1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

03.11.2004 - Avrupa basınından özetler...

Alman ve diğer Avrupa basınında bugün Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyeliği, Ukrayna’daki kriz, İtalyan adalet reformu ve Rusya’nın dış politikasıyla ilgili haber ve yorumlar yer alıyor. Fransa’da iktidardaki Halk Hareketi Birliği’nin genel başkanlığına Nicolas Sarkozy’nin seçilmesi ve Sarkozy’nin Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliğine karşı olduğunu açıklaması Almanya’da da ilgiyle izleniyor. Alman Handelsblatt, Paris’te yaşanan gelişmenin Alman-Fransız ilişkilerine nasıl yansıyabileceğini inceliyor:

"Fransa’da muhalefetteki Sosyalistler’in Avrupa Anayasası’na ‘evet‘ oyu vermeyi kararlaştırmaları, Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ı rahatlatmış olmalı. Çünkü böylece 2005’te ülke çapında yapılması öngörülen referandumdan olumlu sonuç alınabilmesi ihtimali artmış oluyor. Ancak Almanya, Paris’te yaşanan son gelişmeleri Chirac kadar olumlu değerlendiremiyor. Sosyalistler’in yüzde 40 gibi önemli bir kesiminin Avrupa Anayasası’na ‘hayır‘ demiş olması, Fransa’da Avrupa Birliği’ne yönelik hoşnutsuzluğun ulaşmış olduğu seviyeyi açıkça ortaya koyuyor. Pek çok Fransız, artık kendisini Avrupa kimliğiyle özdeş görmediğini ifade ediyor. Bütün bunlar, gerek Fransız halkında gerekse Chirac’ın iktidar partisi Halk Hareketi Birliği bünyesinde Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine karşı çıkanların sayısının artmasına neden oluyor. Halk Hareketi Birliği’nin başına getirilen Nicolas Sarkozy, Türkiye’nin üyeliğine karşı olduğunu açıkça ilan etti. Paris’te kaydedilen gelişmeler, Avrupa’nın temel meselelerinde Almanya ve Fransa arasında bakış açısının giderek daha arttığını ortaya koyuyor.”

Alman - Fransız ilişkilerine eğilen bir başka Alman gazetesi Süddeutsche Zeitung. Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ve Almanya Başbakanı Gerhard Schröder’in dün Almanya’nın Lübeck kentinde biraraya gelerek Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyeliğinin de arasında bulunduğu bazı konuları ele aldıklarını kaydeden gazete, Chirac ve Schröder’in Türkiye ile üyelik müzakerelerine bir an önce başlanmasından yana olduklarını ifade etti. Süddeutsche Zeitung, Avrupa Anayasası ve Ankara’nın birliğe tam üyeliği tartışmalarını yakından ilgilendiren Fransız Sosyalistleri’nin parti içi referandumunu da şöyle yorumluyor:

”Fransız Sosyalistleri’nin referandumundan olumsuz sonuç çıkması, Avrupa Birliği açısından bir facia anlamına gelirdi. Buradan çıkacak bir ‘hayır‘, Fransız halkının genelinde de böyle bir eğilimi körükler, bu da Fransa’da iktidardaki sağı sarsacak gelişmelerin önünü açardı. Anlaşılan Fransız Sosyalistleri kendilerinin bile tahmin etmediği kadar iyi Avrupalı. Sonuçta, Fransız Sosyalistlerinin referandumunda asıl kazanan Avrupa oldu.”

Schröder-Chirac zirvesi sonrası yapılan açıklamalara sütunlarında yer veren Franfurter Allgemeine Zeitung, liderlerin sözlerinin, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyeliğine dönük beklentinin ”frenlendiğini” ortaya koyduğunu ileri sürdü. Fransa’nın eski cumhurbaşkanlarından Valery Giscard d’Estaing’in, Ankara’nın Avrupa Birliği’ne tam üyeliğine karşı çıkan görüşlerinin Türkiye’de neden olduğu tepkileri de derleyen gazete, Türkiye ile müzakerelerin ”ucu açık” yürütüleceğini ve yaklaşık 15 yılı bulabilecek uzun bir sürecin sözkonusu olduğunu kaydetti.

İsviçre’de yayımlanan Der Bund gazetesi de Ukrayna’daki yönetim krizini analiz ediyor:

”Ukrayna’daki krizi çözmek için uluslararası toplumun temsilcileri de yoğun şekilde çaba harcıyor. Ancak uluslararası toplumun başarılı olma şansı gerek Ukrayna muhalefetinin gerekse iktidarın mantıklı hareket etmesine bağlı. Tarafların, demokrasi ve milli birlik ve beraberliği muhafaza edebilmek için artık birlikte hareket etmekten başka bir seçenek bulunmadığını görmeleri gerekiyor. Şimdiye kadar ne meydanları dolduran göstericilerden gereksiz taşkınlıklara yönelen ne de güvenlik güçlerinin gereksiz müdahaleleri oldu. Ancak bugüne değin kaydedilen sabır ve disiplin noktalanabilir, ‘portakal renkli devrim’ kanlı bir aşamaya sıçrayabilir.”

İtalyan La Repubblica gazetesi, İtalya’da geçtiğimiz günlerde yasalaşan yeni adalet reformu paketine sütunlarında yer veriyor:

”Reformdan söz edenler, bunun adaleti yenileyeceğini ileri sürüyorlar. Adil ve hızlı bir yargılama sürecini sağlayacak, hakimlerin çalışma şeklini güncel gelişmelere adapte edecek en mantıklı tercihin yapıldığını iddia ediyorlar. Ancak adalet reformunu savunanların sözleri havada kalıyor, gerçekleri yansıtmıyor. Reformun gerçekten neyi hedeflediği ifade edilmiyor. Adalet reformu, aslında yargı bağımsızlığını aşmayı ve hakimlere baskı uygulamayı hedeflemektedir.”

Rusya’da yayımlanan Kommersant gazetesi, Moskova’nın dış politikası üzerine şu görüşleri ifade ediyor:

”Daha dün Gürcistan ile köprüleri attık. Ardından Abhazya sınırını kapattık. Şimdi de Ukrayna’yı tehdit ediyoruz. Böyle devam edersek sonunda diğer devletlerden kendimizi soyutlamış olarak, dört duvar arasında kendi başımıza kalacağız.”

  • Tarih 03.12.2004
  • Hazırlayan Derleyen: Nihat Halıcı
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AbsR
  • Tarih 03.12.2004
  • Hazırlayan Derleyen: Nihat Halıcı
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AbsR