1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

03.04.2012 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman gazetelerinde Euro Bölgesi'nde rekor seviyedeki işsizlik rakamları, İsviçre ile Almanya arasındaki ‘vergi kaçakçısı’ savaşı ve Macaristan Cumhurbaşkanı Pal Schmitt’in istifasına ilişkin yorumlar yer alıyor.

Avrupa İstatistik Kurumu’nun verilerine göre, Euro Bölgesi’nde ortalama işsizlik oranı son 15 yılın en yüksek seviyesine, yüzde 10,8’e yükseldi. AB genelinde ise işsizlik Şubat ayında yüzde 10,2 olarak ölçüldü. Westfalen-Blatt gazetesinde yer alan yorum şöyle:

“Avrupa’daki yüksek işsizlik hepimizi ilgilendiriyor. Bir yandan bu siyasi istikrar açısından bir tehlike. İspanya ve Yunanistan'daki genel grevler bunun bir belirtisiydi. Diğer yandan da Kuzey ve Güney ülkeleri arasındaki ekonomik uçurum, tüm Euro Bölgesi’ni tehdit ediyor. Almanya Avrupa Birliği içinde kendisini büyümenin motoru olarak  görebilir; fakat komşu ülkelerde satın alma gücü düştüğü için gelen siparişler azalırsa, Almanya’da da ciro ve kâr azalır. Böylelikle bir kez daha Almanya’nın Avrupa iç pazarındaki değişimlere ne kadar bağlı olduğu ortaya çıkar. Siyaset, son yıllarda bankaların kurtarılmasına ve Euro’nun istikrara kavuşturulmasına büyük bütçe ayırdı. Bu milyarlarca euro hacmindeki kurtarma paketleri piyasaları yatıştırmış olabilir; fakat birçok ülke için esas efor gerektiren süreç henüz başlamadı. Hükümetler, yeni istihdam alanları yaratılmasına şimdiye kadar olduğundan çok daha fazla enerji ve para yatırmak zorunda kalacak. Önemli olan rekabet gücüne sahip bir ekonomi inşa etmek. Bu açıdan bakıldığında, Avrupa’da kriz daha bitmedi.”

İsviçre ile Almanya arasında vergi kaçakçılığından kaynaklanan gerilim büyüyor sevgili dinleyenler. Almanya'dan vergi kaçırarak, İsviçre bankalarında hesap açan 2 bini aşkın Alman vergi mükellefinin bilgilerini içeren bir CD 2010 yılında kimliği belirsiz kişilerce Almanya'ya satılmıştı. Bunun bir ‘ekonomi casusluğu' olduğunu savunan İsviçre, CD'yi satın alan 3 Alman memur hakkında tutuklama emri çıkardı. Almanya'nın tepkisi ise sert oldu. Süddeutsche Zeitung’un konuya ilişkin yorumu şöyle:

“Bugüne kadar her tür ticari ve ekonomik savaş yaşandı. Örneğin Avrupa Birliği ile ABD arasında ithalat gümrükleri nedeniyle başlayan ve neredeyse 10 yıl süren muz savaşı gibi. Ama bir ‘tutuklama emri savaşı’ şimdiye kadar hiç yaşanmamıştı. İsviçre, hukukunu uygulamada seçtiği araç konusunda yanılgıya düştü. Alman memurlar hakkındaki tutuklama kararı yerinde bir karar değil, ölçüsüz ve budalaca… Bu tutuklama kararlarını hukuki yardım başvurusu ile Alman makamlarına göndermesi ve Alman makamlarının suçlanan memurların ifadelerini alarak cezaî işlem hazırlığı yapmasını talep etmesi ise tam budalaca bir art niyet örneği…”

Aynı konuya Weser-Kurier gazetesi de yorum sütunlarında yer veriyor:

“İsviçre’nin görevini yerine getiren  Alman memurları suçlu duruma düşürmesine etik açıdan öfke duyulabilir. Ancak iki ülke arasındaki hukuk anlayışından kaynaklanan esas sorun bu şekilde çözülmez. Aslında temelde söz konusu olan vergi kaçakçıları da değil. Konu, iki ülke arasında bu tür hukukî sorunları giderecek ve Alman maliyesine kara paralardan on milyar euroluk vergi geliri getirecek vergi anlaşması. İsviçre'den gelen tutuklama emirleriyle, ağır aksak yürüyen müzakereler üzerinde baskının artırılması hedefleniyor. Almanya’da İsviçre bankalarının çalışanları hakkında vergi kaçakçılığına yardım etmek suçundan dava açılmaması İsviçre'nin çıkarına olur. Ayrıca İsviçreliler, Alman vergi mükelleflerinin bilgilerini içeren CD'lerin ele geçirilip yüksek meblağlara satılmasını da engellemek istiyor. Hakkını vermek lazım. İsviçre hükümeti Almanya’nın oldukça suyuna gitti. Ancak bu, Alman Yeşiller ve Sosyal Demokratlar için hala yeterli değil. Şunu unutmamak gerekir ki Dimyat'a pirince giden, evdeki bulgurdan olur. Zira İsviçre kendi modelinden hiçbir zaman tam olarak vazgeçmeyecek.”

Avrupa’nın son dönemlerde yasal tartışmalar nedeniyle gündemden düşmeyen ülkesi Macaristan’da Cumhurbaşkanı Pal Schmitt, doktora tezinde intihal yaptığının ortaya çıkması üzerine istifa etti. Frankfurter Allgemeine Zeitung konuyu şöyle yorumluyor:

“Başbakan Victor Orban’ın parlamentodaki üçte ikilik çoğunluğuyla ülkenin en yüksek makamına seçilen Pal Schmitt, o günden bu yana Orban’a tam bir sadakat sergiledi. Hükümetin kararlarını yerine getirmede bir asistan rolü oynadığı izlenimini kırmak için de pek bir çaba göstermedi. Orban geçen yıl hazırladığı 300'den fazla yeni yasa ile bir rekora imza atmış, bunları da tek tek adeta devlet noteri işlevi gören yandaşı Schmitt’e onaylatmıştı. Fakat intihal iddiaları sonrası ikilinin arasına kara kedi girdi. Zaten Schmitt’i hiçbir zaman tam anlamıyla benimsememiş olan Orban’ın partisi ona hemen sırtını döndü. Dolayısıyla geriye kalan yapabileceği tek şey geri adım atmak ve ardından da istifaydı.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Başak Özay

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız