1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

05.11.2010 - Alman basınından özetler

ABD Başkanı Obama'nın Asya gezisi, Washington'un para politikası, intrnette kişisel verilerin korunması ve Almanya'da nükleer atık sevkiyatı nedeniyle çıkması olası gerginlikler, bugün seçtiğimiz yorum konuları.

default

Frankfurter Allgemeine Zeitung, ABD Başkanı Obama’nın kongre seçimlerinde aldığı yenilginin moral bozukluğunu, çıktığı Asya gezisi sırasında kolay kolay atamayacağı görüşünde. Gazete, Asya gezisinin ilk durağı olan Hindistan’da da Obama’ya karşı bazı çekinceler olduğunu belirtiyor ve yorumuna şöyle devam ediyor:

“Obama’dan önceki Başkan George W. Bush, Delhi’de itibar görüyordu. Zira Bush’un tüm dünyanın karşı çıkmasına rağmen Hindistan ile imzaladığı nükleer antlaşma sayesinde Hindistan nükleer güç olarak uluslararası siyaset arenasında ilk sıraya yükseldi. Demokratlar ise Delhi’de bu projenin frenleyicisi olarak görülüyorlar. Obama’nın, sera etkisi yapan gaz emisyonlarının üst sınırını belirlemesi yönünde Hindistan’ı uyarması da Hintli siyasetçilerin pek hoşuna gitmemişti. Ancak Kongre’de oluşan yeni iktidar aritmetiğinin, iklim ve korumacılık gibi politikaların artık geçmişte kalacağına işaret ediyor. Obama’nın Afganistan’dan asker çekmek için tarih vermesi de Hindistan’da ‘büyük bir hata’ olarak algılanıyor. Zira Hindistan, Batılı güçlerin Afganistan’dan çekilmesinden sonra, burada oluşacak aşırı dinci hareketlerle tek başına mücadele edilmeye terkedileceğinden endişe ediyor. Hindistan'da aleyhine esen bu rüzgârı bilen Başkan Obama, bu ülkeyi ziyaretinde beklentilere en azından sembolik biçimde karşılık vermeye çalışacaktır.”

Badische Zeitung adlı gazeteden seçtiğimiz yorum ise ABD’nin para politikalarıyla ilgili. Yorumda şu görüşlere yer veriliyor:

“ABD’deki işletmeler kapasiteleri yeterli olmadığı için yatırım yapmıyor; tüketici ise gırtlağına kadar borçlanma içinde olduğu için satın alma gücü bulunmuyor. Faiz oranlarının şimdikinden daha alt seviyeye çekilmesiyle tüketicinin bir tüketim sarhoşluğu içine girmesi beklenemez. Yeniden devlet tahvillerinin satın alınması, ancak ümitsizlik içindekilerin yapabuileceği bir girişimdir ve riskleri de yüksektir. Bunun nedeni büyük bir enflasyon dalgasının kapıda beklemesi de değildir. Şu anda çok uygun olan kredilerin spekülatif işlerde kullanması tehlikesi de var. Eğer ham petrol, altın ya da buğday fiyatları önümüzdeki dönemde birden aşırı bir biçimde artış gösterecek olursa, bunun tohumları bugünlerde atılmış demektir.”

Oldenburgische Volkszeitung gazetesinin yorumu ise farklı bir konuda. Gazete, AB’nin internette kişisel verilerin korunması konusunda almak istediği önlemleri yorum konusu yapmış:

“Google ya da Facebook gibi internet firmaları, son derece kuşku uyandıran ve hatta yasadışı uygulamaları ile sürekli dikkatleri üzerlerine çekiyorlar. Bu nedenle AB Komisyonu, 15 yıllık geçmişi olan kişiye özel verileri koruma yasasında değişikliğe gitmeyi bir zorunluluk olarak görüyor. Bu konuda doğru bir çıkış noktası da var: Özellikle bilgilerin silinmesi ya da genel olarak verilerin akıbeti konusunda internet kullanıcısının kendi belirleme hakkını kullanması öngörülüyor. Ancak bu yöndeki taleplerin söz konusu internet firmalarının merkezlerinin AB ülkeleri sınırları içinde olmaması nedeniyle sonuçsuz kalabileceğine de dikkat çekiliyor. Buna rağmen AB’nin attığı adım anlamlı. Zira bu girişim, küresel çapta gerekli düzenlemelerin yapılması için ilk sinyal olabilir.”

Mannheimer Morgenpost gazetesinden seçtiğimiz yorum, nükleer atıkların "castor" adı verilen konteynırlar içinde Almanya’daki son depolanma yerlerine sevkedilmesiyle ilgili. Bugünlerde tren yolu üzerinden yeni castor sevkiyatları gündemde ve buna karşı güzergâh boyunca yoğun protesto hareketleri düzenleniyor. Gazetenin yorumunu aktarıyoruz:

“Siyasetçiler 30 yıldan bu yana Almanya’da nükleer atıklar için güvenli bir nihai depolama yeri bulamadığı içindir ki güvenlik güçleri, 'castor' sevkiyat hattını bir kez daha protestoculardan temizlemekle görevlendirilmiş bulunuyor. Federal hükümetin ve eyelatlerin beceriksizliğinin bedelini çok sayıda genç polis memuru ödemek zorunda kalıyor. Öte yandan nihai depolama konusunda vatandaş girişimleri ile bir uzlaşma sağlamak da olası görünmüyor. Tam tersine, federal hükümetin nükleer santrallerin işletme sürelerini uzatma kararı, bu enerji türüne karşı olanların direnişini daha körüklemiş bulunuyor.”


© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Çelik Akpınar

Editör: Murat Çelikkafa