1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

03.06.2009 - Avrupa basınından özetler

Türkiye’nin Irak politikası, Atlantik’te düşen yolcu uçağı ile Almanya’da Opel’e yönelik devlet yardımları, bugünkü Avrupa basınında geniş yer bulan yorum konularını oluşturuyor.

default

Irak’ın kuzeyindeki Kürt özerk bölgesinde çıkan petrolün ihracatına önceki gün resmen başlandı. İlk aşamada 100 bin varil olarak öngörülen petrol ihracatı, Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı aracılığıyla Türkiye üzerinde dünya pazarına sevk edilecek. Avusturya’nın liberal gazetelerinden Der Standart yorumunda, Türkiye'nin Kürtlere yönelik politikasında tarihi bir değişim yaşandığını savunuyor:

“Türkiye, bölgedeki gücünü tesis etmek için, Irak’taki siyasi ve ekonomik etkisini artırmak istiyor. Bu yüzden Türkiye Irak’tan Avrupa için öngörülen petrolün sevk edilmesine de aracılık ediyor. Bunun temelindeyse Türkiye’deki Kürt sorunun sadece Bağdat ve Kuzey Irak bölgesel yönetimleriyle işbirliği yaparak çözülebileceği anlayışı yatıyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Mart ayında komşu ülkeye ziyareti sırasında tabu olan “Kürdistan” ifadesini kullanmıştı. Ocak ayındaysa Irak ve Türkiye, ABD’nin arabuluculuğunda PKK’ya karşı ortak mücadele kararı almıştı. PKK’nın silahlı eylemlerini durdurması için yollar aranmaya devam ederken, geçmişte Kürtlere karşı işlenen suçlardan da bahsedilmeye başlandı. Başbakan Erdoğan, ‘farklı etnik grupların tehcire zorlanmasını, faşist bir yaklaşımın neticesi’ olarak yorumladı. Bu ifade de tarihi bir değişim habercisidir.”

Önceki gün Brezilya’dan Paris’e uçarken Atlas Okyanusu üzerinde radarlardan kaybolan Air France uçağının düştüğü kesinleşti. Atlantik Okyanusu üzerinde yapılan arama çalışmalarında kaybolan uçağa ait olduğu tespit edilen bazı enkaz parçaları bulundu. Uçaktaki 228 kişi için hiçbir umut kalmadı. Fransa’da yayımlanan Le Dauphiné Libéré gazetesinin kazayla ilgili yorumu şöyle:

“Çeşitli keşif araçlarıyla, radar ve enfraruj tarayıcılar mevcut. Ancak en gelişmiş teknolojilerin bile bazen yeterli gelmediği durumlar olabiliyor. Şu an okyanusun derinliklerinde yatan uçağın kara kutusu da buna dâhil. Engin sular göz önünde alındığında nasıl olur da bir gün bu cihazların bize neyin nasıl olduğunu açıklayabileceğinden yola çıkabiliriz? Tamamlanamayan Rio-Paris seferinin sırrının asla çözülememesi de mümkün.”

Cenevre'de yayımlanan Neue Zürcher Zeitung ise Almanya Ekonomi Bakanı Karl Theodor zu Guttenberg'in, Opel'in kurtarılması planına eleştirileriyle ilgili yorumlara yer veriyor:

"Guttenberg açık konuşmaya cesaret edebilen biri. Bu nedenle de uygun bir kurban değil. Bu konu üzerine daha çok konuşulacak, zira taraflar bu tartışmayı seçim propagandası malzemesi olarak kullanıyor. Sol Parti, devlet müdahalesi konusunu daha ne kadar ileriye götürebileceğini, kitle partileriyse Almanya'da 'kişisel sorumluluk' ve 'inisiyatif' gibi kavramlar üzerinden politika yapılıp yapılamayacağını anlamaya çalışıyor. Sosyal Demokrat Parti'yse çok da ilgi çekici olmayan Başbakan adayı Steinmeier nedeniyle, ciddi bir tartışma malzemesi arayışı içerisinde."

İtalya’nın Milano kentinde yayımlanan muhafazakâr Corriere della Sera gazetesinin yorum konusu da yine Opel'le ilgili kurtarma planı:

"Birkaç yıl önce İtalyan enerji devi Enel, İspanya'nın yoğun direnişine ve Alman Enerji Firması E.ON'un oluşturduğu yoğun rekabet ve baskı ortamına rağmen, elektrik tedarikçisi Endesa'yı almayı başarmıştı. O dönemde Endesa'nın Enel bünyesine katılmasında, Enel'in ortaya koyduğu başarının yanında, Avrupa Birliği de çok önemli bir rol oynamıştı. Fiat ve İtalyan hükümeti, Federal Almanya Hükümeti'nin Opel'e sağlayacağı yardımlar konusunda yine AB’nin tarafsız tutumuyla karşılaşacağına hazırlıklı olmalıdır."

Derleyen: Meltem Karagöz, Banu Ertek

Editör: Murat Çelikkafa