1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

03.08.2011 - Alman basınından özetler

Alman gazetelerinde bugün ABD’de borçlanma tavanının yükseltilmesi için varılan uzlaşma, Mısır ve Suriye’deki gelişmeler ve Akdeniz’deki mülteci dramıyla ilgili yorumlar dikkat çekiyor.

DW-Grafik: Per Sander 2010_05_28_presseschau_türkisch.psd

Bonn’da yayımlanan General Anzeiger gazetesi ABD’yi mali felaketin eşiğinden kurtaran ek borçlanma uzlaşmasına Avrupa’nın bakışına şu satırları ayırmış:
“Avrupa’nın kendinden memnun bir şekilde sırtını koltuğa dayaması için herhangi bir neden yok. Amerikan iç politikasındaki tehlikeli kutuplaşmaya rağmen bu büyük ülke verimli ve üretken ekonomisiyle göz dolduruyor. İstihdam piyasası kuralları çoğu Avrupa ülkesindeki gibi katı değil. ‘Asıl şimdi kolları sıvama zamanı’ mantalitesi ABD’de halâ yaygın. Bu bakımdan Almanya ve diğer Avrupa Birliği ülkeleri akıl hocalığı yapmak yerine kendi problemleriyle uğraşsalar, daha iyi olur.”
Berlin’in tageszeitung gazetesi ise ABD’de kararlaştırılan tasarruf programının dünya ekonomisi üzerindeki muhtemel etkilerini ele alıyor:
“İlk bakışta devasa gibi görünen 2,1 trilyon dolarlık tasarruf paketi, bu meblağın on yıla dağıtılacak olması bakımından, aslında Amerikan milli gelirinin sadece yüzde 1,5’una tekabül ediyor. Enflasyon ve büyüme bu mini paketi daha da küçültecek. Ancak Washington’da kararlaştırılan tasarruf adımları uzun vadede sorunlara yol açabilir. Çünkü, bütçe giderlerinin azaltılması bir ihmali sembolize ediyor: Aslında ABD’nin mini tasarruf adımları atması değil, çok daha fazla para harcaması gerekir. İşsizliğin azaltılabilmesi için ABD’nin ek konjonktür teşviklerine ihtiyacı var. Euro kuşağı ve yeni gelişen ülkeler krize sürüklendiği takdirde, ABD bu haliyle dünya ekonomisini kurtaramayacaktır.”
Neue Osnabrücker Zeitung , sabık Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in yargılanmasını konu alan yorumunda şu değerlendirmeyi yapıyor:
“Mısır hayati bir sınav verecek. Devrik diktatör, baş güvenlik sorumlusu ve yüksek rütbeli emniyet amirleri, göstericileri vur emri vermekten yargılanacaklar. 83 yaşındaki Mübarek hakkında idam cezası talep edilebilir. Mısır yasalarına uygun olarak verilse bile, idam hiçbir zaman adil hüküm kriteri olamaz. Mübarek’i moralman yıkacak bir hapis cezasının adaleti yerine getirme etkisi idamın gerisinde kalmaz. Halkına eziyet eden, ömrünün kalan kısmını hücrede geçirmeyi göz almalıdır.Eski hükümranın yargılanmasıyla iş bitmiyor. Mısır’ın demokratikleşmesi daha gündeme bile gelmedi. Muhalefetin taleplerini bloke eden, iktidardaki askeri konsey Mübarek’in generallerinden oluşuyor. Mısır gençliği bu durumu protesto etmeyi sürdürmelidir. Mısır’da, hayat pahalılığı, yolsuzluk ve kararan ufuklardan oluşan tehlikeli bir statüko hüküm sürüyor. Gerginlik ancak denetlenebilir seçimlerle azaltılabilir.”
Nürnberger Nachrichten 'den aktaracağımız yorumun konusu ise, Ramazan ayı ile birlikte daha da artan Suriye’deki kanlı askeri müdahale:
“Avrupa devletleri çaresizlik içinde iki aşırılık arasında bocalıyor. Libya’da, ihtilal liderini silah zoruyla kovalamayı beceremiyor, en az Libya’daki kadar iğrenç suçların işlendiği Suriye’ye ise biçare iğneleme taktiği uygulamakla yetiniyor. Suriyeli iktidar hanedanı mensuplarının Avrupa Birliği’ne girmesinin yasaklanması, banka hesaplarının dondurulması ve ambargonun sertleştirilmesi övülmeye değer kararlardır. Ama bütün bunlar, halkının üzerine savaş tankı süren devlet başkanını etkilemeye yetmez.”
Basın özetlerine, Süddeutsche Zeitung’un, Akdeniz’in Lampedusa adasındaki mülteci dramını konu alan yorumuyla son veriyoruz:
“Akdeniz kitle mezarına döndü: Yılbaşından bu yana sulardan bin 820 ceset çıkarıldı. Derme çatma teknelerle Avrupa’ya sığınmaya çalışan Afrikalılar denizin ortasında susuzluktan, boğularak ya da Avrupa iltica politikasının dondurucu soğuğunda can verdiler. Bu insanlar aynı zamanda kendi umutlarının da kurbanı oldular. Umutları, sefaletten kurtulup Avrupa’da daha iyi ve hür yaşayabilmekti. Avrupa Birliği yeni bir demir perde çekmek yerine, takibata uğrayanları korumalı, göçmenlere de kotaya bağlı şans tanımalıdır. İnsanlıktan uzak Avrupa, Avrupa olamaz.”
© Deutsche Welle Türkçe
Derleyen: Ahmet Günaltay
Editör: Hülya Köylü

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız