1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

05.12.2008 - Avrupa basınından özetler

Bugünkü Avrupa gazetelerinde AB’nin hazırladığı iklim koruma paketi ile para piyasalarında alınan önlemlerle ilgili yorumlar var.

default

Fransız “Le Monde” gazetesi, AB’nin hazırladığı İklim Koruma Paketi’ne ilişkin yorumunda, ‘AB, olsa olsa dünyanın geri kalan kısmına bir konuda örnek olabilir, o da çevre politikalarıdır’ diyor ve yorumuna şöyle devam ediyor:

“ …Ancak çevre politikalarının birincil konu hale gelmesi çok zaman aldı. Avrupalılar bu konuda ABD’nin karşı tavrından dolayı da puan topladılar. Çünkü Avrupa, Kyoto Protokolü’nü kabul ederek, iklimin korunması mücadelesine ivme kazandırdı. Ancak Kyoto Protokolü’nün devamı konusunda Avrupalılar görüş birliği sergilemiyorlar. Öte yandan hükümetlere bağlı olmayan kuruluşlar, Avrupalıların bu konuda bölünmesi sonucunda iklim koruma hedeflerinin sulandırılmasından endişe ediyorlar. Tam gerçeklerle yüzyüze kalınacak önümüzdeki dönemde Avrupa çevrenin korunmasında örnek oluşturmaya devam edecek mi, etmeyecek mi, şimdi yöneltilmesi gereken soru bu!”

Liberal Danimarka gazetesi “Politiken” ise yorumunda farklı bir konuya, Avrupa Merkez Bankası’nın ve Avrupa’daki diğer ulusal bankaların faiz oranlarını düşürmesi kararına değiniyor:

“Avrupa’nın bir dizi Merkez Bankası, duraksama içerisinde bulunan ekonomiyi, faiz oranlarını düşürerek canlandırma amacındalar. Ama bunlar boşuna çaba gibi görünüyor. Şimdiye kadarki uygulamalarda faiz oranlarının düşürülmesi sihirli bir efekt yaratmaktan hep uzak kaldı. Faiz oranlarının düşürülmesi, etkisini ihtiyaç duyulan alanda gösteremiyor. Merkez Bankası’ndan borç para alan bankalar, bu parayı yine borç olarak ticari işletmelere vermek istemiyorlar. Bunların birçoğu, uçuruma düşmeme savaşı içindeler. Merkez Bankaları’ndaki panik bir şeyi daha onaylıyor; o da ABD ve Avrupa’da reel bir deflasyon rizikosunun bulunması… Böyle bir durumda fiyatlar düşecektir ve tüketici, daha sonra değer kazanır beklentisi ile parasını harcamayacaktır. Bu ise tüm üretim çarklarının durması ve hepimizin gitgide yoksullaşması anlamına gelir.”

Avusturya’da yayımlanan muhafazakar “Die Presse” gazetesi ise küresel mali kriz çerçevesinde ele aldığı yorumda, menajerleri orta çağdaki feodal beylere benzetiyor. Yorumda özetle şu satırları okuyoruz:

“… Uzaklardaki hükümdar tarafından, yani bugünkü deyimi ile hissedarlar tarafından büyük bir iktidar gücü ile donatılan bu menajerler, yönetimleri altındaki binlerce ailenin kaderini belirliyor ve bundan dolayı da prensler gibi ödüllendiriliyorlar. Ancak bir fark var: İcap ettiği durumlarda feodal bey, hükümdarı ve toprakları uğruna savaşa girip, bu uğurda kellesini de bırakabiliyordu. Ama bugün, o dönemlerdeki kadar cömertçe para ödenilen menajerler belki de sadece konutlarını satmak zorunda kalarak, eski yaşam standartlarına kavuşabiliyorlar. Burada bir şeyler yanlış gidiyor gibi… Ücret politikaları, işletmelerin uzun vadede gelişme çizgisini izleyerek belirlenecek olursa, bu, daha sağlıklı rekabet, daha fazla piyasa ve daha fazla adalet getirecektir. Çünkü başarısız olunduğunda da, ‘parayı geri ver’ deme hakkı doğacaktır.”