1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

04.08.2010 - Alman basınından özetler

Alman gazetelerinin yorumlarında İsrail-Lübnan sınırındaki çatışma ile Almanya’ya kalifiye yabancı iş gücü alma tartışmaları ve Federal Anayasa Mahkemesi’nin babaların velayet hakkını güçlendiren kararı ön planda.

default

Frankfurter Allgemeine Zeitung “Gerilim” başlığıyla yayımladığı yorumunda İsrail-Lübnan sınırında 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan silahlı çatışmayı değerlendiriyor:

“Bu tür olaylarda her zaman olduğu gibi iki taraf da suçu diğerine yüklüyor. İsrail ve Lübnan sınırında cereyan eden son silahlı çatışma, iki taraf arasındaki ilişkilerin ne kadar gerildiğinin göstergesidir. Bir de buna Lübnan’da Sünni Başbakan Saad Hariri Başbakanlığındaki siyasi iktidarla Şii Hizbullah’ın yeniden birbirine girmesi olasılığı ekleniyor. Bu yüzden geçtiğimiz hafta Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ve Suudi Arabistan Kralı Abdullah Beyrut’ta giderek tansiyonu düşürmeye çalıştılar. Lübnan son zamanlarda ülkede çok sayıda İsrail gizli servisi Mossad ajanın bulunduğunun tespit edildiğini açıkladı. Bu gerilimi daha da körüklüyor. Son Lübnan Savaşı’ndan dört yıl sonra bölgeden yine kötü sinyaller geliyor. Lübnan’daki BM Barış Gücü’nün taraflara itidal çağrısı yapmaları boşuna değil.”

Die Welt gazetesi de Ortadoğu’da tansiyonun yükseldiği görüşünde:

Önceki gün roketler İsrail’in tatil kenti Eylat ve komşu Ürdün’ün Akabe şehrine isabet etti. Roketleri kimin fırlattığı bilinmiyor. Akabe’de bir Arap taksi şoförü lüks bir otelin önünde öldürüldü. Mısır saldırıların kendi topraklarından düzenlenemediğini açıkladı. Dün akşamsa Lübnan-İsrail sınırında çatışma çıktı. Akla önce sürtüşmede Hizbullah’ın parmağı olabileceği ihtimali geliyor. Suudi Kralı Abdullah’la Suriye Devlet Başkanı Esad’ın Beyrut’a yaptıkları ortak ziyaretin amacı olası bir savaşı engellemekti. Zira Lübnan oldukça zayıf ve Hizbullah milisleri ordudan daha güçlü olduğu için Lübnan hükümetini böyle bir maceraya girişilmemesi konusunda uyarmak yersiz. Asıl mesaj Tahran’a yönelikti. İran Devlet Başkanı Ahmedinejad, İsrail ya da Amerikalılar İran’ın nükleer tesislerine saldırmaya cüret ederlerse Tel Aviv’i yakacaklarını duyurdu. Peki, bir savaşın arifesinde miyiz? Obama yönetimi İsrail ile Filistin arasındaki dolaylı görüşmeleri doğrudan hale getirmek için elinden geleni yapıyor. Aslında durum göründüğü kadar umutsuz değil. Çünkü Sünni Araplar Şii İran’ın hâkimiyet kurmasını istemiyor. İsrail en azından bu konuda yarı yarıya müttefik sayılabilir.”

Ludwigshafen kentinde yayımlanan Rheinpfalz gazetesi ise Almanya Ekonomi Bakanı Rainer Brüderle’nin nitelikli yabancı iş gücünün ülkeye gelişinin teşvik edilmesi önerisiyle ilgili başlayan tartışmaları yorumluyor:

“Göç düzenlemelerinin istihdam piyasasının şart ve ihtiyaçlarına uygun şekilde ayarlanması, mevcut koşulların dikkate alınması gerektiği doğru. Diğer yandan ise Almanya, dünya genelinde en parlak beyinleri kapmak için yarış devem ederken, yabancıların Almanya'da çalışmasına izin vermeyi bir lütufmuş gibi göstermekten vazgeçmeli. Yabancı mı Alman iş gücü mü, sorusu yanlış yöneltilmiş bir sorudur ve sadece mantıksız tartışmalara neden olur. Gelecekte nitelikli ve yeterli işgücü açığının kapatılabilmesi için yerliye de, yabancı elemana da ihtiyaç olacak.”

Bugünkü Alman gazetelerinde geniş yer verilen bir diğer konuysa Federal Anayasa Mahkemesi'nin bekâr babaların velayet hakkını güçlendiren kararı. Karlsruhe kentindeki Federal Anayasa Mahkemesi dün evli olmayan ve ayrı yaşayan çiftlerde, babaların çocuklarının velayetini anneleriyle paylaşabileceklerine hükmetti. Şimdiye kadar evlilik dışı çocuğu olan annelerin, çocukları üzerindeki velayet hakkı babalarından daha fazla gözetiliyordu. Stuttgarter Zeitung yorumunda böyle bir kararın alınmasında geç bile kalındığı görüşünü savunuyor:

“Karar çocukların yararınadır. Ailelerin yanı sıra evlilik benzeri ilişkilerin devam ettiği ya da sona erdiği durumlarda makul çözüm bulunmasına yardımcı olabilir. Karar mantıklı ya da daha az mantıklı ebeveynlere yol gösterici olabilir. Çoğu anne ya da baba henüz belirli olgunluğa ulaşmış değil. Bazı anneler çocuklarını ilişkilerinde babaya karşı koz olarak kullanabiliyorlar. Bazı babalarsa çocuklarına nafaka ödememekte diretiyorlar. Federal Anayasa Mahkemesi'nin olumlu kararına rağmen, bu gibi durumlardan en kötü etkilenen yine çocuk oluyor.”

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Meltem Karagöz

Editör: Ahmet Günaltay