1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

05.04.2011 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman gazetelerinin ağırlıklı konuları, Libya’da Kaddafi rejiminin müzakere yolunu açmak için yeni bir plan sunması ile Almanya'da hükümet ortağı Hür Demokrat Parti’de yeni genel başkan arayışı.

default

Libya'da Muammer Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam Kaddafi yönetiminde anayasal demokrasiye geçişi öngören bir planın ortaya atılması, bugünkü gazetelerde geniş yer buluyor. Münih’te yayımlanan Süddeutsche Zeitung, Kaddafi ve oğulları arasında büyük benzerlikler bulunduğuna dikkat çekerek, reform planıyla ilgili şu değerlendirmeyi yapıyor:

"Libya'da ‚baba gidiyor, oğlu geliyor’ modeli işlemeyecektir. Çünkü ülkede süren isyan hareketi, Kaddafi kadar, onun ailesini de hedef alıyor. Kaddafi’nin bütün oğullarının, politikacı, işadamı ya da adı kötüye çıkmış milis lideri olarak birer işlevi var. Yedi oğul arasında en görmüş geçirmiş olarak kabul edilen Seyfülislam Kaddafi, Washington ve bazı Avrupa başkentlerinde bir süre reformcu olarak görüldü. Ancak Libya’da isyanın başlamasından sonra yaptığı nefret dolu konuşma, onun da gözden düşmesine neden oldu. Seyfülislam Kaddafi böylece kimin oğlu olduğunu gösterdi. Libya’da barış için hızlı bir müzakere sürecinin yürütülmesi, en iyi çözüm olur. Eski rejim böylece sona erebilir. Ancak Kaddafi’nin liderliğindeki 40 yıllık rejimin temsilcilerinin de güvenliğe ihtiyacı var. Bu rejimde görev yapan ve şimdiye dek şiddet olaylarına karışmayanlara gelecek perspektifi verilmeli. Kaddafi ve ailesine ise gelecek söz konusu olduğunda tek bir seçenek sunulmalı: Ülkeyi terkedip, sürgünde yaşamak.“

Märkische Oderzeitung da aynı konuyla ilgili yorumunda Kaddafi’nin planına eleştirel yaklaşıyor:

„Bir uzlaşma sağlanma şansı, düşük. Fransa, İngiltere ve ABD gibi ülkeler. Libya'da yönetimin mutlaka tamamen değişmesini istiyor. İsyancılar da Kaddafi’nin oğullarıyla yapılacak her türlü işbirliğini reddediyor. Bu durum, gelenekler doğrultusunda sadece iktidardaki aşiret ya da ailenin söz hakkına sahip olduğu Libya’nın parçalanmasına neden olabilir. Muhalefet, ülkenin sadece bir kesimini temsil ediyor. İşte bu nedenle ülkede yeni bir başlangıç, ancak her kesimin çıkarlarının eşit bir biçimde esas alınmasıyla başarılı olur. Eskiden olduğu gibi bir hükümetin, 'hem severim, hem döverim' mantığını güden bir politika izlemesiyle değil.“

Alman gazetelerinin geniş yer ayırdığı bir başka konu ise hükümet ortağı Hür Demokrat Parti'deki (FDP) genel başkan arayışı. Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle’nin genel başkanlığa mayıs ayındaki kongrede yeniden aday olmayacağını açıklamasının ardından hararetli tartışmalar başladı. Westerwelle’nin yerine geçmesi muhtemel aday, Sağlık Bakanı Philipp Rösler. Aachener Nachrichten, partinin Rösler’le yeni başlangıç yapacağına inanmıyor:

„Hür Demokrat Parti gerçekten yeni bir başlangıç mı istiyor? Bunun yerine lobicilerle şömine önünde yapılan akşam sohbetlerinde ısınmaya devam etmeyi istemez mi? Zaten parti sonuç olarak işte bu nedenle, kravatını en iyi şekilde bağlayabilen ve bu uyumlu düzeni bozmayan birini seçmiyor mu?“

Düsseldorf merkezli Handelsblatt ise yorumunda, Hür Demokrat Parti’nin başına geçecek ismi, koalisyon ortağı Hrıstiyan Birlik partileri ile yürütülen koalisyonda zor günlerin beklediğine dikkat çekiyor:

„Hür Demokrat Parti’nin başına gelecek kişi, Hrıstiyan Birlik Partileri ile yürütülen koalisyonda daha ilk günden şu önemli ayrıntının farkın varacaktır: Hür Demokratların koalisyon yapmayı tercih ettiği ideal muhafazakar ortağın, onların hiçbir isteğini yerine getirmediğini.“

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topcu

Editör: Hülya Köylü