1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

05.09.2011 - Avrupa basınından özetler

Bugünkü Avrupa gazetelerinden seçtiğimiz yorumlar, Angela Merkel liderliğindeki Alman koalisyon hükümetinin geleceği ile Ortadoğu’da bağımsız Filistin devleti ilan edilmesinin bölgeye olası yansımalarını ele alıyor.

default

Liberal İtalyan gazetesi La Stampa, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in, en zor hükümet dönemlerinden birini geçirmekte olduğunu, ortağı Hür Demokrat Parti’nin art arda aldığı seçim yenilgilerinden sonra ilk kez koalisyonun geleceğini düşünmek zorunda kaldığını vurguluyor. Yorum şöyle devam ediyor.

“Asıl belirleyici test bu ay sonunda Federal Meclis’in AB Kurtarma Fonu’na ilişkin yapacağı oylama sırasında yaşanacak. Nükleer enerjiden vazgeçme konusundan Yunanistan’a mali yardımlar konusuna kadar Merkel’in şimdiye kadarki birçok manevrasını desteklemiş olan çok sayıdaki parti yandaşı şimdi ona gücenik. Bu çevreler Almanya’nın neden daha fazla garanti için kefil olması gerektiğine anlam veremiyorlar.”

Muhafazakar İngiliz gazetesi The Times ise “Merkel'in Keyifsizliği” başlıklı yorumunda, Mecklenburg-Vorpommern eyalet seçiminde aldıkları yenilginin ışığında Almanya’daki koalisyon ortaklarının içinde bulundukları durumu analiz ediyor. Gazete, 1949’da Konrad Adenauer’in başbakanlığından bu yana Almanya’da hep akılcı ve ileri görüşlü başbakanların işbaşına geldiğini belirtiyor, ancak “Merkel bu gruba dahil değil” diyor:

“Merkel hükümetinin ehliyetsiz, dar görüşlü ve zayıf olduğu ortaya çıktı. Bu durum sadece iç politika ile de sınırlı değil. Almanya’nın müttefikleri, Merkel'in batı ittifakı ile dayanışma tavrından da pek hoşnut değiller. Almanya’nın NATO içerisinde izole olmasının sebebi kendisi! BM Genel Kurulu’nda Libya konusunda yapılan oylamada Almanya, Rusya ve Çin ile birilikte çekimser oy kullandı. Libya, Almanya’nın en büyük dış politik fiyaskolarından biri. Merkel’in dış politikaları, ondan öncekilerin izledikleri dış siyasi geleneklerden ayrılmak anlamına geliyor ve bu yüzden de başarısızlığa uğraması kaçınılmaz.”

Muhafazakar İsveç gazetesi Svenska Dagbladet, farklı bir konuya, Pazartesi günü Filistin’in bağımsızlık ilanı konusunda BM Genel Kurulu’nda yapılacak oylamaya değiniyor. Gazete yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

“Filistin’in bağımsız bir devlet olarak tanınması, sonu gelmek bilmeyen Ortadoğu sorununun çözümü için yeni bir dinamiğin başlaması anlamına gelebilir. Ama belki de hiçbir etkisi olmayacaktır. BM’den çıkacak ne evet, ne de hayır kararı sorunun çözümüne doğrudan katkı yapabilecektir. Zaten sorunun muhatabı iki taraf, mevcut durumdan aslında gayet de hoşnutmuş gibi bir izlenim veriyorlar. Zira bu durum, Filistin'de El Fetih ve Hamas iktidarlarının ve kendilerine yapılan yardımların devam etmesinin bir çeşit teminatı. İsrail açısından ise Filistin terörü artık ülkenin varlığını tehdit eden bir unsur anlamı taşımıyor, zira terör ortadan kalktı.”

Lüksemburg’ta yayımlanan Luxemburger Wort adlı gazetenin değerlendirmesi ise İsrail’deki kitlesel gösterileri konu alıyor. Yorum özetle şöyle:

“Ülkedeki barışçıl gösteriler ilk başta Başbakan Benyamin Netanyahu yönetimindeki muhafazakar hükümetin “neo liberal ekonomi politikalarına” yönelik. Ancak halkın geniş bölümünün temel ihtiyaçlarını karşılamayacak durumda olmasını sadece Netanyahu’nun başarısız kalan ekonomik politikaları ile açıklamak mümkün değil. Ülke 62 yıldan bu yana zor durumda. Ülkede olağanüstü durumun neredeyse olağanlaşması ve askerin sürekli hazır durumda bekletilmesi ister istemez dev boyutlarda finansal kaynak gerektiriyor. Bu durumda şu da sorulabilir: Acaba İsrail’in sadece siyasi nedenlerle değil, ekonomik açıdan da Arap komşularıyla barışçı bir biçimde yan yana yaşaması zorunluluğu kendini gittikçe daha fazla dayatmıyor mu?”

 
© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Çelik Akpınar

Editör: Ahmet Günaltay

 

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız