1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

03.08.2010 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman basınında Almanya'da yabancı iş gücü tartışmaları, Rusya’daki orman yangınları ve Aşk Geçidi’nde 21 kişinin ölmesinin ardından Duisburg Belediye Başkanı’na gösterilen tepkilerle ilgili yorumlar ön planda.

default

Almanya'da Hür Demokrat Partili Ekonomi Bakanı Rainer Brüderle’nin kalifiye göçmenlere Almanya’nın cazip hale getirilmesi için geçen hafta dile getirdiği, ‘Hoş geldin İkramiyesi’ ile ilgili tartışmalar sürüyor. Federal Çalışma Ajansı ile bazı Hrıstiyan Sosyal Demokrat Birlik (CSU) partili politikacılar öneriye karşı çıktı. Der neue Tag gazetesi, konuyu şöyle yorumluyor:

“Alman politikasında neden “ya, ya da” şeklinde düşünülmüyor? İşsizlerin kalifiye hale getirilmesi sadece doğru ve yerinde bir çözüm değil, aynı zamanda mantıklı olmanın da gereğidir. Eğer ekonomik rekabet tehlikedeyse, o zaman dışarıdan en iyi kalifiye elemanları almalıyız. Ancak bu kişiler sadece 'Hoş geldin İkramiyesi' yüzünden Almanya’ya gelmeyecektir. Aksine Almanya’da alacakları maaşın yerinde olması ve Almanya'nın misafirperver yönünü göstermesi önemli olacaktır. Hrıstiyan Sosyal Demokrat Parti Genel Başkanı Horst Seehofer gibi politikacıların yaptıkları açıklamalar da bu konuda çözüm üretilmesine ne yazık ki yardımcı olmuyor.”

Rusya son 130 yılın en sıcak yazını yaşıyor. Aşırı sıcaklar yüzünden bataklık ve ormanlarda çıkan yangınlar bir türlü kontrol altına alınamıyor. Münih’te yayımlanan Süddeutsche Zeitung, yangınlarla mücadeleyi, Moskova yönetiminin son yıllarda izlediği politika açısından ele alıyor:

“Interfax ajansı yangın artık bizden uzaklaş’ başlığını atarak, bu konudaki çaresizliği ortaya seriyor. Ancak yangının gönüllü olarak pes etmeye niyeti yok. 200 bin itfaiye görevlisi cesurca yangınlarla mücadele ederken, gözler politik güçlere de odaklandı. Yangının yol açtığı yoğun sis tabakası ülkedeki karşılıklı güvensizliği ortaya koyarken, var olan temel bir ikilemi de gösterdi: Moskova son yıllarda ülke genelinde bütün gücü kendisinde toplayarak, ülkeyi tek merkezden yönetmeyi denedi. Yangınlar sırasında ilgili bölgelerin daha fazla sorumluluk alması gerekiyor, ancak güvensizlik içindeler ve harekete geçip bir hata yapmak yerine, gözlerini Moskova’ya dikip oradan verilecek talimatı beklemeyi tercih ediyorlar. Rusya’nın yeni bir politik dengeye ve yetkililerin, sorumluluk alanlarının netleştirilmesine ihtiyacı var. Aksi takdirde bu ülkeyi yönetmek zorlaşır."

Bugünkü gazetelerin yer verdiği bir başka konu da Duisburg’daki Aşk Geçidi’nde 21 kişinin öldüğü facianın ardından Belediye Başkanı Hrıstiyan Demokrat Partili Adolf Sauerland’ın istifa çağrılarına olumsuz yanıt vermesi. Sauerland’ın emeklilik haklarını kaybetmemek için istifa etmediği ileri sürülüyor. Belediye Başkanı istifa etmeyeceğini, ancak Belediye Meclisi’nin kendisini görevinden alması halinde bu karara saygı göstereceğini açıkladı. Münster’de yayımlanan Westfälische Nachrichten şu yorumu yapıyor:

“Olaydan kimin sorumlu olduğu hukuki olarak daha sonra açıklığa kavuşturulacak. Bu trajedi Belediye Başkanı Sauerland’ı kişisel olarak işin içine çekti, ancak kendisi bu nedenle günah keçisi yerine konmamalı. Sauerland göz göre göre hatalı ve eksik planlamanın yol açtığı bu trajedinin, siyasi baş aktörüdür. 21 kişinin öldüğü bu facia ile sonsuza kadar rabıtalanmak istemeyecektir. Ancak bu raddeye gelinmesinin müsebbibi kendisidir. Duisburg belediye başkanının hemşerilerine işkence gibi gelecek bir süreçle görevden alınmasını beklemek yerine, kendiliğinden istifa etmesi umulur. Bunu ölülere saygı adına yapmalıdır.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topcu

Editör: Ahmet Günaltay