1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

02.09.2009 - Alman basınından özetler

2 Eylül 2009 tarihli Alman gazetelerinden Türkiye-Ermenistan yakınlaşmasına dair değerlendirmeler seçtik. Yorumlarda çözüm ihtimalinin bölge ve AB politikalarına muhtemel yansımaları gözden geçiriliyor.

default

Başkent Berlin'de yayımlanan Tageszeitung'un yorumuyla başlıyoruz basın turumuza:

"Azerbaycan'a ait bazı toprak parçalarının Ermenilerin işgali altında bulunmasına rağmen Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerde bir 'normalleşme' sürecinin başlatılması, her iki tarafın da bundan bazı çıkarlar beklemeleri nedeniyle mümkün olabildi. Ermenistan'ın acilen Batı'ya açılan bir sınır kapısına ihtiyacı var. Aksi halde ekonomik açıdan asla düzlüğe çıkamayacaktır. Diğer taraftan 'soykırım' tartışmaları, Türkiye için giderek daha da ağır bir yüke dönüşüyor ve en önemli müttefikleriyle arasının açılmasına neden oluyor. (Bu süreçte) Dağlık Karabağ sorunun da çözüme kavuşması, Türkiye ile Ermenistan arasındaki (muhtemel) uzlaşmayı çok daha değerli ve başarılı kılacaktır. Zira böylece Kafkasya'da savaş çıkma tehlikesi de azalacaktır."

Sırada Neue Osnabrücker Zeitung'dan bir yorum var. "Sabır gerekiyor" başlığıyla verilen yorumda Türkiye'nin Kürt açılımı ve Ermenistan politikası ayrıntılı bir şekilde inceleniyor. "Ankara'nın strateji değişikliği" olarak değerlendirilen bu iki gelişmeyle ilgili özetle şu görüşler savunuluyor:

"Her iki konuda da büyük beklentilere kapılmamak gerekir. Özellikle de Ankara ile Erivan arasındaki gergin ilişkiler, büyük sabır gerektiriyor. Bu yolda küçük adımlarla ilerlenmesi şart. 96 yıl öncesine dayanan 'soykırım' tartışmaları ve Ermenistan'la Azerbaycan arasındaki Dağlık Karabağ sorunu öyle bir çırpıda çözülebilecek meseleler değil. Ararat'ta gerçekten de bir yakınlaşma sağlanabilirse, o zaman Kafkasya'da da daha istikrarlı ve barışçıl bir hava hâkim olacaktır. Türkiye, bu durumdan birkaç açıdan kârlı çıkabilir: Açık bir sınır kapısının getireceği ekonomik avantajların yanı sıra Ankara, AB üyeliğine daha da yaklaşacak ve güvenliğin tesisi konusunda daha inandırıcı (bir ortak) haline gelecektir."

Son olarak aynı konuyla ilgili Bielefeld merkezli Westfalenblatt gazetesinden bir alıntı yapıyoruz:

"Türkiye ile Ermenistan arasında kurulacak yeni ve sağlam temellere dayalı ilişkiler, tüm bölge için büyük bir kazanım olacaktır. Her iki taraf da bu yeni ve hassas zemini, büyük beklentiler ya da abartılı taleplerle zedelemekten kaçınmalıdır. Ancak öyle görünüyor ki, iki taraf arasındaki en büyük engel aşılmış durumda. Birinci Dünya Savaşı sırasında Ermeniler'e yönelik 'soykırım' konusu tartışılmaya başlandı. Bu, elbette bir 'soykırımdı' ve Alman İmparatorluğu tarafından da himâye edildi. Bizim anlayışımıza göre, modern Türkiye, bu konuyla yüzleşmekte gereksiz yere zorlanıyor... Önasya'da (bugüne kadar) uzlaşı ve telafi gibi olgularla ilgili herhangi bir deneyim mevcut değil. Belki Almanya (taraflara) çoktan bu konuda bir arabuluculuk teklif edebilirdi. Çünkü ülkemiz, Nasyonal Sosyalizm geçmişyle ilgili, bugünlerde tüm dünyaya karşı son derece etkileyici bir sorumluluk örneği sergilemektedir."


Derleyen: Murat Çelikkafa

Editör: Baha Güngör