1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

04.01.2012 - Avrupa basınından özetler

Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff’un medyayı etkilemeye çalışmasına tepkiler ve Macaristan hükümetinin maceracı politikaları, bugünkü Avrupa basınından aktaracağımız yorumların konuları.

default

Avusturya’nın Die Presse gazetesi, Almanya’nın devlet zirvesindeki krize şu satırları ayırmış:

"Bu kadar kısa süre içinde ikinci bir istifa, cumhurbaşkanlığı makamına ağır zarar verir. Bunun sonucu, anayasada değişikliğe gidilmesi olabilir. Bir sonraki cumhurbaşkanını halk seçmelidir."

Yine Viyana’da yayımlanan Der Standard adlı Avusturya gazetesi de Almanya’daki cumhurbaşkanlığı seçim sistemini sorguluyor:

“Gerçi cumhurbaşkanının tek egemen olan halk tarafından seçilmesi de tartışma götürmez sonuçların garantisi değildir. Yine de, halkın seçtiği cumhurbaşkanı krizlerde ve demokrasi ilkelerini ilgilendiren konularda ağırlık sahibidir. En kötü durumda bile, halkın layık olduğu devlet başkanına kavuştuğu söylenebilir. Aynı şeyin Wulff için de geçerli olduğunu söyleyebilmek ise kinizmi gerektirir.”

De Telegraaf adlı Hollanda gazetesi Almanya Cumhurbaşkanı’nın desteksiz kaldığını dile getiriyor:

"Almanya'da büyük güven duyulan Deutschlandfunk Radyosu'nun genel yayın yönetmeni, Cumhurbaşkanı Christian Wulff'u 'sürekli zarar veren' bir isim olarak nitelendirdi. Wulff'a güvenini kaybeden sadece bu kamu özerk radyosu değil. Başbakan Angela Merkel'in, hükümet partileri Hrıstiyan Demokrat Birlik ve Hür Demokratların önemli bir bölümünün, medyanın geri kalanının ve aynı zamanda halkın desteği de sallantıda. Wulff skandalı, muhtemel bir rakibinden kurtulmak için onu cumhurbaşkanı yapan bayan Merkel’in de başına iş açabilir. Angela Merkel cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında Christian Wulff’un ‘ahlakî pusulasının doğru yönü gösterdiğini’ söylemişti. Ama Wulff’un bu sezgiyi kaybettiği anlaşılıyor. Partili arkadaşlarının bile ona sırt çevirmelerine kimse şaşırmamalı.”

Fransız gazetelerinden Le Figaro, "Wulff’un Akıbeti Merkel’in Ellerinde" başlığıyla yayımladığı yorum yazısında, Almanya Cumhurbaşkanı’nın kötü kapattığı 2011 yılından sonra 2012’ye de son derece kötü başladığını belirttikten sonra şu satırlara yer veriyor:

“Almanya Cumhurbaşkanı hiç bu kadar yalnız olmamıştı. Onursal makamında ahlakî otoriteyi temsil etmek zorunda olması bakımından, medyayı etkilemeye çalışarak yakışıksız bir davranışta bulundu. Şimdi medya dünyası ve öncelikle de muhafazakâr basın Wulff’u sert eleştirilerle cezalandırıyor. Sosyal Demokrat muhalefet istifasını talep ediyor. Muhafazakâr ve liberal kanatlar ise ondan açıklama bekliyor. Wulff’un kaderini Angela Merkel tayin edecek.”

Basın özetlerimizin ikinci konusu, Macaristan’daki hükümet ve yeni anayasa aleyhtarı gösteriler. Sol liberal İtalyan gazetesi La Repubblica’da şu satırları okuyoruz:

“Budapeşte’nin merkezindeki Oktogon Meydanı ile Opera arasında toplanan yüz binler, Avrupa Milli Marşı’nı söylüyor. Vermek istedikleri mesaj belli: ‘Bizi kaderimize terk etmeyin. Bizim özgürlüğümüz, sizin de özgürlüğünüz.' Moskova’da olduğu gibi 2012’nin Budapeştesi de siyasi ilkbahar özlemiyle hür dünyayı dayanışmaya çağırıyor: ‘Ya bize yardım edin, ya da bizi unutun. Ya ilkeler vardır, ya da uzağı göremeyen reel politikalar.’ Hükümet Macaristan’ı üyesi olduğu Avrupa Birliği’nden soyutlamaya çalışıyor. Ülke ekonomisi ve kamu maliyesi ise iflasın eşiğinde.”

Fransız Le Monde gazetesi ise aynı konuya ayırdığı yorumda Macaristan’a taviz verilemeyeceğini savunuyor:

“Avrupa Birliği 2010 yılında (Macaristan'da) basın hürriyetinin kısıtlanmasını ve yargı bağımsızlığının tehdit edilmesini kınamıştı. Ancak Başbakan Viktor Orban’a son derece tehlikeli bir yol izlediği için yapılan uyarılar boşa gitmişe benziyor. Brüksel, ekonomi politikalarında da Macar hükümetine taviz vermemeli. Orban, Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu tarafından koşulan şartları kabul etmediği için kredi görüşmeleri kesilmişti. Doğrusu da bu. Avrupa, kurallarını hiçe sayan bir ülkeyi sübvanse etmemelidir.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Köylü

Editör: Ercan Coşkun

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız