1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

04.11.2008 - Avrupa basınından özetler

04.11.2008 tarihli Avrupa basınının ağırlıklı yorum konusunu bugün yapılmakta olan Amerikan başkanlık seçimleri oluşturuyor.

default

İspanya'nın başkenti Madrid merkezli El Mundo gazetesinden bir alıntıyla başlıyoruz. Gazete, seçimleri Avrupa açısından ele alıyor:

"Avrupa'da demokratik değerleri savunanlar aslında ABD'deki seçimlerden memnuniyet duymalı. Çünkü seçimleri kim kazanırsa kazansın sonuçta kazanan Avrupa olacaktır. Yeni başkanın, işini Bush'dan daha kötü yapacağı ihtimali neredeyse imkansız. Her iki aday da Bush'la arasına mesafe koydu. İşte Avrupalıları ümitlendiren de bu. Eğer bizim seçme hakkımız olsaydı, tercihimizi kesinlikle Obama'dan yana kullanırdık."

Geçiyoruz Fransa'ya... Paris'te çıkan Le Monde "Neden Obama?" diye soruyor ve cevabı da yine kendisi veriyor:

"47 yaşında siyahi bir politikacının Beyaz Saray'ın yeni evsahibi olması, ABD'nin özgüveninin en önemli işareti sayılan ırkçılık ve kölelikle mücadelenin başarıldığının teyyidi anlamına gelir. Politik açıdan bakıldığında da Barack Obama'nın programı daha iyi. Ekonomik krizle mücadelede devleti denge unsuru olarak görüyor. Bush'un aksine çevre bilincine de büyük önem veriyor. Rakibi John McCain ise kampanya boyunca giderek daha da sağa kaydı ve Cumhuriyetçilerin aşırı muhafazakâr değerlerini savunup durdu. McCain, ancak Amerikalıları bölerek zafere ulaşabileceğini sanıyor. Özetle McCain statükoyu, Obama ise umudu temsil ediyor."

Son olarak Avusturya'nın başkenti Viyana'da yayımlanan Kurier'den bir alıntı yapıyoruz:

"Obama'nın hayat hikayesi gerçekten de çok etkileyici. Ayağını Beyaz Saray'ın kapısının eşiğine kadar sokabilen ilk Afro-Amerikalı olması da 'Yes, we can - Evet, yapabiliriz' şeklindeki seçim sloganını inandırıcı kılıyor. Evet, her şey mümkün. Camdan örülü duvarları hatta önyargıları yıkmak imkansız değil. Amerikan rüyası Obama'da hayat buluyor. Bu ise sadece azınlıkları ya da genç seçmenleri etkilemiyor. Eğer anket sonuçları sandıklara da yansır ve Obama gerçekten de hedefine ulaşırsa o zaman ABD genelinde yeni bir dalga başlayacaktır. Bugüne kadar giriştikleri işlerde dezavantajlı duruma itilen ya da cesaretlerini kaybedenler de 'evet başarabiliriz' diyerek yenide özgüvenlerine kavuşabilir. İşte ABD'nin de ihtiyacı olan tam da böyle bir değişim havası."