1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

02.08.2011 - Avrupa basınından özetler

Avrupa basınında bugün ABD’de Beyaz Saray ile Kongre arasında varılan borçlanma uzlaşması ve Suriye’de Şam yönetiminin düzenlediği operasyon sonucu yaşanan kanlı olaylarla ilişkin yorumlar dikkat çekiyor.

default

İngiliz The Times gazetesi ‘Borç Diyarı’ başlığıyla yayınladığı yorumda, doların rezerv para birimi olma özelliğinin tehlikeye girdiğini yazıyor:

“Bu uzlaşma tatminkâr olmadığı gibi ABD’nin ekonomik sıkıntılarını hafifletmeye de yaramaz. Çin'in dev döviz rezervi Amerikan finans piyasasında yatıyor. ABD borçlarıyla başa çıkamazsa, yabancı yatırımcı dolara sırt çevirir. ABD’nin konumu tehlikede. Washington yönetimi ekonomik imkanlarının sınırlı olduğunu unutmamalı. Bankaların çökmesi belki de finans krizinin ilk perdesiydi. ABD uluslararası statüsünü zenginliği ile diplomatik ve askeri ağırlığına borçlu. Borç krizi yüzünden bu statü değişecektir.”

Neue Zürcher Zeitung adlı İsviçre gazetesinin yorumunda ABD’nin, hükümeti ve Kongre’yi tutumlu olmaya zorlayan yasalara ihtiyacı olduğu dile getiriliyor:

“ABD’nin asıl sorunu, politikacıların, nasıl finanse edileceğini bilmeden, kapsamlı harcamalara onay vermiş olmasından kaynaklanıyor. Bütçe giderlerini azaltıp vergileri arttıracak siyasi iradenin olmadığı anlaşılıyor. Bunun sonu kötü olur. ABD’nin tıpkı İsviçre’deki gibi bir borç frenine ihtiyacı var. Yani, hükümeti ve Kongre’yi her konjonktür devresi için dengeli bütçe çıkarmaya zorlayıcı yapısal enstrümanlar gerekiyor.”

Madrid’de yayımlanan sol liberal İspanyol gazetesi El Pais, borç krizine çare olarak Washington'da varılan uzlaşmayı şöyle yorumluyor:

“Borçlanma tavanının yükseltilmesi için Demokratlarla Cumhuriyetçilerin son anda vardıkları anlaşma gerçi Amerikan ekonomisinin 2013 yılına kadar ayakları üstünde kalmasını garanti ediyor. Ama aynı zamanda, aşırı sağ kanattaki Çay Partisi (Tea Party) hareketinin önerdiği radikal politikaların, Washington’un krizle mücadele politikasına engel teşkil ettiği mesajını da içeriyor. Uzlaşma günü kurtarıyor ve Amerika’nın temerrüde düşmesini önlüyor. Ama geleceğe dair de büyük tehlikeler barındırıyor.”

Liberal Danimarka gazetesi Politiken’in, Suriyeli rejim aleyhtarlarının hafta sonunda ordu tarafından katledilmesini konu alan yorumla basın özetlerine devam ediyoruz:

“Son katliam, Şam’daki rejimin en büyük düşmanının kendisi olduğunun kanıtıdır. Esad hanedanı tükenmiştir ve Beşar Esad hanedanın son prensi olacaktır. Ama diktatörlerin veda dansı çok uzun sürebilir. İsrail karşısındaki direnişi de Esad’ın meşruiyetini kaybetmesinde rol oynamıştır. Hama’ya çevrilen toplar, daha fazla Suriyelinin protesto için sokaklara dökülmesinden başka işe yaramayacaktır.”

Luxemburger Wort gazetesinin aynı konudaki yorumu ise özetle şöyle:

“Alman şairi Goethe’nin Büyücü Çığlığı adlı eserindeki, ‘çağırdığım ruhlar yakamı bırakmıyor', sözü tıpatıp uymuyor mu? Suriye’de çağırdığımız Esadlardan bir türlü kurtulamıyoruz. Doğu ve Batı çok uzun süre Arap – İslam aleminde kendilerine uygun ruhlar çağırdı ve Batı ekonomik çıkarlarını kollarken Rusya sadece kısa vadeli jeostratejik emellerini gözetti. Ve mazlum milletlerin sırtındaki despot ruhlarla iyi geçinmeye baktı. Esad’la kurulan paktı feshetme zamanı çoktan gelmiştir.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Ahmet Günaltay

Editör: Hülya Köylü

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız