1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

04.08.2011 - Alman basınından özetler

Mısır'ın eski Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in idam talebiyle yargılanmaya başlaması ve Euro Bölgesi'nde yayılma sinyalleri veren borç krizi bugünkü Alman gazetelerinin öne çıkan yorum konuları.

DW-Grafik: Per Sander 2010_05_28_presseschau_türkisch.psd

Frankfurter Rundschau gazetesi Hüsnü Mübarek’in yargılanmasının Arap dünyasındaki bir ilk olduğunu yazıyor:

“Hüsnü Mübarek aleyhindeki davaya değer biçilemez. Bir iktidar sahibinin, halk tarafından devrildikten sonra yaptığı kötülüklerin hesabını vermesi Arap dünyası için bir yeniliktir. Şimdiye kadar diktatörler ya devleti oğullarına miras bırakır ya da katledilirlerdi. Ama iktidar yıllarını nasıl geçirdikleri sorulmazdı. Yaptıkları tenkit edilmezdi. Mübarek davasında ise ilk kez bir Arap ülkesi geçmişiyle hesaplaşıyor. Mısır böylece sorumluluk ve yargının bağımsızlığı gibi kavramlara kavuşmuş oluyor. Bu gelişme yol gösterici olabilir.”

Flensburger Tageblatt gazetesinde ise şu satırları okuyoruz:

“Yorumcular ‘tarihi’ sıfatını bonkörce kullanmayı severler. Ama Mısır despotu Hüsnü Mübarek aleyhindeki dava bu sıfatı hak etmiştir. Mısırlı devrimcilerin, zalimi sadece devirmekle kalmayıp onu birkaç ay içinde hakim karşısına da çıkartmaları tam bir sansasyondur. Mısırlıların neyi başardıklarını kavrayabilmek için, hukuk devletini baş tacı eden Batı ülkelerindeki benzer hadiselerle bir kıyaslama yapmak yeter. Almanya birleştikten sonra eski Komünist Almanya’nın lideri Erich Honecker’in Şili’ye yerleşmesine izin verilmemiş miydi? Guantanamo’dakiler yargılanmaksızın esir tutulmuyor mu? Lahey’deki eski Yugoslavya savaş suçları mahkemesi sanıkları yargılamak için on beş yıl bekletilmedi mi? Mübarek’in idam talebiyle yargılanması en büyük kusuru da olsa bu dava, bütün zalimlere yaptıklarının yanlarında bırakılmayacağını göstermesi bakımından son derece önemli bir ihtardır.”

Münih’te yayımlanan Süddeutsche Zeitung, İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi’nin ülkenin ekonomik durumuyla ilgili hükümet açıklamasını konu alan yorumunda, karizmatik liderin makamından ayrılma zamanının geldiğini savunuyor:

“Berlusconi üç yıl boyunca, mali krizin yaz yağmuru gibi geçici olduğunu anlatarak halkı kandırmaya çalıştı. Oysa İtalya borç batağında boğulmak üzere. İtalya Başbakanı iş dünyasından ve sendikalardan gelen uyarılara ve ekonomiyi canlandıracak reformlar başlatılması için yapılan çağrılara hep kulaklarını tıkadı. Plansız, programsız geçirdiği yılların ardından bıçak kemiğe dayanınca da, yapısal reformlar için koordineli çalışmalar yapılacağını duyurdu. Oysa onun yapabileceği en olumlu şey, başbakanlıktan ayrılmak olabilir. Hükümetin başında kaldığı sürece sözlerinin değerini, zorla bir arada tutabildiği milletvekilleri değil, piyasalar belirleyecektir.”

Mannheimer Morgen gazetesinin yorumunda, borç krizinin sıçradığı İtalya ve İspanya’nın durumları ele alınıyor:

“Kimse Alman vergi mükellefinden, Roma’daki vurdumduymaz hükümet liderinin laftan anlamamasının sorumluluğunu üstlenmesini bekleyemez. Euro Bölgesi dağılmaz ama Berlusconi ve kısmen de İspanya Başbakanı Zapatero gibi liderlerin bütün uyarılara kulaklarını tıkamaları dayanışmayı erozyona uğratır. İtalya ve İspanya gibi ülkeler yıllarca Avrupa Birliği’nin teşvik fonlarından milyarlar çektiler. Ortaklarından aldıkları parayla bütçelerini dengelemek yerine savurganlık yaptılar.”

Neue Osnabrücker Zeitung'un borç krizini konu alan yorumunda Avrupa’nın mali sınırlarına dayandığına dikkat çekiliyor:

“Berlin’e de çaresizlik hakim. Somut bir planı olduğundan kuşku duyulan Almanya Başbakanı Angela Merkel ortaklarını hizaya getirmekten aciz. Maliye Bakanı Schaeuble ise işbirliği yapmak yerine mızmızlanıyor. Küçük bir devrim olarak pazarlanmaya çalışılan iki hafta önceki olağanüstü zirvenin kararları da boşlukta yankılanıyor. Avrupa’nın mali rezervleri tükenmeye yüz tuttu. Çok daha sert kararlara ihtiyaç var. Euro Bölgesi’nin ekonomik ve mali istikrarı kadar, bütün Avrupa Birliği’nin siyasi mimarisi de sendelemeye başladı.”

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Ahmet Günaltay


Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız