1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

05.12.2011 - Avrupa basınından özetler

Rusya'da hafta sonu yapılan parlamento seçimleri, Euro Bölgesi'nde tartışılmaya devam edilen borçlanma krizi ve Mısır'daki gelişmeler, Avrupa gazetelerinde bugün ağırlıklı olarak ele alınan konulardan.

default

Rusya'da parlamentonun alt kanadı olan Duma'nın yeni üyelerinin belirlendiği seçimlerden iktidar partisi Birleşik Rusya galip çıktı ancak ciddi oranda oy kaybına uğradı. Vladimir Putin, bazı kararları Duma'dan geçirebilmek için bundan böyle muhalefetin desteğine ihtiyaç duyacak. Sonuçları yorumlayan Rus gazetesi Moskovski Komsomolez şu değerlendirmeyi yapıyor:

"Açıklanan 'resmî' sonuçlarla sandığa yansıyan 'gerçek' sonuçlar arasında derin bir uçurumun olması durumunda Rusya'yı daha önce de felakete sürükleyen büyük bir protesto dalgasının tekerrür edebileceğini siyasi elitler de biliyor. Bu noktadan hareketle kirli bir seçim kampanyası yürüten Putin'in Birleşik Rusya Partisi, dibe vurmaktan kurtulup yukarı doğru bir adım atmasını bildi."

Prag'da çıkan Çek ekonomi gazetesi Hospodarske Noviny ise Rusya konusunda şu yorumda bulunuyor:

"Yolsuzluk ve sermaye kaçışını önlemek şimdiki iktidarın tek başına üstesinden gelebileceği bir sorun değil. Seçmenler, entellektüel düzeyi yüksek olan ancak güçsüz konumda bulunan muhalefetin de bu sorunları çözebileceğine inanmıyor. Bu devasa ülkede mafya hemen herşeyi avucunun içine almış durumda. Dışarıdan destek gelmeden Rusya'da değişim çok yavaş bir tempoda ilerleyecektir."

Sırada Euro Bölgesi'ndeki krizle ilgili bir yorum var. Fransız Le Figaro gazetesinde şu satırları okuyoruz:

"Gerçek şu ki, Euro krizi taviz verilmeden çözülemez. Mevcut kanının aksine Almanya, bankalara malî destek verilmesi ve Avrupa yardım fonu kurulması gibi konularda bugüne kadar birçok taviz verdi. Hatta devlet tahvillerinin satın alınması gibi Avrupa Merkez Bankası'nın yaptığı bazı alışılmadık uygulamalara da göz yumdu. Fransa ise bütçe disiplini konusunda ikna oldu. Bunun AB sözleşmeleriyle kayıt altına alınmasına da Paris'in rıza göstermesi gerekiyor."

Son olarak Mısır'daki gelişmeleri ele alan bir yorum aktarıyoruz. Hollanda gazetesi de Volkskrant, "Mısır, İslamcı bir çizgiye mi kayıyor?" sorusuna yanıt arıyor:

"Aslında Mısır toplumu, öteden beri İslamî bir anlayışı benimsemiş durumda. Bu bakımdan İslamcı akımların siyaset sahnesinde boy göstermesi de doğal. Mısır'ın bundan böyle katı bir İslamcı rota izleyip izlemeyeceği ise büyük ölçüde Müslüman Kardeşlere bağlı. Nispeten ılımlı olan diğer siyasi partilerin de söz sahibi olması ihtimal dâhilinde. Eğer bu partiler, Müslüman Kardeşlerin önerisini kabul ederse, o zaman ılımlı-İslamcı bir parlamenter çoğunluğun tesis edilmesi de mümkün olabilir."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Murat Çelikkafa

Editör: Ercan Coşkun

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız