1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

02.12.2011 - Avrupa basınından özetler

Türkiye'nin İslam dünyasındaki rolü ve Euro Bölgesi'nin içinde bulunduğu borç krizi, bugünkü Avrupa basınında öne çıkan yorum konuları.

default

İtalyan Corriere della Sera gazetesi, Türkiye'nin İslam dünyası açısından örnek oluşturduğu tezini ele alıyor:

"Türkiye, dinden bağımsız kurumları ve dinle devlet arasındaki net ayrımıyla demokratik bir ülke. İslamcı AKP ise mezhepsel bir tabana dayanmasına rağmen fikir ve farklı çıkarların içinde toplandığı modern bir havuz haline geldi. Ancak Arap dünyasında hâlâ kararlı bir geriye gidiş var. Şüphesiz Mısır, diğer ülkelere kıyasla daha sağlam bir yapılanma üzerine kurulu. Tunus, Fransız sömürge döneminden miras kalan bir yönetim sınıfına sahip ve Fas da reformculuğun gerekliliğini ve değerini anlamış durumda. Ancak şimdiye kadar bu ülkelerin hiçbirinde Türk modelinin izlerini görmek mümkün değil."

Danimarka'dan Politiken gazetesi ise AB'nin İran'a yönelik yaptırım politikasının doğru olduğunu belirtiyor:

"İran'ın atom bombasına sahip olması Ortadoğu'da güç dengelerini değiştirebilir. Irak'taki savaş, zaten İran'ın nüfuzunun, dolayısıyla Şiiler'in etkisinin artmasına yol açtı. Tahran yönetimi nükleer silaha kavuşursa, Suudi Arabistan gibi zengin komşu ülkeler de taklit hevesine düşebilir. Bu şekilde yeni bir nükleer silahlanma yarışı kimseye fayda sağlamaz. Bu nedenle AB'nin, ABD örneğindeki gibi yaptırımları daha da sertleştirme kararı, iyi bir gelişme. Ama sonuçta ülkelerindeki dönüşümü sadece İranlıların kendisi sağlayabilir."

Avusturya'dan Die Presse gazetesi ise Tahran'daki İngiliz Büyükelçiliği'ne düzenlenen saldırının ardından yaşanan diplomatik krizi ele alıyor:

"Batı'nın içinde bulunduğu ikilem şu: Gerilimin tırmanmaya devam etmesi ölümcül sonuçlar doğurabilir, İran'ın ne yapacağının giderek daha az kestirilebilir hale gelmesi nedeniyle. Aynı zamanda İran'ın tutumundaki bu belirsizlik, yaptırımların sertleştirilmesini daha da gerekli kılıyor. Ama bu yetmez. Daha zeki, karşı tarafın hislerini dikkate alan yaptırımlara ihtiyaç var. Örneğin Batı'nın İran sivil toplumuna el uzatması gibi. Rejim değişikliğini Tahran'a atılacak bombalardan ziyade, 2009 yılında sokaklara çıkan göstericiler getirecektir."

Hollanda'dan 'de Volkskrant' gazetesi, Euro Bölgesi'nde yaşanan borç krizi nedeniyle sorunlu ülkelerin dizginlenmesi gerektiğini savunuyor.

"Belki IMF, İspanya ve İtalya'yı yeniden doğru yola getirebilir. Ama bu, Avrupa'nın tek başına düzeni yeniden sağlayabileceği yönündeki güveni geri getirmez. Euro Bölgesi cesaret gösterip zayıf ülkeleri dizginleyecek yasal dayanaklar oluşturmalıdır. IMF'nin kasasındaki paralar, Euro Bölgesi'ni krizden çıkarma konusunda sadece geçici bir çözüm olur. Sadece siyasetçilerin Euro Bölgesi'nin uyumu konusunda bastırması ve reformlar konusunda ısrar etmesiyle IMF'nin para şırıngasının bir anlamı olur."

Fransız La Voix du Nord gazetesi ise Berlin ve Paris yönetimlerinin pazartesi günü açıklayacağı planı ele alıyor:

"Nicolas Sarkozy ve Angela Merkel'in, ilan ettikleri 'yeniden yapılanma' konusunda aynı fikirde olup olmadıklarını görmek için pazartesiyi beklememiz gerekiyor. Bu planın AB'ye üye 27 ülkenin hepsi için mi, Euro Bölgesi'ndeki 17 ülke için mi, yoksa daha az ülke için mi geçerli olacağı merak konusu."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Hülya Köylü

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız