1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

04.04.2011 - Alman basınından özetler

Alman gazetelerinin bugün ağırlık verdiği konular, Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle’nin Hür Demokrat Parti genel başkanlığından çekilme kararı, Japonya’da nükleer felaket ve Afganistan’daki protestolar.

default

Almanya'da Baden Württemberg ve Rheinland Pfalz eyaletlerinde yapılan parlamento seçimlerinde oy kaybına uğrayan, hükümet ortağı Hür Demokrat Parti içinde, Genel Başkan'a yapılan baskılar sonuç verdi. 10 yıldır genel başkanlık görevini yürüten Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, dün yaptığı açıklamada, mayıs ayındaki parti kongresinde bu göreve yeniden aday olmayacağını açıkladı. Münih’te yayımlanan Süddeutsche Zeitung konuyu şöyle yorumluyor:

"Hür Demokrat Parti'nin (FDP) sorunu sadece Westerwelle değil. Federal Meclis’teki grup da sorun teşkil ediyor. Grup politik değil, bitkin ve sönük. Federal Meclis’te görev yapan ve Westerwelle’yi azletmeye çalışan birçok milletvekili, aslında problemin bir parçasını oluşturuyor. Bu milletvekilleri Westerwelle’nin zayıflıklarını şimdi mi keşfettiler? Vatandaşların haklarını savunan liberaller partinin dışına itilirken neredeydiler? Westerwelle sadece kendi partisi ile seçmenlerine hizmet eden bir politikayı, vergi indirimini, demokratik ve özgür rahatlık ve huzur programını tek başına mı formüle edip, dikte ettirdi?“

Lüneburg’da yayımlanan Landeszeitung ise aynı konuyla ilgili yorumunda Hür Demokratlar’ın çıkarması gereken dersleri mercek altına alıyor:

"Hür Demokrat Parti (FDP) nihayet kendi sloganını ciddiye alıyor: Eğer başarı ve çaba ödüllendirilmeliyse, o zaman hatalı ve yanlış hareketler de cezalandırılmalı. Guido Westerwelle iktidar ortağı oldukları dönemde, Genel Başkanlık görevinden vazgeçiyor. Ancak liberallerin yapacağı yeni başlangıç, ağır bir ipotek altında: Bunun adı, isteksizlik ve keyifsizlik. Westerwelle Dışişleri Bakanlığı görevini bırakmak istemiyor. Maalesef. Çünkü yönetici diplomatlar, sadece bir duruş sergileyip, bu duruşa hakim olduklarını gösterdiklerinde değil, bunu savundukları ve temsil ettikleri zaman iyi birer yöneticidir. Westerwelle’nin buna hizmet edemediği görüldü. Hem Genscher’in partisi FDP, hem de Almanya, daha iyi bir Dışişleri Bakanı’nı hak ediyor.“

Japonya’da Fukuşima Nükleer Santrali’ndeki sızıntının bir türlü engellenememesi ve çevreye yayılan radyasyon oranının giderek yükselmesi, endişelerin artmasına neden oldu. Augsburger Allgemeine konuyla ilgili yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

"İşçilerin, yerle bir olmuş Fukuşima Nükleer Santrali'nin birinci reaktöründe, nükleer felaketin insanlar ve çevre üzerindeki olumsuz etkisini engellemek için sergiledikleri ümitsiz çaba, en büyük saygıyı hakediyor. Bu insanlar sağlıklarını ve belki de hayatlarını riske attıklarını biliyorlar. Fukuşima felaketinin suçlusu, olaya üstünkörü bakıldığında tsunami. Ancak duruma doğru düzgün bakıldığında aslında felaketten, riskleri hafife alan ve reaktörlerin yeterli güvenlik önlemleri almaksızın deprem bölgesinde yapılmasına izin veren firma yöneticileri, politikacılar ve planlayıcıların sorumlu olduğu görülüyor. Bunlardan herhangi birinin şu günlerde santraldeki kazanın ardından verilen mücadelede ön saflarda yeraldığına dair bir bilgi de yok.“

Bugünkü Alman gazetelerinin yer verdiği bir başka konuysa, Afganistan’daki şiddetli protesto gösterileri. Florida’da 20 Mart’ta küçük bir kilisede, Kuran-ı Kerim’in bir kopyasının yakılmasını protesto eden Afganlar’ın BM’nin bürosuna saldırması, endişeleri arttırdı. Düsseldorf merkezli Westdeutsche Zeitung'un yorumu:

„Bu protestolar bilhassa Devlet Başkanı Hamid Karzai’nin elinde. Afganistan Devlet Başkanı’nın kendisi, Kuran’ı Kerim’in yakılması nedeniyle ülkesinde huzursuzluğu körükledi. ABD’de medya, bu saçma ve uygunsuz eylemi 10 gün boyunca gözardı ettiği sırada, Karzai yaptığı bir konuşmada, bunu yapan vaizin cezalandırılmasını talep etti. Ülkesinde zaten kırılgan bir yapıya sahip olan huzurun korunması için susmak yerine, Kuran-ı Kerim’in yakılmasını, Batılı müttefiklerine riayet etmeksizin, İslamcılardan puan toplamak için kullandı.“

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topcu

Editör: Beklan Kulaksızoğlu