1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

03.07.2009 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman gazetelerinde Almanya'nın Afganistan'a AWACS keşif uçakları gönderme kararı ve Almanya'da eylül ayındaki genel seçimler öncesinde terör saldırıları riskinin artmasıyla ilgili yorumlar öne çıkıyor.

default

Düsseldorf'da yayımlanan Handelsblatt gazetesi, Almanya'nın Afganistan'a AWACS uçakları gönderme kararını eleştiriyor:

"Alman hükümeti daha dürüst bir tavır sergileseydi, Hindikuş'taki güvenlik politikasına daha fazla destek alabilirdi. AWACS erken uyarı uçaklarının sadece sivil amaçlar için kullanılacağına kimse inanmıyor. Bu uçaklar, Afganisan hava sahasındaki askeri uçuşlarda da görev yapacak. Bu, kabul edilmeli. Yoksa Alman vatandaşlarının yüzde 60'ndan fazlasının, Alman Ordusu'nun Afganistan misyonuna karşı çıkması daha da körüklenir. Alman askerleri, görevleri tam olarak tanımlanmadığı takdirde, kendilerini kötü muameleye maruz kalmış hissedebilir. Başbakan Merkel, sorunlar söz konusu olduğunda, oy kaybetmemek için susmayı tercih etti. Peki ama bir başbakan, askerleri Afganistan'da ölürken nasıl suskun kalabilir? Gerçekleri hasır altı edenler, inanılırlığını yitirir."

Reutlinger General Anzeiger ise aynı konuyla ilgili yorumunda bir Afganistan'daki operasyonların bir başka boyutuna değiniyor:

"Ülkenin Taliban'dan temizlenmesi için Afganların kalbinin kazanılması gerekiyor. Askerler bunu sadece bir yere kadar yapabilir. Çünkü vatandaşlar, askeri operasyonlar yüzünden sivillerin öldüğünden ve ülkedeki yeniden inşa çalışmalarının aksamasından yakınıyor. Afganistan'da düzenlenen askeri operasyonlarla ülkenin Taliban'dan arındırılmasını, yeniden inşa çalışmalarının hızlı ve hissedilir biçimde uygulamaya geçirilmesi takip etmelidir. Afganların, ailelerini geçindirebilmek ve ülkelerini huzur içinde yeniden inşa etmek için güvenliğe ve desteğe ihtiyacı var."

Bugünkü Alman gazetelerinde geniş yer bulan bir diğer konu ise Almanya'da eylül ayında yapılacak genel seçimler öncesinde terör saldırıları düzenlenebileceği endişesi. Münchner Merkur gazetesi, bu tarz uyarıların insanları paniğe sürükleyebileceği görüşünde:

"Almanların, kendi topraklarında teröristlerin saldırılarına maruz kalacağı, uzmanlarla politikacıların düzenli olarak dile getirdiği, herkesin bildiği bir gerçek. Peki bundan pratikte hangi sonuçların çıkarılması gerekiyor? Almanya gibi açık ve şeffaf bir toplumda bunun zedeleyici sonuçları olacaktır. Çok sıkı kontroller, ancak polis devletlerinde olur. Almanya'da toplumsal olarak bir korkunun pençesine düşüp, toplu taşıma araçlarının kullanılmaması ve her çöp bidonunun yanıdan 'bomba patlayabilir' endişesiyle uzaklaşılması, saldırıları engelleyemez. Bu, olsa olsa ülkeyi ancak bir hapishaneye çevirir. Böylece de teröristler, amacına ulaşmış olur. Almanlar, yurtiçi ve yurtdışındaki tatillerinde ihtiyatlı davranmakla birlikte yine de rahat olmalılar."

Karlsruhe'de yayımlanan Badische Neueste Nachrichten'in aynı konuyla ilgili yorumunda ise şu satırları okuyoruz:

"Alman güvenlik birimleri, ülkede terör saldırıları düzenleneceği konusunda ellerinde somut bir kanıt olmamasına rağmen hazırlık yapıyor. Bu noktada ince bir ayar yapmak zorundalar: Bir taraftan halkı gereğinden fazla korkutmamalılar, diğer taraftansa olası bir saldırıya karşı hazırlıklı olmalı ve gerektiğinde çekmeceden acil eylem planlarını çıkarabilmeliler. Özgürlüğün bedeli, uyanık olmakta yatıyor. Güvenlik güçlerinin görevi, olası saldırı kaynaklarını mümkün olduğunca erken belirleyip, bunları etkisiz hale getirmektir."


Derleyen: Hülya Topçu

Editör: Murat Çelikkafa