1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

03.05.2012 - Alman basınından özetler

Basın özgürlüğü, Euro Bölgesi'ndeki kriz ve Almanya Eğitim Bakanı'na yönelik intihal iddiaları bugünkü Alman gazetelerinin yorum sütunlarında öne çıkıyor.

Essen kentinde yayımlanan Westdeutsche Allgemeine Zeitung Dünya Basın Özgürlüğü Günü vesilesiyle şu yoruma yer vermiş:

“Bu üzücü bir bilanço: 2011 yılında dünyada 67 gazeteci öldürüldü. Bu yıl hayatını kaybedenlerin sayısı ise 21. 160’dan fazla muhabir hapiste. Gazeteciler gözetleniyor, kaçırılıyor, dövülüyor ve hapse atılıyor. Özgür bir basının baskı altında olduğu ülkelerde aynı zamanda demokrasi de ya yok, ya da krizde. Bu ülkeler arasında Çin, İran, Suriye, Somali, Pakistan ve ayrıca Türkiye de var. Otoriter rejimler, değişimin ilk kıvılcımları olabilecek özgür habercilikten korkuyor. Medyanın adaletsizlik, yolsuzluk ve iktidarın kötüye kullanılması hakkında haber yapamadığı ülkelerde, hiçbir şey değişmiyor. Bu da iktidardakilerin işine geliyor. Özgürce bir görüşün oluşmasına, tartışma ortamının yaratılmasına izin verilmeyen ülkelerde, insanlar suspus olmaya mahkûm edildikçe, baskı rejimlerinin hükmü de sürüyor.”

Federal Eğitim ve Araştırma Bakanı Annette Schavan’ın doktora tezinde intihal yaptığı iddialarına ilişkin olarak Süddeutsche Zeitung gazetesinde şu yorum yer alıyor:

“Neticede iddiaları kimin, neden ortaya attığının pek de bir önemi yok. Schavan, tezi hakkında konuşmak için, iddia sahibi kişilerden kimliklerini deşifre etmelerini isteyerek, dikkatleri işin can alıcı boyutundan saptırıyor: İddialar gerçek olsun ya da olmasın, şayet ortada deliller varsa, bunu kimin ortaya çıkardığının hiç önemi kalmaz. Schavan, bu suçlamaları ciddiye almak ve iddiaları çürütmek zorundadır; bunu da kamuoyu önünde yapmalıdır. Nitekim bir bakan sadece birkaç intihal avcısına karşı sorumlu değildir.”

Die Welt gazetesi ise Alman ekonomisinin gelişimi ve istihdam piyasasına ilişkin bir yoruma yer vermiş:

“Almanya da, sıkı reformların yapıldığı zorlu bir dönemden geçti. Daha bir süre öncesine kadar ülkedeki işsizlerin sayısı beş milyonun üzerindeydi. Almanya Avrupa’nın hasta adamı olarak görülüyordu. Ama artık bunun sözü bile edilmiyor. Almanya Avrupa’nın büyüme lokomotifi, istihdam piyasası ise sanki bir bahtiyarlar adası. Bu istihdam mucizesi gökten düşmedi, aksine çalışanların zorlu çabalarıyla gerçekleşti. Zam taleplerinden kısmen feragat edilerek Alman şirketlerinin uluslararası alandaki rekabet gücü artırıldı. Avrupa’nın güneyindeki ülkeleri, Almanya’nın Gündem 2010 ile yaptığı reformlardan çok daha sertleri bekliyor. Ama Almanya örneği onlara reformların işe yaradığı konusunda cesaret vermeli. Krizler aşılabilir.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung ise Euro Bölgesi’nde istihdam piyasasıyla ilgili verileri yorumluyor:

“İşsizliğin hızla artması ve sorunun hızla çözülmesi şansının pek bulunmaması endişe yaratıyor. Euro Bölgesi’nde işsizlik oranı sadece bir yılda yüzde onluk artış kaydetti. Çünkü kabuk bağlamış istihdam piyasalarında reformların etkisini gösterebilmesi için zaman lazım. Ama öncelikle reformların istenmesi, kollar sıvanarak hayata geçirilmesi gerek. İspanya’daki yeni hükümet hâlâ bu yolda yürümek istiyor ama İtalya’daki geçiş hükümeti daha şimdiden komünist sendika karşısında boyun eğdi. Tek başına istihdam piyasasındaki esneklik artık büyüme getirmiyor. Bunun yanında vergi ve sosyal sistemlerin de, üretimi teşvik edecek biçimde şekillendirilmesi gerekiyor. Ekonomi sadece engellerden arındırıldığı sürece dinamizm gösterir.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Aydın Üstünel

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız