1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

04.12.2009 - Avrupa basınından özetler

Avrupa basınında ABD Başkanı Obama'nın müttefik ülkelerden Afganistan'a ek asker talebi, İsviçre'deki minare referandumu ve AİHM’nin bekar babalara çocuklarının velayet hakkı tanıyan kararıyla ilgili yorumlar ağırlıkta.

default

ABD Başkanı Barack Obama'nın yeni Afganistan stratejisi kapsamında ülkeye ek asker gönderme planları Avrupa basınında geniş yer tutuyor. İtalya'nın sağ liberal Corriere della Sera gazetesi Obama'nın Afganistan stratejisini şöyle yorumluyor:

"Eğer Obama müttefiklerin Afganistan'a takviye asker gönderilmesi talebini koro halinde onaylamalarını bekliyorsa, yanılıyor demektir. Almanya, ocak ayında yapılacak Uluslararası Afganistan Konferansı öncesinde karar vermeyecektir. Fransa asker sayısını artırabilir, ancak sadece Afgan güvenlik güçlerini eğiten askerlerin sayısını. Türk askerleri şimdiye dek olduğu gibi şimdiden sonra da savaşa katılmayacaktır.(...) Obama'nın mesajı açık ve olumlu: Müttefikler ilerleme, çekilme, ne olursa olsun birlikte hareket edecek."

Yine İtalyan gazetelerinden sol liberal La Repubblica ise aynı konuda şu görüşlere yer veriyor:

"İtalya, ABD Başkanı Barack Obama'nın NATO ve müttefiklere yönelik Afganistan'a asker gönderme talebine hızlı bir yanıt verdi. Roma, ABD'nin yeni Afganistan stratejisi çerçevesinde Taliban'a karşı yürütülen mücadele ve ülkede istikrarın sağlanabilmesi için Afganistan'a bin asker daha gönderiyor. Fransa ve Almanya gibi ABD'nin Avrupa'daki diğer müttefikleri tereddüt edip beklerken, İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi, ABD Başkanı'na Beyaz Saray'ın çizgisini takip eden bir lider olduğunu gösteriyor. Bunu yaparken de koalisyon ortağı Lega Nord'un itirazını da aşmayı başardı."

Zürih'te yayımlanan Tages-Anzeiger, İsviçre'de minare yasağı kararının çıktığı referandumu değerlendiriyor. Yorum şöyle:

"İsviçre'de birçok kişi kapalı kadınları provakasyon olarak görüyor ve bunun kadınların baskı altına alınması olduğunu düşünüyor. Ancak yasaklar ülkede yetersiz durumdaki uyum sorununu çözmüyor. Tam tersine eşit muamele sorusunu gündeme getiriyor. İsviçre'de göçmenlerin ülkeye uyumunu talep edenler, dini cemaatlerde kızlarla erkeklerin birlikte aynı derslere girmesini sağlamalı. Kantonların göçmen dairelerindeki memurlar oturum sürelerini, entegrasyon konusunda gösterilen çabalara bakarak uzatmalı: Dil öğrenme istekliliği, yasa ve kurallara uyulup uyulmadığı baz alınmalı. Bu belki de kulağa bayağı gelebilir. Ancak bu entegrasyona başörtüsü ya da minare yasaklamaktan daha fazla katkı sağlayacaktır."

Bugünkü Alman gazeteleri Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin evli olmayan çiftlerin ayrılması halinde babaların da çocukların velayetini alabilmesini öngören kararına geniş biçimde yer veriyor. Neue Osnabrücker Zeitung karar babaların kazandığı bir 'zafer' gibi görünse de, aslında bu durumdan en çok çocukların kazançlı çıkacağını savunuyor:

"Strazburg'dan çıkan karar, taraflar arasındaki ilişkinin statüsünden bağımsız olarak hem anne, hem de babanın çocuk üzerinde hakkı olduğunu saptıyor. Gelecekte, Alman Anayasa Mahkemesi'nin 2003 yılında verdiği karardan farklı olarak velayet konusunda anne-babanın içinde bulunduğu durumdan çok, çocukların selameti gözönüne alınacak. Bu, gecikmiş bir karar. Çünkü Alman hukuku, Avusturya, İsviçre ya da AB üyesi diğer ülkelerden farklı olarak ortak velayet hakkına geçiş için henüz günümüze uygun bir yapıda değil."

Derleyen: Hülya Topcu

Editör: Ahmet Günaltay

© Deutsche Welle Türkçe