1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

03.03.2011 - Avrupa basınından özetler

Bugünkü Avrupa basını Alman hükümetindeki görev değişikliği, Libya'daki gelişmeler ve AB Komisyonu'nun, özel şirketlere kadın kotası koymaları yönündeki önerisi ile ilgili yorumlara ağırlık veriyor.

default

Avusturya'dan Die Presse bugünkü sayısında, Almanya'da kabinedeki görev değişikliğini ele alıyor. Gazete doktora tezinde intihal yaptığı ortaya çıkan ve istifa eden Karl-Theodor zu Guttenberg'in yerine, İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere'in getirilmesini değerlendiriyor:

"Başbakan Angela Merkel en azından zararı hafifletmeyi başardı. Başbakan bunu, Karl-Theodor zu Guttenberg'i ısrarla görevinde tutarak, zararın epey büyümesine neden olduktan sonra yaptı. Thomas de Maiziere, zu Guttenberg'in halefi olarak çok iyi bir seçim. Merkel hem Maiziere'in kendisine, hem de yapacağı işe güvenebilir. Yangın yüzeyde söndürüldü. Ancak Birlik Partileri içinde zeminin altında derin düşünce ve anlayış krizi, hiç azalmaksızın için için yanmaya devam ediyor. Değerler partisi bu sırada kendi değerlerini yerleştirme konusunda problemler yaşamaya başladı. Zu Guttenberg'in doktora tezi olayı, bunu somut biçimde gösterdi."

Fransa'dan Katolik La Croix gazetesi ise bugünkü sayısında Muammer Kaddafi'nin istifaya yanaşmaması nedeniyle gerginliğin tırmandığı Libya'daki son durumu mercek altına alıyor:

"Devletler nihayet Libya diktatörüyle aralarına mesafe koydular ve dehşetle, isyanın bir iç savaşa dönüştüğü tespitini yaptılar. Amerika Akdeniz'de, Libya yakınlarında iki savaş gemisi konuşlandırdı. Bunu Libya liderini etkilemek için mi yaptı? Bu boşuna bir çaba. Burada sözkonusu olan Libya ordusunun isyancılara katılmaya ikna edilmesi. Halk örgütleniyor: Ya isyana katılıyor ya da saklanıyor. Ülkedeki yabancı işçilerse kaçıyor. Ancak zaten kendi içindeki ayaklanmalar yüzünden asayişin bozulduğu komşu ülkeler Tunus ve Mısır, böylesine bir insani felaket karşısında zavallı, çaresiz durumda. Kurbanlardan korkmak yerine, onlara acil olarak yardım edilmeli."

Bir başka Fransız gazetesi Paris Normandie ise aynı konuyla ilgili yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

"Bütün başkentlerde aynı soru soruluyor: Diktatör Kaddafi'nin bu ölümcül güç gösterisini sona erdirmek için ne yapılmalı? Şimdiye kadar bu soruya bir yanıt bulunabilmiş değil. Libya'da muhalefetin bazı üyeleri Kaddafi milislerine karşı hava saldırısı talep etse de, aslında kimse Libya'ya askerî bir müdahale yapılmasını istemiyor. NATO üyesi hiçbir ülke Afganistan dağlarına Libya çöllerinin de eklenmesini istemiyor. Bunun yanı sıra herkes, Irak Savaşı'nın maliyetini ve bilançosunu hatırlatıyor."

Polonya'nın muhafazakâr Rzecpospolita gazetesi bugünkü sayısında AB Komisyonu'nun adaletten sorumlu üyesi Viviane Reding'in dile getirdiği, özel şirketlerin denetleme kurullarındaki kadın oranının 2015 yılına kadar yüzde 30'a çıkarılması önerisini ele alıyor. Yorum şöyle:

"Özel şirketlerin, denetleme kurullarına kadın kotası getirmeye zorlanması düşüncesi, serbest pazar prensibinin ihlâl edilmesi anlamına geliyor. Siemens, Nokia, BP ya da Fiat'ın yönetiminde kimlerin oturacağı, ne Jerzy Buzek, ne Viviane Reding, ne Herman von Rompuy, ne de Jose Manuel Barroso'yu ilgilendirir. İşadamları feminizm ideolojisi hâyâlleri yerine, firmalarının gelişmesi ve hissedarlarının kazançlarının artmasıyla ilgilenmeli. AB liderleri böylesine şişirilmiş bir propagandayla meşgul olmak yerine, gerçekten ihtiyacı olan kadınlara nasıl yardım edileceği konusuna kafa yormalı. Derin sulara atlayarak, kendi firmasını kuran iş kadınlarına..."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topcu

Editör: Beklan Kulaks ı zo ğ lu