin kendini gülünç duruma düşüren arabuluculuğunda değil, Ortadoğu’da adil barışın sağlanmasına çalışması beklenen Beyaz Saray’ın yeni efendisinin üzerinde.”

Berliner Zeitung gazetesi Hamas ile İsrail arasındaki anlaşmazlığı konu alan yorumunda şu görüşlerle yer veriyor:

“Ne İsrailliler’in Gazze’deki hayat şartlarından haberi var, ne de Filistinliler İsrail’de nasıl yaşandığını biliyor. Bu hep böyle olmadı. 1987 yılındaki birinci intifadaya kadar yüz binlerce Filistinli İsrail’de çalışıyor, İsrailliler de Ramallah’ta alışveriş yapıyordu. Artık irtibat kesildi, temasların yerini farklı algılamalar aldı. Her iki taraf da sadece kendi kayıplarını görüyor. Yahudi düşmanlığıyla karışık nefret ve ırkçılıktan muaf olmayan hor görme alışkanlığı her savaşla daha da artıyor.”

Braunschweiger Zeitung gazetesi Gazze’deki savaşa şu satırlarla değiniyor:

“Hiçbir devlet Filistinlilerle dayanışmayı ciddiye almıyor. ‘Kardeş’ Filistinliler, bütün hükümetlerin bu görüşten uzaklaşmış olmalarına rağmen, düşman İsrail imajını ayakta tutan bir huzursuzluk merkezi yerine geçiyor. Bağlılık ve dayanışma mesajları inandırıcılıktan uzak bir alışkanlık haline geldi. 1977 yılında İsrail’i ziyaret edip İsrail meclisinde tarihi bir konuşma yaparak bu riyakârlık ve sinisizimi sona erdiren Devlet Başkanı Enver Sedat olmuştu. Sedat barışı aramasını 1981 yılında canıyla ödedi ama onun mirası hala yaşıyor. Silah üstünlüğüne güvenen İsrail de denge ve adil çözüm mesajına kulaklarını tıkayamaz. Bunun dışındaki hiçbir formülün başarı şansı yoktur.”